Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Đóng góp của Boltzmann là ở chỗ ông ấy giúp ta hiểu về entropy.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.E a contribuição de Boltzmann foi ter-nos ajudado a compreender a entropia.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Il contributo di Boltzmann consiste nell'averci aiutato a capire l'entropia.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.In Boltzmannov prispevek nam je pomagal razumeti entropijo.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.이 문제에 대한 답을 이해할 수 있도록 도와 주었지요.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Odkrycia Boltzmanna pomogły nam zrozumieć entropię.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Og Boltzmanns bidrag var, at han hjalp os med at forstå entropi.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Und Boltzmanns Beitrag bestand darin, dass er uns half, Entropie zu verstehen.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Η συνεισφορά του Μπόλτσμαν έγκειται στο ότι μας βοήθησε να καταλάβουμε την εντροπία.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.Вклад Больцмана заключался в том, что он помог нам понять энтропию.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.И приносът на Болцман бе, че той ни помогна да разберем ентропията.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.התרומה של בולצמן היתה בכך שהוא סייע לנו להבין אנטרופיה.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.و مساهمة بولتزمان كانت أنه ساعدنا على فهم الإنتروبيا.
Boltzmann'ın katkıları entropi kavramını anlamamıza yardımcı oldu.エントロピーは聞いたことがありますね
Böylelikle, endüstriyel tarımı anlamam kolaylaştı, elbette bu da bir Kartezyen sistemdir.Así que eso me ayudó a comprender la agricultura industrial, que por supuesto es un sistema cartesiano.
Böylelikle, endüstriyel tarımı anlamam kolaylaştı, elbette bu da bir Kartezyen sistemdir.Het heeft me geholpen om industriële landbouw te begrijpen, wat natuurlijk een Cartesiaans systeem is.
Böylelikle, endüstriyel tarımı anlamam kolaylaştı, elbette bu da bir Kartezyen sistemdir.따라서 그것은 제가 산업 농업을 이해하는데 도움을 줬습니다. 그것은 당연히 데카르트적인 시스템이지요.
Böylelikle, endüstriyel tarımı anlamam kolaylaştı, elbette bu da bir Kartezyen sistemdir.Pomáhá mi to pochopit průmyslové zemědělství, které je samozřejmě karteziánským systémem.
Böylelikle, endüstriyel tarımı anlamam kolaylaştı, elbette bu da bir Kartezyen sistemdir.To pozwoliło mi zrozumieć rolnictwo przemysłowe które, oczywiście, jest systemem kartezjańskim.
Böylelikle, endüstriyel tarımı anlamam kolaylaştı, elbette bu da bir Kartezyen sistemdir.Αυτό με βοήθησε να καταλάβω τη βιομηχανική γεωργία, που φυσικά είναι καρτεσιανό σύστημα.
Böylelikle, endüstriyel tarımı anlamam kolaylaştı, elbette bu da bir Kartezyen sistemdir.Това ми помогна да разбера индустриалното земеделие, което, разбира се, е картезианска система.
Böylelikle, endüstriyel tarımı anlamam kolaylaştı, elbette bu da bir Kartezyen sistemdir.אז, אבל תנו לי, אז זה עזר לי להבין חקלאות תעשייתית, שהיא כמובן מערכת קרטזית.
Böylelikle, endüstriyel tarımı anlamam kolaylaştı, elbette bu da bir Kartezyen sistemdir.لكن دعوني -- لقد ساعدني لفهم الصناعة الزراعية الذي هو بالطبع نظام ديكارتي
Böylelikle, endüstriyel tarımı anlamam kolaylaştı, elbette bu da bir Kartezyen sistemdir.もちろん 農産業はデカルト式です 他の種を利用するという概念に基づいています
Böyle olduğunu anlamamı sağlayan,제가 그 사실을 알게 된 것은
Böyle olduğunu anlamamı sağlayan,והסיבה היחידה שאני באמת יודע זאת
Böyle olduğunu anlamamı sağlayan,و ما جعلني أدرك ذلك الآن هو
Böyle olduğunu anlamamı sağlayan,フルブライト上院議員に行ったインタビューです
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.Dreapta jos.
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.Ik heb het conflict tussen abstracte en naturalistische kunst nooit begrepen.
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.말이 나와서 하는 얘긴데, 저는 추상과 자연주의의 대립을 결코 이해하지 못했었습니다.
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.Кстати, я никогда не понимал конфликт между абстракцией и натурализмом.
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.ד.א., מעולם לא הבנתי את הקונפליקט בין אבסטרקציה לנטורליזם.
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.وبالمناسبة ، لم أفهم مطلقا الصراع بين التجريد والمذهب الطبيعي
Bu arada, soyutlama ve doğalcılık arasındaki anlaşmazlığı hiç anlamamışımdır.絵画とはそもそも本質的に抽象的なものですから
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Cela nous permet de célébrer les produits de la mer que nous avons tant de chance de manger.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Ci permette anche di celebrare i prodotti del mare che siamo così fortunati da poter mangiare.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Dan kunnen we zeevoedsel eren omdat we toch het geluk hebben het te kunnen eten.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Det låter oss fira havets läckerheter som vi är så lyckligt lottade att få äta.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Điều đó giúp cho chúng ta coi trọng những món hải sản mà chúng ta cũng rất may mắn có được.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Dovoľuje nám to oslavovať dary mora, ktoré si aj my môžeme dovoliť jesť.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Hal ini memungkinkan kita mensyukuri makanan laut dan kita juga beruntung dapat menikmatinya.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Így aztán ünnepi fényben láthatjuk a tengeri csemegéket, amiket történetesen van szerencsénk megenni is.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.그것이 우리가 해산물을 먹을 수도 있어서 아주 운이 좋다고 축하할 수 있도록 합니다.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Ne permite să sărbătorim peştii şi fructele de mare pe care avem privilegiul să-i mâncăm.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Nos permite disfrutar el pescado que tenemos la suerte de comer.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Permite-nos celebrar o peixe e o marisco que temos o privilégio de comer.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Pozwala nam to cieszyć się owocami morza, którymi mamy szczęście się cieszyć.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.To nám umožní oslavovat mořské produkty kterou máme to štěstí jíst.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Μπορούμε να απολαύσουμε τα αγαθά της θάλασσας που έχουμε την μεγάλη τύχη να τρώμε.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Това ни позволява да ознаменуваме морската храна и за това, че сме толкова щастливи да я ядем.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.Это позволяет нам ценить дары моря, которые мы имеем счастье еще и употреблять в пищу.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.היא מאפשרת לנו לכבד את מאכלי הים ששפר מזלנו לאכלם.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.إنها تتيح لنا الإحتفاء بالأطعمة البحرية التي نحن مرفهون بأكلها.
Bu, deniz ürünlerinin önemini ve onlara sahip olduğumuz için ne kadar talihli olduğumuzu anlamamızı sağlar.感謝の意を呼び起こさせてくれます ではこれをなんて呼びましょうか?
Bu dünyada yaşanan bütün zulümler sonunda kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.A bolygónkon elkövetett minden aljasság, embertelenség annak a következménye, hogy nem tudjuk, kik vagyunk.
Bu dünyada yaşanan bütün zulümler sonunda kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.Kaikki julmuudet tällä planeetalla johtuvat pohjimmiltaan siitä, ettemme ymmärrä keitä olemme.
Bu dünyada yaşanan bütün zulümler sonunda kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.Toate atrocităţile.. pe planeta asta, se reduc la o lipsă de inţelegere a ceea ce suntem
Bu dünyada yaşanan bütün zulümler sonunda kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.Todas las atrocidades en el planeta se pueden reducir a una falta de entendimiento de quiénes somos.
Bu dünyada yaşanan bütün zulümler sonunda kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.Všechna zvěrstva na planetě jsou jednoduše způsobena nedostatkem pochopení toho, kdo jsme.