Sen beni anlamadın, ben başka bir şey demek istedim.You didn't understand me. I meant something else.
Tom bir şey anlamadı ve bir şey anlamak istemiyor.Tom understood nothing and wants to understand nothing.
Ne demek istediğini anlamadım.I don't get your point.
Demek istediğini anlamadım.I don't get your point.
Gerçekten kim olduğunu anlamalısın.You need to understand who you really are.
O, Mary'nin şakasını anlamadı.He didn't understand Mary's joke.
O tamamen bir yanlış anlama.It's all a misunderstanding.
Fransızca konuşmama rağmen onlar anlamadılar.Even though I spoke French, they didn't understand.
Cinselliğin ne anlama geldiğini biliyor musun?Do you even know what sexism means?
Bunun senin için ne anlama geldiğini tam olarak biliyorum.I know exactly how much it means to you.
Bunun ne anlama geldiğini tam olarak biliyorum.I know exactly what it means.
Bunun senin için ne anlama geldiğini biliyorum.I know how much it means to you.
Hiç kimse sizi anlamayacak.No one is going to understand you.
Bu anlama gelmiyor.That's not what it means.
Bunun hepsi bir yanlış anlamaydı.This has all been a misunderstanding.
Bu tamamen bir yanlış anlamaydı.This was all a misunderstanding.
Bütün o ne anlama geliyor?What can all that mean?
Bunun ne anlama geldiğini düşünüyorsun?What do you think it means?
Onun ne anlama geldiğini düşünüyorsun?What do you think that meant?
Açıklaman için teşekkürler. Bu, cümleyi doğru anlamaya yardımcı olur.Thanks for your explanation. It helps to understand the sentence correctly.
Bu cümlenin ne anlama geldiği çok belirsiz.It's quite obscure what this sentence means.
Öğrenciler öğretmenin açıklamasını anlamadı.The students didn't understand the teacher's explanation.
Tom on üç yaşına kadar evlat edinildiğini anlamadı.Tom didn't find out he was adopted until he was thirteen.
Anlayıp anlamadığını merak ediyorum.I wonder whether you understand.
Anlayıp anlamadığınızı merak ediyorum.I wonder if you understand.
Gerçekten anlayıp anlamadığınızı merak ediyorum.I wonder whether you really understand.
Senin sorunu anlamadım.I didn't understand your question.
Dün gece oraya gittiğini anlamayacağımı gerçekten düşündün mü?Did you really think I wouldn't find out that you went there last night?
Fransızca anlamadığını fark etmedim.I didn't realize you didn't understand French.
Sadece nasıl olduğunu anlamak için aradım.I just called to see how you're doing.
Herhangi birinin bir önerisi olup olmadığını anlamak için birilerine soracağım.I'll ask around to see if anyone has any suggestions.
Hepsi tamamen yanlış anlamaydı.It was all just a misunderstanding.
Belki birilerine sormalısın ve diğer insanların ne düşündüğünü anlamalısın.Maybe you should ask around and see what other people think.
Siz bütün insanlar Tom'un nasıl hissettiğini anlamalılar.You of all people should understand how Tom feels.
Tom onu benim anlamam için yeterince iyi açıklamadı.Tom didn't explain it well enough for me to understand.
Tom şakayı anlamadı.Tom didn't understand the joke.
Tom her zaman ne olduğunu anlamaz.Tom doesn't always understand what's going on.
Onun ne anlama geldiğini anlıyor musun?Do you understand what that means?
Eğer o ne anlama geldiğini düşündüğüm anlama geliyorsa, başımız belada.If it means what I think it means, we're in trouble.
Tom'un anlamadan hüküm verme eğilimi var.Tom has a tendency to jump to conclusions.
Seni anlamak zor.It's hard to understand you.
Seni anlamak gerçekten zor.It's really hard to understand you.
Soruyu anlamadım.I didn't understand the question.
Bunu anlaması kolay.It's easy to understand.
O onu anlamadan önce biraz zaman alacak.It will take some time before he understands it, right?
Tom'un söylediği bir tek kelimeyi anlamadım.I didn't understand a single word Tom said.
O adamın söylediklerinden tek kelime anlamadım.I didn't understand a word that guy said.
Tom Mary'nin neden bahsettiğini anlamadı.Tom didn't understand what Mary was talking about.
Açıkçası bir tür yanlış anlama var.There's obviously been some sort of misunderstanding.
Beni yanlış anlama, sana hiçbir şey için söz vermiyoruz.Don't misunderstand me, we aren't promising you anything.
Tom'un burada bir yabancı olduğunu anlamak kolay.It's easy to see Tom is a stranger here.
Bir erkeğin bir kadına pahalı mücevher vermesinin ne anlama geldiğini biliyor musun?Do you know what it means when a man gives a woman expensive jewelry?
Onun ne anlama geldiğini sorabilir miyim?May I ask what that means?
Bu ne anlama geldiğini düşündüğün anlama gelmez.It doesn't mean what you think it means.
Bazı kelimeler çift anlama sahiptir.Some words have double meanings.
Tom birçok şeyi anlamama yardım etti.Tom helped me to understand a lot of things.
Cevaplar, anlama yetisinin farklı derecelerini gösterir.Answers display different degrees of understanding.
Bazı konuşmalar, hata ve yanlış anlamaları açığa çıkarıyor.Some conversations clarify mistakes and misunderstandings.
Gizem merak yaratır ve merak, insanın anlama isteğinin temelidir.Mystery creates wonder and wonder is the basis of man's desire to understand.
Tom, Mary'nin ne dediğini anlamakta zorluk çekti.Tom had trouble understanding what Mary was saying.