Ve evet, bazı şeyleri yanlış anlamamızın nedeni de budur.И да, това е причината да бъркаме.
Ve evet, bazı şeyleri yanlış anlamamızın nedeni de budur.וכן, זה גם מדוע אנחנו טועים.
Ve evet, bazı şeyleri yanlış anlamamızın nedeni de budur.وهذا ما يجعلنا نرى الامور بصورة خاطئة عادة
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.A ešte horšie, že nemáme jednoduchý spôsob ako ich odhaliť.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.A ještě horší je, že neexistuje jednodduchá možnost, jak je ověřit.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Ami rosszabb, nem tudjuk könnyen bemutatni.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Co gorsza, nie dostrzegamy ich.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.En nog erger, dat we geen eenvoudige manier hebben om die in te zien.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.E, quel che è peggio, non avere un modo semplice per accorgecene
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Et pire, que nous n'ayons pas de moyen facile de nous en rendre compte.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Hay tệ hơn, không dễ để nhận ra ta đang sai lầm
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.In še slabše - napak ne moremo enostavno opaziti.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Ja mikä pahinta, emme huomaa niitä helposti.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.게다가 실수를 쉽게 알아차릴 수도 없습니다.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Och vad värre är, vi har svårt att upptäcka våra misstag.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Pior, sem termos facilidade de os notar.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Şi mai rău, nu avem un mijloc simplu de a le vedea.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Und schlimmer, wir haben keinen einfachen Weg es zu sehen.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.Κι ακόμη χειρότερα, να μην έχουμε έναν εύκολο τρόπο να τα αντιληφθούμε.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.И което е по-лошото, няма лесен начин да ги видим.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.И, что еще хуже, у нас нет простого способа заметить их.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.וגרוע מזה, אין לנו דרך קלה לראות אותן.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.والأسوء، ليس لدينا طريقة سهلة لرؤيتها.
Ve işin kötüsü, hatalarımızı anlamamızın kolay yolu da yok.錯視では間違いを簡単に示すことができますが
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.제 생각에는 CEO가 근본적으로 의미의 중요성을 이해하지 못하고 있는 것 같았습니다.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Cred că directorul n-a înțeles importanța semnificației muncii.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Dan saya pikir CEO tadi pada dasarnya tidak memahami pentingnya makna.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.De CEO begreep het belang van betekenis niet.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.E credo che l'amministratore delegato non ha capito l'importanza del senso.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.És azt hiszem, hogy a vezérigazgató nem értette meg a jelentés fontosságát.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Et je pense que le PDG n'a tout simplement pas compris l'importance donnée au sens.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Já si myslím, že tento ředitel prostě nerozuměl důležitosti smyslu.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Myślę, że dyrektor generalny po prostu nie doceniał wagi znaczenia.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Och jag tror att VD:n helt enkelt inte förstod vikten av meningsfullhet.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Og jeg tror den administrerende direktør dybest set ikke forstod betydningen af mening.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Penso que o diretor executivo, basicamente, não entendeu a importância do sentido.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Und ich denke, dass der Geschäftsführer im Grunde nicht verstanden hat, wie wichtig Sinn ist.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Và tôi nghĩ rằng vị giám đốc điều hành về cơ bản không hiểu được tầm quan trọng của ý nghĩa.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Y creo básicamente que el presidente no entendió la importancia de lo que tiene sentido.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Και νομίζω ότι ο Διευθύνων Σύμβουλος δεν κατάλαβε πόσο σημαντικό είναι το νόημα.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.И вярвам, че директорът не е разбрал важността на значимостта.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.И я подумал, что директор просто не понимает важности смысла.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Я гадаю, що директор не зрозумів, наскільки важлива змістовність.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.ואני חושב שהמנכ"ל בעצם לא הבין את חשיבותה של המשמעות.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.وأنا أظنّ أنّ الرئيس التنفيذي لم يدرك أساساً أهميّة المضمون .
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.もし先ほどの実験結果を予測した人たち同様
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.A jednak w końcu mamy narzędzia, które pozwolą nam rzeczywiście zbadać ten świat i zrozumieć je.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.En als laatste, we hebben de gereedschappen die ons in staat stellen de wereld te onderzoeken en te begrijpen.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.E, no entanto, finalmente temos os instrumentos que nos permitem explorar esse mundo e compreendê-las.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.És végezetül, immár van rá eszközünk, hogy felfedezzük a világot, és megértsük őket.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.결국 우리는 훌륭한 도구를 손에 넣었고, 이를 통해 미지의 세계를 탐구하고 이해할 수 있게 될 것입니다.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Ma ora abbiamo gli strumenti per esplorare quel mondo e per comprenderli.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Og alligevel har vi endelig værktøjerne, der tillader os faktisk at udforske den verden og forstå dem.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Padahal, kita punya alatnya, yang memungkinkan kita mengeksplorasi dunia dan memahaminya.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Şi totuşi în sfârșit, avem instrumentele, care ne permit să explorăm cu adevărat lumea şi să le înţelegem.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Trots att vi nu, äntligen, har verktygen att utforska världen, och förstå oss på den.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Und doch haben wir endlich die Instrumente, die uns helfen werden diese Welt zu erkunden und sie zu verstehen.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Và cuối cùng, chúng ta có những công cụ cho phép chúng ta thực sự khám phá thế giới đó và hiểu chúng rõ hơn.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Y que finalmente tenemos las herramientas que nos permiten explorar tal mundo y entender tales cosas.
Ve sonunda, onların dünyasını keşfedip anlamamızı sağlayacak aletlerimiz var.Επιτέλους όμως έχουμε πλέον τα μέσα για να εξερευνήσουμε αυτόν τον κόσμο και να τον κατανοήσουμε.