Ana içeriğe geç
Sözlük

anlamam ile cümle

anlamam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.但我覺得我哋真係要理解清楚今次漏油事件 代表乜嘢
Bu sızıntının nerede olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum tam olarak nerede başladığını bilmeliyiz.「政府は公共の利益を守る 私達の味方なんだ」という考えが
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Deci aceasta ar putea fi doar o fantezie--lăsați-ma doar--de a spune ceva ce poți sau nu poți înțelege.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Dette er måske en lidt svær måde at forklare det på.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Donc c'est juste un moyen sophistiqué de dire quelque chose que vous pourriez ne pas comprendre.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Es una forma elegante de decir algo que tú quizas no puedes entender.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Ez lehet most így furcsán hangzik kicsit, hogy mondok olyanokat ami lehet érthető, de lehet nem.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.어떤 것을 비교할 때 굉장히 유용하게 사용됩니다
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.Quindi e' solo un modo elegante --- fammi giusto --- di dire qualcosa che forse capisci o forse no.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.To je možná moc učebnicový způsob, jak říct něco, čemu úplně nerozumíte.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.אז זה כנראה מפוארת בדרך--תן לי רק לומר משהו לך או לא יכולים להבין.
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.ربما ان هذه الطريقة وهمية --دعوني-- لتقول شيئ ربما انك تفهمه او لا تفهمه
Bu verilen tanımı anlamış veya anlamamış olabilirsin.既に理解しているかもしれません。 では、実際に例を出してみます。
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Aidez-moi à comprendre ce que signifient les données.
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Ajude-me a entender o que são estes dados.
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Ajută-mă să înțeleg aceste date.
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Ayúdeme a entender esta información.
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Giúp tôi hiểu những thông tin này là gì.
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Helfen Sie mir, die Zahlen zu verstehen.
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Help me de gegevens begrijpen.
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Mi aiuti a capire i dati.
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Pomozte mi tato data pochopit."
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Proszę mi wytłumaczyć co oznaczają te dane.
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Segítsen megérteni ezeket az adatokat.
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Помогите мне понять что значит эта информация.
Bu veriyi anlamama yardımcı olun.Помогнете ми да разбера тези данни.
Bu, yalnız olmadığınızla ilgili. Komşularımızı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamızla ilgili.Chodzi o to, by wiedzieć, że nie jesteśmy sami, żeby spojrzeć na sąsiadów w nowy, pouczający sposób.
Bu yöntem, muazzam büyüklükteki DNA'yı küçücük alanın içine nasıl sığdırdığınızı anlamamıza olanak sağlıyor.Esto explica cómo logramos comprimir toda esta tremenda cantidad de ADN en tan poco espacio.
Bu yöntem, muazzam büyüklükteki DNA'yı küçücük alanın içine nasıl sığdırdığınızı anlamamıza olanak sağlıyor.Per cui questo spiega come una tale quantità di DNA possa stare all'interno di uno spazio così piccolo.
Bu yöntem, muazzam büyüklükteki DNA'yı küçücük alanın içine nasıl sığdırdığınızı anlamamıza olanak sağlıyor.小さな空間に納まる方法の説明がいくと思います このヒストンにDNAの巻きついたものは クロマチンと呼ばれます
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.Aby o tym opowiedzieć, muszę wejść w ich skórę.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.E mi sono reso conto che se volevo raccontare quella storia dovevo mettermi un po' nei loro panni.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.És rájöttem, ahhoz, hogy elmeséljem ezt a történetet, az ő cipőjükben kell járjak egy kicsit.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.그래서 이런 이야기를 하기 위해서는 조금이라도 그들처럼 해봐야겠다고 생각했죠.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.Me dí cuenta de que si iba a contar esta historia, necesitaba tratar de ponerme en su lugar.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.Percebi que, se fosse contar esta história, teria que me pôr no lugar delas.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.Şi am realizat că dacă vroiam să spun această poveste, trebuia să intru puțin în pielea lor.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.Spoznal sem, da moram, če želim povedati to zgodbo, nekaj časa preživeti v njihovi koži.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.Toen wist ik dat, als ik dit verhaal wilde vertellen, ik in hun schoenen moest gaan staan.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.Uvědomil jsem si, že pokud chci o tomto napsat příběh, je nezbytné, abych se do nich víc vžil.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.Và tôi nhận ra rằng, nếu tôi kể lại câu chuyện này, tôi cần đặt mình trong hoàn cảnh của họ một chút,
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.Wenn ich also diese Geschichte erzählen wollte, musste ich mich in ihre Lage versetzen.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.Και συνειδητοποίησα ότι εάν ήθελα να πω αυτήν την ιστορία, έπρεπε να μπω πραγματικά στη θέση τους.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.И я понял, что если я хочу рассказать эту историю, мне надо немного побыть в их шкуре.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.Осъзнах, че ако трябва да разкажа тази история, трябва малко да походя с техните обувки.
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.ואז הבנתי שאם אני מתכוון לספר את הסיפור הזה אצטרך להיכנס לנעליים שלהם לכמה זמן
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.وأدركت، بأني إذا كنت ساروي هذه القصة أحتاج لأن أعيش حياتهم لقليل من الوقت
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.これを書くなら 少し彼らの立場に立たなければ そこで毎朝15分から20分 -
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım"."Entonces debemos saber qué ventajas hay para las dos partes".
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım".그러니 서로 얻는 게 뭔지 따져볼 필요가 있다고요
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım".Musimy zatem wiedzieć, co będziemy mieli z tego my i co wy będziecie mieli".
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım"." لذا نحتاج أن نفهم كيف ستكون هذه الاتفاقية في صالح كل طرف منا"
"Bu yüzden her iki tarafın çıkarını anlamamız lazım".そしてまず誰がスポンサーで何が動機か理解に努めます
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.잘하고 있다고 생각하겠죠, 좋아요. 아닌가요? 그리고선 학생들이
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.Δουλεύετε λέτε, πιστεύετε πως το έχετε, έτσι; Και μαθαίνετε πως δεν το καταλαβαίνουν.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.Но потом выясняется, что они не усвоили.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.تعتقدون أنّكم فهمتم الأمر، رائع صح؟ لكن تكتشف أنّهم لم يفهموه.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.でも試験にも問題があって
Çekim yasasını anlamamıza çok yardımcı olacak.Il est très important lorsqu'il s'agit de comprendre la loi de l'attraction.
"Çok ilginç görünüyor." dedim fakat gerçekten anlamamıştım."Виглядає цікаво", але насправді я не зовсім зрозумів. І... Я поставився не дуже помірковано і сказав:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod