Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.문제점이 있다는걸 깨닫게 되었지요.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Am început să ne dăm seama că avem o problemă și problema e și mai serioasă decât credeam.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:A tak jsme si začali uvědomovat, že máme problém a ten problém je ještě vážnější z tohoto důvodu.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Começámos a perceber então que tínhamos um problema e que o problema era mais sério por causa disto.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Entonces nos dimos cuenta de que había un problema; y el problema es más grave a causa de esto.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Så jeg begyndte at indse at vi havde et problem, og at problemet er mere alvorligt på grund af dette.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Vậy nên chúng tôi bắt đầu nhận ra rằng chúng ta có một có vấn đề, và vấn đề nghiêm trọng hơn bởi điều này.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Zdaliśmy sobie sprawę, że mamy problem, a wydaje się być jeszcze poważniejszy.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Οπότε αρχίσαμε να καταλαβαίνουμε ότι είχαμε πρόβλημα, και το πρόβλημα είναι πιο σοβαρό εξαιτίας αυτού:
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Ми збагнули, що перед нами постала проблема, і проблема від цього була ще серйознішою.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Мы начали понимать, что перед нами стояла проблема, и проблема от этого была ещё более серьёзной.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.Tehát lassacskán rájöttünk, hogy van egy probléma.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.We begonnen te beseffen dat we een probleem hadden. We begonnen te beseffen dat we een probleem hadden.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.Začali sme si uvedomovať, že tu máme problém.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.ואז התחלנו להבין שיש לנו בעיה, והבעיה חמורה יותר, וזו הסיבה:
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.لذا بدأنا ندرك أن لدينا مشكلة،
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.やっと気づきました 問題は更に深刻です というのも
Böylelikle sonuç 27 kere 15 cm olur, ki ne anlama geldiğini anlamaya çalışalım.이제 식은 27 x 6 인치입니다 계산하면 되겠네요
Böylelikle sonuç 27 kere 15 cm olur, ki ne anlama geldiğini anlamaya çalışalım.Dostaneme 27 krát 6, to vypočítáme.
Böylelikle sonuç 27 kere 15 cm olur, ki ne anlama geldiğini anlamaya çalışalım.Entonces se vuelve veintisiete por seis 'pulgadas'... y hay que ver cuánto nos da eso.
Böylelikle sonuç 27 kere 15 cm olur, ki ne anlama geldiğini anlamaya çalışalım.Ez27-szer 6 inch lesz, és számoljuk ki, mennyi lesz ez.
Böylelikle sonuç 27 kere 15 cm olur, ki ne anlama geldiğini anlamaya çalışalım.Това става 27 по 6 инча и нека да разберем какво е това.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.이것은 36번 진공관을 보고 있는 엔지니어입니다. 그는 왜 메모리가 제대로 작동 안하는지 알아내려고 했습니다.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis..36 'זהו מהנדס שמביט בשפופרת מס .ומנסה להבין מדוע הזכרון לא ממוקד
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Aici un inginer priveşte tubul nr. 36 încercând să înţeleagă de ce memoria nu e focalizată.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Đó là 1 kỹ sư đang xem xét cái ống số 36, cố tìm nguyên nhân tại sao bộ nhớ không tập trung.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Ese es un ingeniero vigilando el tubo número 36, tratando de saber por qué la memoria no está en foco.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Ez egy mérnök, aki a 36-os csövet bámulja, megpróbál rájönni, miért nincs a memória a fókuszban.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Questo è un ingegniere che fissa il tubo numero 36, cercando di capire perché la memoria non è allineata.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.To inżynier przyglądający się lampie nr 36, próbując ustalić dlaczego pamięć nie jest zogniskowana.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Voici un ingénieur qui inspecte le tube 36 pour déterminer pourquoi la mémoire flanchait.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Вот инженер взирает на лампу № 36, пытаясь понять, почему память не в фокусе.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Ось інженер дивиться на лампу № 36, намагаючись зрозуміти, чому пам'ять не у фокусі.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Това е инженер разнищващ тръба номер 36, опитвал се е да разбере защо паметта не е на фокус.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.هذا مهندس يحدق على الأنبوب رقم 36 محاولا اكتشاف سبب عدم تركز الذاكرة
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.メモリーの焦点が合わない原因を見つけようとしています メモリーの焦点を合わせなければならないのです 「問題なさげ」
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.Ak dáme dokopy dostatok týchto prúdov informácií, možno začneme chápať vojnu.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.Als we samen door voldoende informatiestromen gaan, kunnen we oorlog misschien beginnen te begrijpen.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.Dacă am putea aduna destule date, poate am ajunge să înţelegem războiul.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.Gdyby zebrać wiele tych strumieni informacji, może udałoby się zrozumieć wojnę.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.Ha elég adatot hozunk össze ezekből a hírfolyamokból, talán elkezdhetjük megérteni a háborút.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.Hvis vi samlede nok af disse strømme af informationer sammen, kunne vi måske forstå krigen.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.Jika kita bisa mendapatkan aliran informasi yang cukup mungkin kita dapat mulai mengerti perang.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.우리가 이런 정보의 흐름을 충분히 모을 수 있으면 전쟁을 이해하기 시작할 수 있을지 모른다고 생각했지요.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.Pokud budeme schopni dostatečně poskládat tento proud informací, budeme snad schopni porozumět válce.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz."Se conseguirmos juntar informação suficiente destes fluxos "talvez possamos começar a entender a guerra.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.Si conseguimos juntar suficientes flujos de información quizás podamos empezar a entender la guerra.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.Если скомбинировать данные изо всех этих потоков, возможно, мы сможем понять войну.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.И ако съберем достатъчно от нея може би ще разберем войната.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.אם נצליח לאחד מספיק מזרמי המידע האלה נוכל אולי להתחיל להבין את המלחמות.
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.لو تمكنا من جمع العديد من هذه المصادر معا فقد نتمكن من فهم الحرب
Bu bilgi akışını bir araya getirebilirsek belki savaşı anlamaya başlayabiliriz.戦争を理解する最初の鍵が得られるかもしれない 調査はこのようにおこないました まずチーム編成をするにあたり
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Det her er hvad jeg kiggede på da jeg prøvede at forstå det.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Dies waren die verschiedenen Dinge die ich mir ansah um es verstehen zu können.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Dit waren de verschillende dingen waarnaar ik keek toen ik trachtte het te begrijpen.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Estas eram as várias coisas que procurava quando estava a tentar compreender isto.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Estas eran todas las cosas que estaba mirando al tratar de entenderlo.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Iată diferitele aspecte pe care le-am investigat în timp ce încercam să înțeleg.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Ini adalah beberapa hal yang saya amati saat saya mencoba untuk memahaminya.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.이것들은 제가 그동안 보고있던 것들인데 제가 이해하려고 그렇게 애쓰던 것들이죠.