Sorunun ne olduğunu anlamıyorum.I don't understand what the problem is.
Sanırım ne söylemeye çalıştığını anlamıyorum.I guess I don't understand what you're trying to say.
Sanırım o bir anlam ifade ediyor.I guess that makes sense.
Sanırım beni tamamen anlamadın.I guess you didn't quite understand me.
Cevabı anlamada biraz sorunum vardı.I had some trouble figuring out the answer.
Bunun ne anlama geldiği hakkında fikrim yok.I have no idea what this means.
Hiç kimse yaşamın anlamının ne olduğunu yanıtlayamaz; bu soru insanlık öncesine dayanıyor.No one man can answer what's the meaning of life; this question stands before all mankind.
Esperanto - dünyayı anlamak için.Esperanto - in order to understand the world.
Henüz hepsini anlamadım.I haven't figured it all out yet.
Onun ne anlama geldiği hakkında fikrim yok.I have no idea what it means.
Bunu kendim tamamen anlamıyorum.I don't completely understand it myself.
Senin anlamanı beklemiyorum.I don't expect you to understand.
Seni hiç anlamıyorum.I don't get you at all.
Ne söylemeye çalıştığını tam olarak anlayıp anlamadığımı bilmiyorum.I don't know if I understand exactly what you're trying to say.
Ben de onu oldukça anlamıyorum.I don't quite understand that either.
Onun nasıl mümkün olduğunu anlamıyorum.I don't see how that's possible.
Onun nasıl ilgili olduğunu anlamıyorum.I don't see how that's relevant.
Senin neden yardım etmeyeceğini anlamıyorum.I don't see why you won't help.
Ben bunların hiçbirini anlamam.I don't understand any of this.
Ben onu tamamen anlamam.I don't understand that at all.
Analojiden anlamıyorum.I don't understand the analogy.
Onların mizahını anlamıyorumI don't understand their humor.
Onun ne anlama geldiğini anlamıyorum.I don't understand what that means.
Ne istediğini anlamıyorum.I don't understand what you want.
Tom'un niçin burada olduğunu anlamıyorum.I don't understand why Tom is here.
Tom'un niçin geç kaldığını anlamıyorum.I don't understand why Tom is late.
Neden sadece bırakmadığını anlamıyorum.I don't understand why you just don't quit.
Ben senin maksatını anlamıyorum.I don't understand your point.
Anlamadan yargıda bulunmak istemiyorum.I don't want to jump to conclusions.
Sanırım ben sadece anlamıyorum.I guess I just don't understand.
Sanırım bu bir anlam ifade etmiyor.I guess that doesn't make sense.
Beni yanlış anlamadığını umuyorum.I hope you didn't misunderstand me.
Gerçekten Fransızca anlamıyorum.I really don't understand French.
Kadınları gerçekten anlamıyorum.I really don't understand women.
Sanırım Tom onu anlamadı.I think Tom wouldn't understand that.
Korkarım hala anlamıyorum.I'm afraid I still don't understand.
Golften pek anlamam.I'm not much of a golfer.
Üzgünüm ama anlamıyorum.I'm sorry, but I don't understand.
Üzgünüm onu anlamadım.I'm sorry, I didn't catch that.
Üzgünüm, anlamıyorum.I'm sorry, I don't understand.
Ben onun neden meydana geldiğini anlamam.I don't understand why it happened.
Anlamak için yeterince akıllı olduğunu biliyordum.I knew you were smart enough to understand.
Anlamayacağını biliyordum.I knew you wouldn't understand.
Senin anlamanın zor olacağını biliyorum.I know it's going to be hard for you to understand.
Anlamanın zor olduğunu biliyorum.I know it's hard for you to understand.
Bunu senin anlamanın zor olduğunu biliyorum.I know it's hard for you to understand.
Biliyorum, anlamak zor.I know it's hard to understand.
Onun benim için ne anlama geldiğini biliyorum.I know what it means to me.
Bunun ne anlama geldiğini biliyorum.I know what it means.
O kelimenin ne anlama geldiğini biliyorum.I know what that word means.
Burada olmanın Tom için birçok anlama geldiğini biliyorum.I know your being here means a lot to Tom.
Yanlış anlamış olmalıyım.I must have misunderstood.
Bunun ne anlama geldiğini bilmem gerekiyor.I need to know what this means.
Bunun ne anlama geldiğini bilmeliyim.I need to know what this means.
Bunu anlamalıyım.I need to understand this.
Gerekçelerini anlamam gerekiyor.I need to understand your reasons.
Anlamam gerekiyor.I need to understand.
Tom'un anlamasını istiyorum.I need Tom to understand.
Onu nasıl yapacağımı asla anlamadım.I never did figure out how to do that.
Tom'un evine nasıl gideceğimi asla anlamadım.I never did figure out how to get to Tom's house.