Aslında, bir kızı anlamaya çalışmak bir ömür sürer.Właściwie zrozumienie jednej dziewczyny zajmuje dożywocie.
Aslında, bir kızı anlamaya çalışmak bir ömür sürer.Πραγματικά, χρειάζεσαι μια ζωή για να καταλάβεις ένα κορίτσι.
Aslında, bir kızı anlamaya çalışmak bir ömür sürer.По правде, это может занять целую жизнь, чтобы понять одну девушку.
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""Cum e posibil ca Vestul să nu fi realizat că foametea e cauzată de polițe si politici, nu de vreme?"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""Jak to, že západ nepřišel na to, že hladomor je způsoben zákony a politikou, nikoli počasím?"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""왜 서양은 기아의 원인이 정책과 정치라는 사실을 깨닫지 못할까요? 날씨가 원인이 아니라는 사실을요"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""Защо хората от Запада не осъзнават, че гладът са причинява от решения и политиката, не от времето?"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""Почему Запад не понимает, что голод вызван политикой и политиками, а не погодой?"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""איך זה שהמערב לא הבין שהרעב נגרם בגלל מדיניות ובגלל פוליטיקה, ולא בגלל מזג האוויר?"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""لم لا يدرك الغرب أن المجاعات تحدث بسبب السياسات والقوانين، لا بسبب الأحوال الجوية؟"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?"政策や政治によって引き起こされる ということに気付かないのか」 ある日 農家の1人が
Batı!yı anlamaya zorlandılar.강제로 서양을 이해해야 했습니다.
Batı!yı anlamaya zorlandılar.בשל נוכחותו של המערב בחברות שלהן.
Batı!yı anlamaya zorlandılar.لان الغرب كان حاضراً في تلك المجتمعات
Batı!yı anlamaya zorlandılar.それゆえ結果的に
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.서양이 세계를 지배하고 있었기 때문에 다른 문화를 이해할 필요가 없었습니다.
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.Zachód wiódł prym na świecie więc nie musiał rozumieć innych kultur, innych cywilizacji.
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.Захід так домінував у світі, що було не дуже необхідно розуміти інші культури, інші цивілізації.
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.המערב היה כה דומיננטי בעולם שאין הוא זקוק כלל להבין תרבויות אחרות,
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.الغرب كان مسيطراً على العالم سيطرة كانت لا تستوجب استيعاب وفهم حضارات ...
Batı zaten dünyaya o kadar egemen ki, diğer kültürleri ve uygarlıkları anlamaya aslında hiç ihtiyacı yok.他の文化や 文明を理解するのに その征服は必要とされていなかった
Belli ki, sözsüz iletişimi veya vücut dilini anlamaya çalıştığımızda비언어적 행동이나 바디랭귀지를
Belli ki, sözsüz iletişimi veya vücut dilini anlamaya çalıştığımızdaלכן ברור שכאשר אנו חושבים על התנהגות לא-מילולית,
Belli ki, sözsüz iletişimi veya vücut dilini anlamaya çalıştığımızdaلذا فإنه من الواضح أننا عندما نفكر في تعبير غير لفظي
Belli ki, sözsüz iletişimi veya vücut dilini anlamaya çalıştığımızda「非言語行動」と呼んでいますが
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.Alors j'essaie de comprendre comment ça marche.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.E io cerco di capire come funziona.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.Iar eu încerc să aflu cum funcţionează asta.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.Ik probeer uit te zoeken hoe dat werkt.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.그래서 전 어떻게 이들이 살아가는지 알아보고자 했습니다.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.Og jeg prøver på at finde ud af hvordan det fungerer.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.Staram się odkryć, jak to działa.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.Und ich versuche herauszufinden, wie das funktioniert.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.Y trato de entender como eso funciona.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.И я пытаюсь понять, как в таком случае они живут.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.Опитвам се да разбера как действа това.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.ואני מנסה להבין איך זה עובד.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.وأنا أحاول معرفة كيف لهم أن يعملوا بهذة الطريقة.
Ben bunun nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum.過去20年間 アリゾナ州南東に生息する-
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.Guds vilja, och de mystiska krafternas synkroni, då får jag en inblick i vad det är, hur vi skapar.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.Jumalan tahdosta, ja mysteeristen voimien synkronisuudesta, antavat minulle käsityksen siitä, miten luomme.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.제가 그게 무엇인지, 어떻게 우리가 그것을 만드는지에 대해 약간의 관념을 얻게 될거라고 믿습니다.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.llegaré a la idea de qué es, de cómo crear.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.Saya mencapai gagasan dari apa yang ada saat ini, bagaimana kita mencipta.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.Valamit megértek belőle, hogy mi ez, hogyan alkotunk.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.По воле Бога и благодаря совместной работе загадочных сил, я прийду к некоему пониманию того, как мы создаем.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.אני אקבל מושג מסויים לגבי מה שזה, איך אנחנו יוצרים.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.سأصل لبعض الأفكار لماهية ذلك، كيف نبدع.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.自分の役割について、考えなくてはいけません。私は宇宙の中のどこにいるのか、
Bence insanlar önemini anlamaya başladılar,사람들이 이게 얼마나 중요한 일인지 눈치 채 가고 있으니까요.
Bence insanlar önemini anlamaya başladılar,אני חושב שאנשים מתחילים לתפוס כמה זה חשוב,
Bence insanlar önemini anlamaya başladılar,ففي ظني أن الناس بدأت تعي مدى أهمية ذلك,
Bence insanlar önemini anlamaya başladılar,正しい方向に持っていけば、大多数の人々の人生を変えることができます。
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Am început să fac benzi desenate, dar am încercat şi să le înţeleg, aproape imediat.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Beh, cominciai a disegnare fumetti, ma cominciai anche a cercare di capirli, praticamente da subito.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Bueno, yo comencé dibujando comics, pero también comencé a entender, casi de inmediato.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Comecei a fazer banda desenhada, e, ao mesmo tempo, comecei a tentar percebê-la.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Cóż, zacząłem robić komiksy, ale od razu starałem się je zrozumieć.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Elkezdtem képregényeket csinálni, de ezzel egyidőben meg is akartam érteni őket, szinte azonnal.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Ik begon strips te maken en ik probeerde ze onmiddellijk te begrijpen.