Ana içeriğe geç
Sözlük

anlamak ile cümle

anlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aslında, bunu anlamak için roket bilimcisi olmaya gerek yok.І вам не потрібно бути генієм, щоб зрозуміти це.
Aslında, bunu anlamak için roket bilimcisi olmaya gerek yok.לא צריך להיות גאון בשביל להבין את זה.
Aslında, bunu anlamak için roket bilimcisi olmaya gerek yok.ولا اعتقد انك يجب ان تكون عالم صواريخ لكي تستوعب ذلك
Aslında, bunu anlamak için roket bilimcisi olmaya gerek yok.ただ、20世紀の政治の歴史を見るのです。
Aslında bu, sonsuz gökyüzünün gerçekliğini anlamak icin bir buluttan gökyüzünü canlandırmasını istemek gibidirDus, in feite is het, alsof je een wolk zou vragen om de hemel te interpreteren
Aslında bu, sonsuz gökyüzünün gerçekliğini anlamak icin bir buluttan gökyüzünü canlandırmasını istemek gibidirEntao, na verdade, seria como pedir a uma nuvem que interpretasse o céu -
Aslında bu, sonsuz gökyüzünün gerçekliğini anlamak icin bir buluttan gökyüzünü canlandırmasını istemek gibidirSå i praktiken skulle det vara som att be ett moln tolka himlen -
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramı Bankacılık anlamak için.Dit idee van een schuld is feitelijk heel eenvoudig en heel belangrijk als u het bankwezen wilt begrijpen.
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramı Bankacılık anlamak için.Konsep beban ini sangat sederhana, dan sangat penting jika Anda ingin mengerti... ...tentang perbankan.
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramı Bankacılık anlamak için.Questo concetto è molto semplice - - e anche molto importante per capire il sistema bancario.
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramı Bankacılık anlamak için.Toto pojetí závazku je velmi jednoduché -- a velmi důležité, chcete-li porozumět bankovnictví.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.C'est en fait ce qui rend l'histoire si intéressante, de comprendre ces choix. Comment les ont-il fait ?
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Dat maakt het verhaal juist interessant, om die keuzes te begrijpen.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Điều đó làm cho câu chuyện trở nên thú vị khi ta cố gắng hiểu về những lựa chọn đó.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Eso es lo que realmente hace que la historia sea tan interesante, es entender esas decisiones.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.바로 이점이 역사를 그토록 흥미진진하게 만드는 이유입니다. 이러한 선택들을 이해하는 것,
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.To właśnie zrozumienie wyborów czyni historie interesującymi.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Η κατανόηση αυτών των επιλογών είναι ακριβώς αυτό που κάνει την ιστορία τόσο ενδιαφέρουσα.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Саме це й робить історію такою цікавою - намагання зрозуміти цю низку виборів.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.Это именно то что делает историю такой интересной - понимание этих выборов.
Aslında hikayeyi ilginç kılan kısmı da bu tercihleri anlamaktır.ما يجعل القصّة مثيرة للاهتمام، فهم هذه الاختيارات، كيف قاموا بإجرائها ؟
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.A přesně v tom samém smyslu se díváme zpět v čase abychom porozuměli, z čeho je vesmír vytvořen.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Así que es en el mismo sentido que vemos atrás en el tiempo para entender de qué está hecho el universo.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Cam în același mod ne uităm înapoi în timp pentru a înțelege din ce este făcut universul.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Dengan cara seperti itulah kita melihat masa lalu untuk memahami dari apa sebenarnya alam semesta terbuat.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.É nesse mesmo sentido que olhamos para trás no tempo para perceber de que é feito o universo.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Így ehhez hasonló értelemben nézünk vissza az időben, hogy megértsük miből is készült a világegyetem.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.In v tem smislu gledamo tudi nazaj skozi čas, da bi razumeli, iz česa je vesolje.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Joten samaan tapaan katsomme ajassa taaksepäin ymmärtääksemme mistä maailmankaikkeus on tehty.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.이와 같은 생각으로 시간을 되돌려 우주가 과연 무엇으로 만들어져 있는지 이해하려는 것이죠.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Op dezelfde manier kijken we terug in de tijd om te begrijpen waar het universum van gemaakt is.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Presne takýmto spôsobom hľadíme naspäť do minulosti aby sme pochopili z čoho je vytvorený vesmír.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Så det er lidt på samme måde at vi prøver at kigge tilbage i tiden for at forstå hvad universet er lavet af.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Vậy nó cùng một cảm giác tương tự khi chúng ta nhìn lại đúng lúc để hiểu được vũ trụ hình thành từ cái gì.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.W takim samym sensie patrzymy wstecz w czasie, by zrozumieć z czego składa się wszechświat.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Με τον ίδιο τρόπο κοιτάζουμε πίσω στο χρόνο, ώστε να καταλάβουμε από τι είναι φτιαγμένο το σύμπαν.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.І це подібне тому, як ми дивимось у минуле, щоб зрозуміти, з чого складається всесвіт.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Така, в същия смисъл, поглеждаме назад във времето, за да разберем от какво е направена Вселената.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.То же самое когда мы смотрим в прошлое, чтобы понять, из чего состоит Вселенная.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.זו אותה דרך שבה אנחנו מביטים אחורה בזמן כדי להבין ממה היקום עשוי.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.إذاً الأمر بالفهم نفسه أن ننظر إلى الوراء في الزمن لفهم مما هو مصنوع هذا الكون.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.時間を遡っていくわけです 今日わかっているところでは 宇宙はこういうものでできています
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Allo stesso tempo volevamo capire di più la Terra sulla quale viviamo.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Chcieliśmy też zrozumieć lepiej naszą własną planetę. Chcieliśmy też zrozumieć lepiej naszą własną planetę.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Chtěli jsme to vědět také proto, abychom lépe pochopili naši Zemi, na které všichni žijeme.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Chúng ta đều muốn biết điều đó để hiểu nhiều hơn về Trái Đất mà chúng ta đang sinh sống.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Kita juga ingin tahu agar lebih dapat memahami tentang Bumi tempat tinggal kita.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.우리는, 우리가 살고 있는 지구에 대해 더 잘 이해하기 위해서, 그 질문의 답을 알고 싶었습니다.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.También queríamos saber para tener un mayor entendimiento acerca del planeta Tierra en el cual todos vivimos.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.We wilden dit ook weten zodat we meer zouden begrijpen van de aarde waarop we leven.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Wir wollten es auch wissen, um die Erde, auf der wir leben, besser zu verstehen.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Искахме да знаем това, и за да разберем повече за Земята, на която всички ние живеем.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Мы также хотели понять больше Землю, на которой мы все живём.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.כמו כן רצינו לדעת זאת על מנת להבין טוב יותר אודות כדור הארץ בו אנו כולנו חיים.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.نريد أيضا أن نعرف حتى نتعرف أكثر على الأرض حيث نعيش جميعا.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.得たいと思いました 1991年、ついにその時が来て、我々は中に入り
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.A társadalmi részvételünkben, mások megértésében, és az önismeret terén is szerepet játszik.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.Det är också inblandat i socialt samspel, i att förstå andra människor, och i självmedvetenhet.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.E de asemenea implicat în interacțiile sociale, în înțelegerea altor oameni și în conștiința de sine.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.Er ist auch bei sozialer Interaktion, beim Einfühlungsvermögen und beim Selbstbewusstsein beteiligt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod