Ana içeriğe geç
Sözlük

anlam ile cümle

anlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Apne Yunancadan gelen bir tıbbi terimdir; kelimenin bire bir anlamı "nefessiz"dir.Apnoea is a medical term which comes from Greek; it literally means "without breath".
Tom Mary'nin Fransızca anlayıp anlamadığını merak ediyordu.Tom wondered if Mary could understand French.
Mary onu anlamıyor.Mary doesn't understand that.
Bu sizin için ne anlama geliyor?What does this mean for you?
Çok anlamlı.It makes perfect sense.
Bir şey sadece yasal olduğundan dolayı etik olduğu anlamına gelmez.Just because something is legal, it doesn't mean that it's ethical.
Bir şeyin yasal olması, onun etik olduğu anlamına gelmez.Just because something is legal, it doesn't mean that it's ethical.
Yabancı uzun, anlamsız bir cümle ile cevap verdi.The foreigner answered with a long, incoherent sentence.
Korkarım o anlamadı.I am afraid that he did not understand.
Tom'un söylediği hiç bir anlam ifade etmiyor.What Tom's saying doesn't make any sense.
Bu benim için bir anlam taşımıyor.This doesn't make sense to me.
Bu sonunda benim için bir anlam ifade etmeye başlıyor.It's finally starting to make sense to me.
İnsanların Tom'u neden sevdiğini anlamak kolay.It's easy to see why people like Tom.
"Onkoloji" ne anlama geliyor?What does "oncology" mean?
Sözcük sık sık bu anlamda kullanılır.The word is frequently used in this sense.
Anlaması zor.It is hard to understand.
Fransızca anlamadığını neden bana söylemedin?Why didn't you tell me you didn't understand French?
Bu yasal belgeleri anlamıyorum.I don't understand these legal documents.
"da" eki "arabanın içinde" anlamı vermek için araba ismine eklendi.The suffix "da" is added to the noun "araba" to give the meaning of "in the car."
Beni kandıramayacağını şimdiye kadar anlamalısın.You should realize by now that you can't fool me.
Onun benim için ne kadar anlamı olduğunu bilmiyorsun.You don't know how much that means to me.
Onun benim için ne anlama geldiğini bilmiyorsun.You don't know what that means to me.
Bunun benim için ne anlama geldiğini bilmiyorsun.You don't know what this means to me.
Dünyanın en büyük ülkesinin devlet başkanı İngilizceyi anlamıyor.The president of the largest country in the world doesn't understand English.
Dünyanın en geniş ülkesinin devlet başkanı İngilizceyi anlamıyorThe president of the largest country in the world doesn't understand English.
Haberleri anlamıyorum.I do not understand the news.
Bunun bizim için ne anlama geldiğini bilmiyorsun.You don't know what this means to us.
Kalbinden inanmak zihninle anlamaktan daha önemlidir.Believing in your heart is more important than understanding with your mind.
Yaşamın anlamı, karşılıksız sevgiden doğan tertemiz gözyaşlarıdır.The meaning of life is the pure tears of unrequited love.
Beni anlamaya çalışmalısınız.You must try to understand me.
Onun uyup uymadığını anlamanın tek yolu onu denemektir.The only way to know if it fits is to try it on.
Anlamak istediğim budur.That's what I want to understand.
Yaşamın anlamı, sanki hiç yaşamamış gibi unutulmaktır.The meaning of life is to be forgotten as if you never were.
O mermi benim için anlamlı.That bullet was meant for me.
Ne olduğunu anlamadım.I didn't understand what was happening.
Onun seni anlaması mümkün değil.It's not possible that she understood you.
Düşüncenizi anlamıyorum.I don't understand your mind.
insanların neden hayaletlere inandıklarını anlamıyorum.I don't understand why people believe in ghosts.
Tom'un Fransızcasını anlamak zor.Tom's French is hard to understand.
Bunun benim için ne anlama geldiğini anladığını sanmıyorum.I don't think you understand how much this means to me.
Neden buraya gelmek istemediğini anlamaya başlıyorum.I'm starting to understand why you didn't want to come here.
Neyin yanlış olduğunu anlamaya çalışıyorum.I'm trying to figure out what's wrong.
Tom'un çok iyi Fransızca anlamadığı çok açık.It's very obvious that Tom doesn't understand French very well.
Bunu Tom'la tartışmanın bir anlamı olduğunu sanmıyorum.I don't think there's any point in discussing this with Tom.
O anlamak için biraz karmaşık.It's a little complicated to explain.
Bunu tartışmanın bir anlamı olduğunu sanmıyorum.I don't think there's any point in discussing this.
Bunun ne anlama geldiğini anladığını sanmıyorum.I don't think you understand what this means.
İnsanların örümceklerden neden bu kadar korktuklarını anlamıyorum.I don't understand why people are so afraid of spiders.
Onu sevip sevmediğimi anlamak için onu yeterince iyi tanımıyorum.I don't know Tom well enough to know whether I like him or not.
Tom sizi yanlış anlamış olabilir.Tom may have misunderstood you.
Bu konuyu seninle tartışmanın bir anlamı olduğunu sanmıyorum.I don't think there's any point in discussing this matter with you.
Bugün bunu tartışmanın bir anlamı olduğunu sanmıyorum.I don't think there's any point in discussing this today.
Neden Fransızca anlamıyor gibi davranıyorsun?Why are you pretending you can't understand French?
Ne söylemek istediğini çok anlamıyorum.I don't quite understand what you want to say.
Meseleyi daha tam anlamadan, alelacele fikrini söyledi.Before understanding the situation clearly, he hastily gave his opinion.
Bu onun seni sevdiği anlamına geliyor.It means that he likes you.
Bunun amacını anlamak inanın mümkün değil.Believe me, the purpose of that is not understandable.
Tom'un onu neden yaptığını gerçekten anlamıyorum.I really don't understand why Tom did that.
Bu film hiç bir anlam ifade etmiyor.This movie makes no sense.
Bunu yanlış anlamayın.Do not misunderstand this.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod