Ama 21. yüzyıldaki gücü anlamak istiyorsak yeni bir açıklamaya ihtiyacımız var.Nhưng chúng ta cần 1 đường lối mới nếu chúng ta muốn hiểu quyền lực ở thế kỷ 21.
Ama 21. yüzyıldaki gücü anlamak istiyorsak yeni bir açıklamaya ihtiyacımız var.Nyní potřebujeme nový pohled, pokud máme porozumět moci v 21.století.
Ama 21. yüzyıldaki gücü anlamak istiyorsak yeni bir açıklamaya ihtiyacımız var.Pero necesitamos una nueva narrativa para entender el poder en el siglo XXI.
Ama 21. yüzyıldaki gücü anlamak istiyorsak yeni bir açıklamaya ihtiyacımız var.Αλλά χρειαζόμαστε νέες αφηγήσεις για να κατανοήσουμε την ισχύ στον 21ο αιώνα.
Ama 21. yüzyıldaki gücü anlamak istiyorsak yeni bir açıklamaya ihtiyacımız var.Но нам нужно новое представление, если мы хотим понять силу в 21 веке.
Ama 21. yüzyıldaki gücü anlamak istiyorsak yeni bir açıklamaya ihtiyacımız var.Тейлър, определя велика сила като страна, способна да надделее по време на война.
Ama 21. yüzyıldaki gücü anlamak istiyorsak yeni bir açıklamaya ihtiyacımız var.אבל אנו זקוקים לנראטיב חדש אם אנו רוצים להבין כח במאה ה-21.
Ama 21. yüzyıldaki gücü anlamak istiyorsak yeni bir açıklamaya ihtiyacımız var.ولكننا نحتاج لسرد الحكاية بطريقة جديدة إذا ما أردنا فهم طبيعة القوة في القرن الواحد والعشرين.
Ama 21. yüzyıldaki gücü anlamak istiyorsak yeni bir açıklamaya ihtiyacımız var.新しいストーリーが必要です 戦争は依然 存続していますが
Ama benim bu resimden anlamak istediğim koruma için küresel bir adım atma fırsatına sahip olduğumuzdur.Chciałabym pokazać tym zdjęciem, że naprawdę mamy szansę rozpocząć globalną inicjatywę ochrony.
Ama benim bu resimden anlamak istediğim koruma için küresel bir adım atma fırsatına sahip olduğumuzdur.하지만 제가 이 사진에서 얻어내고자 하는 것은 우리가 글로벌 보호 계획에 착수할 기회를 가지고 있다는 사실입니다.
Ama benim bu resimden anlamak istediğim koruma için küresel bir adım atma fırsatına sahip olduğumuzdur.אבל מה שאני רוצה להעביר מתוך התמונה הזו היא שבאמת יש לנו הזדמנות להזניק יוזמה גלובלית לשמירה והגנה.
Ama benim bu resimden anlamak istediğim koruma için küresel bir adım atma fırsatına sahip olduğumuzdur.ولكن ما أريده من هذه الصورة هو أننا لا زال لدينا الفرصة لنبدأ مبادرة عالمية للحماية
Ama benim bu resimden anlamak istediğim koruma için küresel bir adım atma fırsatına sahip olduğumuzdur.地球規模での環境保護のイニシアティブに 着手しなければいけないということです バミューダ諸島政府は
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.2050年までにヨーロッパだけでも
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Aber wir müssen es zuerst ein wenig besser verstehen.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Daarvoor moeten we ze een beetje beter gaan begrijpen.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Dar să o detaliem un pic.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.De egy kicsit jobban meg kell, hogy értsük a jövőben.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.하지만 우리는 이것을 더 잘 이해해야 할 필요가 있습니다.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Ma dobbiamo comprenderlo un po' meglio.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Mais nous allons devoir le comprendre un peu mieux.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Mas vamos ter de o compreender um bocadinho melhor.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Men vi bliver nød til at forstå det en smule bedre.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Musimy jednak lepiej go zrozumieć.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Nhưng chúng ta sẽ phải hiểu nó nhiều hơn.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Pero vamos a tener que entenderlo un poco mejor.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Αλλά πρέπει να το καταλάβουμε λίγο καλύτερα.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Але нам належить зрозуміти це трохи краще.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.Мы уже на полпути к пониманию этого процесса.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.אבל אנחנו נצתרך להבין אותה קצת יותר טוב.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.يجب علينا فهمه بشكل أفضل.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Aber wir würden es auch gerne begreifen.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Chcielibyśmy je także rozumieć.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Dar noi am vrea să le și înţelegem.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.De szeretnénk megérteni is.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.우리는 이런 사진에 대한 지적 호기심도 가지고 있지요.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Maar wij zouden het ook graag begrijpen.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Mais nous aimerions aussi comprendre l'univers.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Mas também gostaríamos de o compreender.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Men vi kunne også tænke os at forstå det.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Men vi vill också förstå det.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.My bychom jim však také chtěli porozumět.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Namun kita juga ingin memahaminya.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Nhưng chúng ta cũng muốn hiểu điều đó.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Nos encantaría entenderlo.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Takisto by sme to chceli pochopiť.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Toda mi bi jih radi tudi razumeli.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Vorremmo capirlo anche noi.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Αλλά θα θέλαμε επίσης να το καταλάβουμε.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Но мы также хотели бы понять её.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.Но ние също така искаме да го разберем.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.אבל אנו גם רוצים להבין את כל זה.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.و لكننا نريد أيضا أن نفهمها.
AMa bizler onu anlamak da istiyoruz.宇宙学者として「なぜ宇宙はこうなのだ?」と聞きたいのです
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Ale celé to bylo jenom o snaze pochopit svět, porozumět hranicím možného.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Dar totul avea legătură cu încercarea mea de a înțelege lumea, de a înțelege limitele posibilului.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Es ging dabei immer um den Versuch, die Welt zu verstehen und die Grenzen des Möglichen auszuloten.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.이 모든 것은 이 세계를 이해하려는 시도였습니다. 가능성의 한계를 이해하고자 했던 거죠.
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Maar het ging allemaal om het begrijpen van de wereld, de grenzen van het mogelijke begrijpen.