Ana içeriğe geç
Sözlük

anlam ile cümle

anlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Beni yanlış anlama, sana hiçbir şey için söz vermiyoruz.Don't misunderstand me, we aren't promising you anything.
Bunu yapmanın hiçbir anlamı olmadığını görüyorum.I see no point in doing it.
Tom beni sizin anladığınız şekilde anlamıyor.Tom doesn't understand me the way you do.
Tom'un burada bir yabancı olduğunu anlamak kolay.It's easy to see Tom is a stranger here.
Bir erkeğin bir kadına pahalı mücevher vermesinin ne anlama geldiğini biliyor musun?Do you know what it means when a man gives a woman expensive jewelry?
Onun ne anlama geldiğini sorabilir miyim?May I ask what that means?
Öpüşen iki bayan şarkıcının bir videosunun neden bu kadar ilgi çektiğini anlamıyorum.I don't understand why a video of two female singers kissing is getting so much attention.
Bu ne anlama geldiğini düşündüğün anlama gelmez.It doesn't mean what you think it means.
Bu şakanın anlamı nedir?What is the meaning of this joke?
Bazı kelimeler çift anlama sahiptir.Some words have double meanings.
Bazı kelimelerin iki anlamı vardır.Some words have double meanings.
Anlamıyorsan bir hikayeyi okuyamazsın.You can't read a story if you don't understand.
Tom bunu reddetmenin hiçbir anlamı olmadığını biliyordu.Tom knew there was no point in denying it.
Tom birçok şeyi anlamama yardım etti.Tom helped me to understand a lot of things.
Kimse seni anlamıyor.Nobody understands you.
Cevaplar, anlama yetisinin farklı derecelerini gösterir.Answers display different degrees of understanding.
Bazı konuşmalar, hata ve yanlış anlamaları açığa çıkarıyor.Some conversations clarify mistakes and misunderstandings.
Tom, Mary'ye yalan söylemenin anlamsız olduğunu anladı.Tom realized there was no point in lying to Mary.
Gizem merak yaratır ve merak, insanın anlama isteğinin temelidir.Mystery creates wonder and wonder is the basis of man's desire to understand.
Tom, Mary'nin ne dediğini anlamakta zorluk çekti.Tom had trouble understanding what Mary was saying.
Tom kuralları anlamıyor.Tom doesn't understand the rules.
Bunun ne anlama geldiğini anlıyor musun?Do you see what this means?
Bunun ne anlama geldiğini anlamıyor musun?Don't you see what it means?
Bunu nasıl anlamıyorsun?How are you not seeing that?
Şimdi onun hakkında endişelenmenin bir anlamı yok.There's no point in worrying about it now.
Onun hakkında endişe etmenin bir anlamı yok.There's no point in worrying about that.
Artık dünyayı anlamıyorum.I don't understand the world anymore.
İnsan beyninin nasıl çalıştığını anlamıyorum.I don't understand how the human brain works.
Sorunun ne olduğunu gerçekten anlamıyorum.I don't really see what the problem is.
Hiçbir yanlış anlama olmadığından emin olmak istiyorum.I'd like to make sure there's no misunderstanding.
Sana ne söylemeye çalıştığımı anlamıyor musun?Don't you understand what I'm trying to tell you?
İlişkimiz tam anlamıyla profesyonel.Our relationship is strictly professional.
Der Spiegel haftalık Alman dergisidir ve aynı zamanda "ayna" anlamına gelir.Der Spiegel is a German weekly magazine and it also means "The Mirror".
Bu oyunu neden bu kadar çok sevdiğini anlamaya başlıyorum.I'm beginning to see why you like this game so much.
Tom'a gerçekten ne olduğunu anlamanı istiyorum.I need you to understand what really happened to Tom.
Tom'a gerçekte ne olduğunu anlamana ihtiyacım var.I need you to understand what really happened to Tom.
Bu bizim ne olduğunu anlamak için tek şansımız olabilir.This may be our only chance to figure out what happened.
Üzgünüm ama konuştuğunuz dili anlamıyorum.I'm sorry, but I don't recognize the language you're speaking.
Bu şeylerin neden olduğunu anlamıyorum.I don't understand why these things happen.
Ben ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.I was trying to make sense of what had happened.
Onun nasıl olabildiğini anlamıyorum.I don't understand how it could've happened.
Onu anlamak basit değil.Understanding that is not simple.
Birinin diğerini anlaması önemlidir.Understanding one another is important.
Boston'da olduğum sürece, Tom'u ziyaret edip edemeyeceğimi anlamaya çalışacağım.As long as I'm going to be in Boston, I'll try to see if I can visit Tom.
Bu onu satın alacağın anlamına mı geliyor?Does that mean you're going to buy it?
Tom'un en büyük oğlu, tam anlamıyla kendisine benziyor.Tom's oldest son looks just like him.
Yaygın kullanımda "spirit" ve "soul" sık sık eş anlamlıdırlar.In common usage, "spirit" and "soul" are often synonyms.
Tom ne olduğunu Mary'nin anlamasına yardım etmeye çalıştı.Tom tried to help Mary understand what was happening.
Onu anlamama yardım edebilir misin?Can you help me figure it out?
Bunu asla anlamayacaksın.You'll never get it.
Tom Fransızca anlamak konusunda zor zaman geçiriyordu.Tom had a hard time making himself understood in French.
Tom onun yapmasını beklediğin şeyi anlamıyor.Tom doesn't understand what you expect him to do.
Tom tehlikeleri anlamıyor.Tom doesn't understand the risks.
Tüm bunlar ne anlama geliyor?What does this all mean?
Tom'un nasıl hissettiğini anlamaya çalışmalısın.You must try to understand how Tom feels.
Tom'un nasıl hissettiğini anlamaya çalışman gerekir.You need to try to understand how Tom feels.
Bu senin anlaman için zor olmalı.This must be difficult for you to understand.
Bu bir şey anlamına gelmeli.It must mean something.
İfade ettiği bir anlam olmalı.It must mean something.
O muhtemelen bir şey anlamına geliyor.It probably means something.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
anlam ile cümle - Sayfa 24 - anlam kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App