Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.뭐, 저는 만화를 만들기 시작했습니다. 하지만 거의 즉시, 만화를 이해하려는 노력도 시작했습니다.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Naja, ich begann Comics zu machen, aber ich begann auch, sie verstehen zu lernen, beinahe zeitgleich.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Thế rồi tôi bắt đầu vẽ truyện tranh, nhưng đồng thời cũng cố gắng thấu hiểu chúng ngay lập tức.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Tja jeg begyndte at lave tegneserier, men jeg begyndte også at prøve på at forstå dem, næsten med det samme.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Άρχισα λοιπόν να φτιάχνω κόμικς, αλλά άρχισα επίσης να προσπαθώ να τα καταλάβω, σχεδόν αμέσως.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Ами започнах да правя комикси, но също така започнах да се опитвам да ги разбирам, почти незабавно.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.Я начал рисовать комиксы, но, помимо этого, я одновременно пытался понять их.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.התחלתי לצייר קומיקס אבל מיד התחלתי לנסות להבין אותם.
Ben, çizgi roman yapmaya ve neredeyse eşzamanlı olarak çizgi romanı anlamaya çalışmaya başladım.حسنا, بدأت بإنشاء الرسوم الهزلية, ولكني بنفس الوقت تقريبا بدأت محاولة فهمها.
Ben her zaman formül unutmak, bu iyi bir yoldur geometrik bir dizi toplamı anlamaya.Mi dimentico sempre la formula, quindi questo e' un buon modo di capire la sommatoria di una serie geometrica.
Ben her zaman formül unutmak, bu iyi bir yoldur geometrik bir dizi toplamı anlamaya.Vždycky zapomenu vzorec, takže tohle je dobrý způsob, jak zjistit součet geometrické řady,
Ben her zaman formül unutmak, bu iyi bir yoldur geometrik bir dizi toplamı anlamaya.幾何学的シリーズの和を求めます。 実際にはこの無限の合計が検索される可能性があります。
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.A tak je tady jedna věc, která mne žene k porozumění lidské povahy, a tohle mi to připomíná.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Et il y a une chose qui me pousse à chercher à comprendre la nature humaine et ça me fait penser à ceci :
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Há mais uma coisa que me faz prosseguir na minha compreensão da natureza humana, e isto recorda-me disso.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Jest jedna rzecz, która każe mi dążyć do zrozumienia natury ludzkiej i to zdjęcie mi to przypomina.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Y hay una cosa que me hace perseguir mi comprensión de la naturaleza humana, y esto me recuerda eso.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Zaradi ene stvari hočem razumeti človeško naravo in to je me spomnilo nanjo.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Има едно нещо, което ме кара да търся разбиране на човешката природа, и това ме подсеща за него.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.И я стараюсь помнить об этом в моих исследованиях человеческой природы.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Я враховую це при вивченні людської природи, це нагадує мені про наступний приклад з життя.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.제가 인간의 본성에 대해 연구를 계속하게 되는 이유가 있습니다.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.כך שיש דבר אחד שדוחף אותי להבין את הטבע האנושי,
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.لذا هناك شيء واحد هذا يجعلني أواصل محاولة فهم الطبيعة البشرية،
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.理解したいと 私を突き動かす理由は この写真が表しています
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Anda akan kesulitan memahami bahasa Inggris saya
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Các bạn sẽ không hiểu gì vì thứ tiếng Anh của tôi.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Con il mio inglese non capirete niente.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Entenderan poco con mi tipo de Ingles.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Jullie zullen niks van mijn 'Engels' snappen.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.여러분은 제가 하는 영어를 하나도 이해하지 못할 것입니다.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Não vão compreender nada do meu inglês.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Nie zrozumiecie nic z moim typem angielskiego.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Nu veţi înţelege nimic din felul în care vorbesc engleză.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Sie verstehen bestimmt nichts bei meinem Englisch.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.S mou angličtinou nebudete ničemu rozumět.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Vous n'allez rien comprendre à mon anglais.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Δεν θα καταλάβετε τίποτα με τα Αγγλικά μου.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Ви й так нічого не зрозумієте з моєю англійською.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.Нищо няма да разберете с моя английски.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.По-английски я говорю так, что вы ничего не поймете.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.כנראה לא תבינו כלום מהאנגלית שלי.
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.لن تفهموا شيئا من الطريقة التي سأتحدث فيها الإنجليزية
Benim 'İngilizce tipim'le hiçbir şey anlamayacaksınız.いいことです 素晴しい人達の後で 休憩できますから
Ben o nesnenin içine izafi ne kadar anlamaya bu hız olsun.그 물체가 그 속도까지 가기까지 물체에 일이 얼마나 가해졌을지 알아낼 수 있어요
Ben o nesnenin içine izafi ne kadar anlamaya bu hız olsun.Я можу порахувати як багато роботи було прикладено до того об'єкта, щоб отримати цю швидкість.
Ben o nesnenin içine izafi ne kadar anlamaya bu hız olsun.אנו יכולים לחשב כמה עבודה בוצעה על הגוף, כדי שיגיע למהירות הזאת.
Ben o nesnenin içine izafi ne kadar anlamaya bu hız olsun.を把握することが可能です。 これは運動エネルギーと定義されています。
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Cả đời tôi đã dành để cố gắng nắm bắt vũ trụ và tìm những câu trả lời cho những câu hỏi này.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Celý svoj život sa snažím porozumieť vesmíru a nájsť odpovede na svoje otázky.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Celý svůj život se snažím porozumět vesmíru a nalézt odpovědi na své otázky.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Egész életemben próbáltam megérteni az univerzumot és ezekre a kérdésekre kerestem a választ.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Hela mitt liv har jag försökt förstå universum för att hitta svar på de här frågorna.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.저는 평생을 우주를 이해하고 이 물음들에 대한 답을 찾고 있습니다
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Koko elämäni ajan olen yrittänyt ymmärtää maailmankaikkeutta ja etsiä vastauksia näihin kysymyksiin.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Mein ganzes Leben lang wollte ich das Universum verstehen und Antworten auf diese Fragen finden.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Mijn hele leven heb ik geprobeerd het heelal te begrijpen en antwoorden te vinden op deze vragen.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Pendant toute ma vie, j'ai cherché à comprendre l'univers et à trouver les réponses à toutes ces questions.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Per tutta la vita ho cercato di comprendere l'Universo e di trovare risposte a queste domande.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Przez całe życie starałem się zrozumieć wszechświat i odnaleźć odpowiedzi na te pytania.