anlamaları ile cümle

anlamaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ben de, insanların bilgiyi daha iyi anlamalarını sağlamak için ne gibi bir fırsatlar var diye düşündüm:跟住我開始思考, 我可以利用乜嘢良機 去幫其他人理解呢些信息呢?
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.Cần có thời gian để não họ thích nghi chứ.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.E passerà molto tempo prima che lo capiscano davvero.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.Es wird lange dauern, bis sie es wirklich verstehen.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.Het zal nog lang duren voordat ze het echt begrijpen.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.Il se passera beaucoup de temps avant qu'ils le comprenne vraiment.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.그 사람들이 실제로 이를 이해하는데는 시간이 많이 걸릴 겁니다.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.Levará muito tempo até que compreendam isto.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.Pasará un largo tiempo antes de que realmente lo entiendan.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.Va trece multă vreme până când îl vor înțelege cu adevărat.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.Мине багато часу, поки вони зрозуміють її.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.Пройдет много времени перед тем, как они по настоящему поймут.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.Ще мине дълго време, преди наистина да го разберат.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.יעבור הרבה זמן לפני שהם באמת יבינו אותה.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.وسيمرّ وقت طويل قبل أن يفهموا ذلك.
Bunu gerçekten anlamaları uzun zaman alacaktır.(笑い)
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Cérebros maiores permitiu-lhes processar o mundo complexo 3D, nas árvores.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Cervelli più grandi hanno permesso loro di elaborare il complesso mondo 3D sugli alberi.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Creierele mai mari le-au permis să perceapă lumea tridimensională complexă din copaci.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.De plus larges cerveaux leur permirent de traiter un monde complexe en 3D dans les arbres.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Größere Gehirne erlaubten das Verarbeiten der komplexen 3D-Welt in den Bäumen.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Grotere hersenen stelde hen in staat complexe 3D-wereld te verwerken in de bomen.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Mayores cerebros les permitieron procesar un mundo en tre dimensiones en los árboles.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Otak yang lebih besar memungkinkan mereka untuk memproses dunia 3D yang kompleks di pepohonan.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Večji možgani so jim omogočali procesiranje kompleksnega 3D sveta v drevju.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Větší mozky umožnily zpracovávat komplexní procesy 3D světa v korunách stromů.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Większe mózgi pozwoliły im przetwarzać złożony świat 3D na drzewach.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Μεγαλύτεροι εγκεφάλοι τους επέτρεψαν να επεξεργαστούν τον πολύπλοκο τρισδιάστατο κόσμο στα δέντρα.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.Большие мозги позволили им двигаться в сложном 3D мире по деревьям.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.По-големият мозък им позволил обработването на сложния триизмерен свят на дърветата.
Büyük beyinleri ise ağaçlardaki karmaşıki üç boyutlu dünyayı anlamalarına yarıyordu.מוחות גדולים יותר אפשרו להם לעבד צורות תלת מימד מורכבות יותר בעולם העצים.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Dobbiamo far capire ai bambini che le loro scelte alimentari fanno la differenza.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Doseči moramo, da bodo otroci razumeli, da njihove odločitve glede hrane povzročijo velike spremembe.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.아이들에게 음식 선택이 매우 큰 차이를 만든다는 것을 이해시켜야합니다.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Nous devons faire comprendre aux enfants que leurs choix alimentaires font une grande différence.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Przekonać dzieci, że wybór żywności jest bardzo ważny.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Ta phải làm cho trẻ em hiểu rằng sự lựa chọn thực phẩm của chúng tạo một sự khác biệt lớn.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Temos que fazer com que as crianças percebam que as suas escolhas alimentares fazem uma grande diferença.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Tenemos que hacer comprender a los chicos que las selecciones de comida que hacen marcan grandes diferencias.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Trebuie sa ii facem pe copii sa inteleaga ca alegerile pe care le fac cu privire la mancare sunt importante.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.We moeten kinderen laten begrijpen dat hun voedselkeuzes belangrijk zijn.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Wir müssen die Kinder verstehen machen, dass die Wahl ihres Essens riesige Konsequenzen hat.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Мы должны обьяснить детям, что их выбор еды имеет большое значение.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Трябва да накараме децата да разберат, че техният избор на храна има голямо значение.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.אנחנו צריכים להבהיר לילדים שלבחירת המזון שלהם יש משמעות רבה.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.يجب علينا أن نشرح للأطفال أن خياراتهم للغذاء ..تحدث فرقاً كبيراً
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.食べ物を選ぶ大切さを 料理の授業用の教室があるんですが
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Deoarece am vrut ca ei să ştie în fiecare zi că sunt valoroşi în centrul meu.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Ich wollte sie jeden Tag ihres Lebens wissen lassen dass sie einen Wert in meinem Gebäude haben.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Ik wilde ze laten weten, elke dag van hun leven, dat ze van waarde zijn op die plek die ik mijn centrum noem.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.저는 제가 센터라고 부르는 이곳에서는 매일같이 그분들이 귀한 분이라는 걸 알았으면 했거든요.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Porque yo quería que supieran todos los días de su vida que tienen valor en este lugar que yo llamo mi centro.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Ведь я хотел донести до них, что каждый день их ценят в этом месте, которое я зову своим центром.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Защото исках те да знаят, че всеки ден от живота им, има стойност на това място, което наричам мой център.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.لانني اردتهم ان يعلموا لكل يوم في حياتهم ان لهم قيمة في هذا المكان الذي ادعوه مركزي
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.彼らには存在価値があるのだということを 知って欲しいのです 私の学校では 黒人の子も白人の子も一緒に座って過ごします
Dileğimiz, müşterilerle beraber Amerika'da yaşayıp onların kalplerinde yatanın ne olduğunu anlamalarıydı.De consument hopelijk echt begrijpen in zijn hart, terwijl je woont waar de klant is, in Amerika.
Dileğimiz, müşterilerle beraber Amerika'da yaşayıp onların kalplerinde yatanın ne olduğunu anlamalarıydı.En espérant qu'ils comprendaient vraiment le coeur du client, là où le client est et vit avec eux en Amérique.
Dileğimiz, müşterilerle beraber Amerika'da yaşayıp onların kalplerinde yatanın ne olduğunu anlamalarıydı.Esperávamos que entendessem o cliente no seu âmago, onde o cliente estava, vivessem com ele nos EUA.
Dileğimiz, müşterilerle beraber Amerika'da yaşayıp onların kalplerinde yatanın ne olduğunu anlamalarıydı.În mod ideal, să înțeleagă profund clientul acolo unde este el, să trăiască cu ei în America.

İlgili Sayfalar