Ana içeriğe geç
Sözlük

anlamam ile cümle

anlamam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Çok ilginç görünüyor." dedim fakat gerçekten anlamamıştım.И...
"Çok ilginç görünüyor." dedim fakat gerçekten anlamamıştım.فقلت: "هذا يبدو مثير للغاية" ولكن لم أكن في الحقيقة أفهمه. و... لم أستطع تخيله.
Çöküşleri anlamama yardımcı olmak için üzerinden geçtiğim beş kalemlik bir liste.이르렀습니다. 붕괴들을 이해하기 위해 하나씩 살펴볼 사항들의 체크리스트라고 할 수 있습니다. 이 5개 항의 분석틀을
Çöküşleri anlamama yardımcı olmak için üzerinden geçtiğim beş kalemlik bir liste.Vysvětlím vám to na příkladu zániku civilizace grónských Vikingů.
Çöküşleri anlamama yardımcı olmak için üzerinden geçtiğim beş kalemlik bir liste.רשימת דברים שאני בודק כדי להבין התמוטטויות. אדגים את תכנית 5 הנקודות
Çöküşleri anlamama yardımcı olmak için üzerinden geçtiğim beş kalemlik bir liste.هيكل من خمسة نقاط: قائمة فحص من خمسة اشياء استخدمها وأحاول فهم الإنهيارات. و سأبين تلك النقاط الخمس
Çöküşleri anlamama yardımcı olmak için üzerinden geçtiğim beş kalemlik bir liste.その五項目の枠組みを グリーンランドの ノース人社会の滅亡で例示してみましょう
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Bởi vì tôi nghĩ đó là chìa khóa để hiểu ra sự vận động của thế giới.-
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Credo sia il segreto per capire cosa succede nel mondo.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Denn ich glaube, dass darin das Geheimnis liegt, wenn man verstehen möchte, was in der Welt vor sich geht.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Fordi, jeg tror, den er hemmeligheden bag forståelsen af, hvad der sker i Verden.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Karena menurut saya ini adalah rahasia untuk memahami apa yang terjadi di dunia.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?왜냐하면 저는 바로 이것이 세계에 일어나는 일들을 이해하는 비밀이라고 생각하기 때문입니다.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Mert szerintem ez a titka annak, ami a világban történik.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Myslím si totiž, že je tajomstvom k porozumeniu toho, čo sa vo svete deje.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Omdat ik denk dat dat het geheim is van het begrip van wat er gebeurt in de wereld.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Parce que je pense que c'est le secret pour comprendre ce qui se passe dans le monde.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Pentru că eu cred că e secretul prin care înțelegi ce se întâmplă în lume.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Porque creo que es el secreto para comprender lo que está pasando en el mundo.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Porque eu acho que este é o segredo para compreender o que está a acontecer no mundo.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Protože si myslím, že v tom je podstata pochopení tajemství toho, co se na světě děje.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Sądzę, że jest ona kluczem do zrozumienia co się dzieje na świecie.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Γιατί πιστεύω ότι είναι το μυστικό για την κατανόηση του τι γίνεται στον κόσμο.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Защото мисля, че това е тайната към разбирането на това, което се случва в света.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Потому что я думаю, что это ключ к пониманию происходящего в мире.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?משום שאני חושב שזהו הסוד להבין את מה שקורה בעולם.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?لأننى أعتقد أنه سر لفهم ما يحدث في العالم .
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?理解する鍵となるからです 私の体も 皮膚細胞 脳細胞 肝細胞という
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Estudiábamos la propagación de ondas, y no podía entender un problema, una ecuación.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Khi đó, chúng tôi học về sự truyền sóng và tôi đã không thể hiểu được bài toán này, phương trình này.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.파동의 전파를 공부할 때였는데, 제가 이해하지 못하는 문제, 방정식이 있었어요.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Mikor a hullámterjedésről tanultunk, volt egy egyenlet, egy probléma, amit nem értettem.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.On étudiait la propagation des ondes et je n'arrivais pas à comprendre ce problème-ci, cette équation-là.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Quando estudávamos propagação de onda, não conseguia entender um problema, uma única equação.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Stavamo studiando la propagazione delle onde e io non capivo questo problema, questa singola equazione
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Studiam propagarea valurilor si n-am putut intelege o problema, o ecuatie.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Študirali smo širjenje valov in nisem mogel razumeti ta en problem, to eno enačbo.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Uczyliśmy się propagacji fal, i nie mogłem zrozumieć tego jednego problemu, jednego równania.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Vi studerade vågutbredning och jag förstod inte ett problem, en ekvation.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Vi studerede bølgeudbredelse, og jeg forstod ikke et problem, denne ene ligning.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Μαθαίναμε για τη διάδοση κύματος και δεν μπορούσα να καταλάβω αυτό το πρόβλημα, και μια εξίσωση.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Ми вивчали поширення хвиль, але у мене не виходило розв'язати задачу чи рівняння.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.Мы изучали распространение волн, и я был не в состоянии понять определенные проблемы, уравнения.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.למדנו על התפשטות גלים, ולא יכולתי להבין בעיה זו, משוואה אחת זו.
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.كنا ندرس امتداد الموجات، وكان هناك مشكلة لم أستطع حلها، كانت معادلة وحيدة
Dalganın yayılımını işliyorduk ve ben bu problemleri anlamamıştım.そこで教授のところへ行き、これはいったいなんなのか、どういった状況にこの方程式が成り立つのか、質問しました。
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Chúng ta cần thấy được những vực sâu, những ngọn núi dưới biển, và hiểu được cuộc sống dưới biển sâu.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Dobbiamo visitare le fosse profonde, le montagne subacquee, per conoscere la vita negli abissi del mare.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.우리는 깊은 바다의 협곡, 해저 화산을 보고 깊은 바다속의 삶을 이해할 필요가 있습니다.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Látnunk kell a mély árkokat, a víz alatti hegyeket, és meg kell értenünk a mélytengeri életet.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Meidän pitää nähdä syviä hautoja, merenalaiset vuoret, ja ymmärtää elämää meren syvyyksissä.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Necesitamos ver fosas profundas, las montañas submarinas, y entender la vida en el mar profundo.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Potrebujeme vidieť hlboké priekopy, podmorské hory, a porozumieť životu v morských hĺbkach.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Precisamos de ver as valas profundas, as montanhas submarinas, e compreender a vida no mar profundo.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Trebuie să vedem gropile adânci, munţii marini, şi să înţelegem viaţa din adâncuri.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Trzeba zbadać głębokie rowy i podmorskie góry i zrozumieć życie w głębinach morskich.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Vi behöver se djuphavsgravar, bergen under vattnet och förstå oss på livet i djupen.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Videti moramo globoke jarke, podvodna gorovja, in razumeti življenje v globokem morju.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.We moeten diepzeetroggen bekijken, de onderzeese bergen, en het leven in de diepzee leren begrijpen.
Deniz çukurlarını, sualtı dağlarını görebilmemiz ve derin denizlerdeki yaşamı anlamamız gerekli.Πρέπει να δούμε τις βαθιές τάφρους, τα υποθαλάσσια βουνά, και να καταλάβουμε τη ζωή στη βαθιά θάλασσα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod