Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Я сначала не мог понять, к чему он клонит.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.ובהתחלה לא ידעתי למה כוונתו.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.ولم أكن أعرف بالبداية إلى ماذا يلمح بها.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.話をする彼は少し緊張した面持ちでした
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.A tak som sa vrátila späť a chcela zistiť, čo to je.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Di marcha atrás la investigación y me dije: "debo averiguar qué pasa".
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Então afastei-me da investigação e pensei, preciso de descobrir o que é isto.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Ich zog mich aus der Recherche zurück, und meinte ich müssse herausfinden, worum es sich hier handele.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Így leálltam a kutatással, és arra gondoltam, ki kell találnom, mi az.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Ik nam afstand van mijn onderzoek en dacht: ik moet uitzoeken wat dit betekent.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Jadi saya hentikan penelitiannya dan berpikir, saya perlu cari tahu apa ini.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.J'ai donc pris un peu de recul sur ma recherche et je me suis dit, il faut que je comprenne ce dont il s'agit.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.그래서 저는 연구에서 한 걸음 물러나 그게 무엇인지 알아야만 했어요.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.M-am retras din cercetare ca să-mi dau seama ce reprezenta.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Per cui ho deviato dalla ricerca e pensato: "Devo capire di cosa si tratta."
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Så jag tog ett steg tillbaka från forskningen
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Så jeg trak mig lidt tilbage fra forskningen og tænkte, jeg må regne ud hvad dette er.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Takže jsem si dala od výzkumu pauzu a přemýšlela o tom, že musím vyřešit to, co to je.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Tôi đã rút khỏi nghiên cứu và suy nghĩ, tôi cần phải hiểu được nó là gì.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Vetäydyin tutkimuksesta, halusin ymmärtää asian paremmin.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Więc wycofałam się z badań i pomyślałam, że muszę zrozumieć, czym to coś jest.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Zato sem se umaknila iz raziskave in pomislila, to moram razvozlati.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Κι έτσι αποσύρθηκα από την συγκεκριμένη έρευνα και σκέφτηκα, χρειάζομαι να καταλάβω τι είναι αυτό.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.И поэтому я отошла от своего исследования и подумала, надо разобраться, что это такое.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.И така, аз излязох от проучването и си помислих, че трябва да разбера какво става.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.Я призупинила дослідження і вирішила з'ясувати, що це.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.וכך, גררתי את עצמי החוצה מן המחקר וחשבתי - עלי להבין מהו הדבר הזה.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.ولذلك خرجت من البحث وفكرت ، أحتاج أن أعرف ماهية هذا الشيء.
Ve ben de araştırmayı bıraktım ve bunun ne olduğunu anlamam gerekiyor dedim.これが何かをはっきりさせる必要があると考えました 結局それは"恥"であるとわかりました
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.그리고 아시다시피, 우리의 현대식의 방법에는 그것 고유의 장점을 가지고 있습니다.
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.Moderni način življenja ima svoje prednosti, vendar se moramo zavedati škodljivih posledic.
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.Nasze nowoczesne metody Nasze nowoczesne metody mają swoje zalety, ale powinniśmy zrozumieć ich koszty.
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.Nuestras formas modernas de hacer las cosas tienen sus ventajas pero creo que deberíamos entender los costos.
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.Och, vet ni, våra moderna sätt att göra detta har sina fördelar, men jag tror att vi borde förstå kostnaden.
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.ואתם יודעים, לדרך המודרנית של עשייה ישנם יתרונות,
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.وكما تعلمون، فإنّ وسائلنا الحديثة للقيام بالأمور لديها مزاياها،
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.やり方は 利点もありますが マイナス面も理解すべきと私は思います
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Auch das ist ein Grundboden für Mitgefühl, für einen Sinn, wo unser Platz in der Welt ist.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Dat is ook een basis voor compassie voelen, voor het begrijpen van onze plaats in de wereld.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.E anche questo è alla base per avere compassione, per capire il nostro posto nel mondo.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.E isso é, também, a base para a compaixão, para compreender o nosso lugar no mundo.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Esto también forma parte de la base de ser compasivo, de comprender nuestro lugar en el mundo.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Et ceci est la base pour avoir de la compassion, pour comprendre notre place dans le monde.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Hal tersebut juga merupakan dasar untuk memiliki belas kasih, untuk mengerti kedudukan kita di dunia.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.이것 역시 세상에서 우리의 위치를 이해하기 위한 자애를 가지는 데 필요한 기본 요소입니다.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Och det är också en grundförutsättning för att känna empati, för att förstå vår plats här på jorden.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Si aceasta este si ea baza compasiunii pentru a ne intelege locul in lume.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.To także jest podstawą współczucia, rozumienie naszego miejsca na ziemi.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Và đó cũng là điều cơ bản về lòng nhân từ, để hiểu được chỗ của chúng ta trong thế giới.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Και αυτό επίσης είναι η βάση ώστε να έχουμε συμπόνια, να καταλαβαίνουμε τη θέση μας στον κόσμο.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Това също е основа за това да имаме състрадание, да разбираме мястото си в света.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Це, також, основа для співчуття, для розуміння свого місця у світі.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.Это также является основой сострадания и понимания нашего места в этом мире.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.וגם זה הוא הבסיס להרגיש חמלה, להבנת מקומנו בעולם.
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.وهذا ايضا من اساسيات التراحم ولكي نفهم موقعنا في هذا العالم وكيف نحن جميعا متصلون معاً
Ve bu da dünyadaki yerimizi anlamamız açısından şefkate sahip olmanın temelidir.自分と世界の繋がりを理解するために必要です さて、ユダヤ教にとても素敵な逸話があります
Ve bu dilin gücünü ve insanları nasıl bizden uzaklaştırdığını, küçülttüğünü anlamamın henüz başlangıcıydı,저는 언어의 능력에 대하여, 그리고 사람들이 자주 언급하는 그들과 저희간의 거리라는것이 좁혀질 수 있다는것을 막 이해하기 시작했습니다.
Ve bu dilin gücünü ve insanları nasıl bizden uzaklaştırdığını, küçülttüğünü anlamamın henüz başlangıcıydı,وقد كانت حقاً بداية فهمي لسلطة اللغة، وكيف أن ما نطلقه في الغالب على الناس البعيدين منا، وجعلهم صغار.
Ve bu dilin gücünü ve insanları nasıl bizden uzaklaştırdığını, küçülttüğünü anlamamın henüz başlangıcıydı,呼び名によって 私達は 彼らから距離を作り 彼らを小さく見せているのです またそのパン屋がビジネスなどではなく
Ve bu evrenin en başını anlamamızı sağlayacak olan dizilim olacak.Das wird der Teil sein, in dem es um das Verstehen des Anfang des Universums geht.