anlamış ile cümle

anlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Burada su olduğunu anlamışlar.Szerencséjükre itt víz is volt.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.Ezután bejelenti, hogy terhes lett.
Çaresiz bir hastalığa tutulduğunu anlamıştı.Nem hitte el, hogy halálos beteg.
Hoffmann aldatıldığını anlamıştır.A herceg rádöbben, hogy becsapták.
Herkes gerçeğini anlamıştır.Most tudd meg az igazságot.
Artık ne yapmak istediğimi anlamıştım.'Csak bizonyos idő elteltével értem meg, mit is akartam tenni.”
Zor kısmın vokalleri kesmeyi unutmamak olacağını o anda anlamıştım.Lopulta Aku saa tietää, että jäyhä jököttäjä osaa noutaa keppejä.
Hoffmann aldatıldığını anlamıştır.Percy ymmärtää myös sen, että häntä on petkutettu.
Hagen de Gunther’in kendisini öldüreceğini anlamıştır.Gunther syyttää Hagenia ja Hagen tappaa Guntherin.
Delegeler artık ne için toplandıklarını anlamışlardı.Tutkijat halusivat vielä selvittää, mistä kuru oli saanut alkunsa.
Nobel ödülü için ne kadar önemli olduğunu anlamış oldu.Häntä on veikattu pitkään Nobel-palkinnon saajaksi.
Yunan filozof Aristo (MÖ 384-322) iğne deliği (pinhole) kameranın optik ilkelerini anlamıştır.Ο Έλληνας φιλόσοφος Αριστοτέλης (384-322 π.Χ.) κατανόησε την οπτική αρχή του «σκοτεινού θαλάμου».
Hadrianus, Caledonian'ların Romalılarla birlikte yaşamayı reddettiklerini anlamıştı.Ο Αδριανός συνειδητοποίησε πως οι τελευταίοι θα αρνούνταν να συνυπάρξουν με τους Ρωμαίους.
Ben anlamıştım.Με κατάλαβαν.
Kızkardeşler aldatılıp alaya alındıklarını anlamışlardır.Κατάλαβε ότι οι αδελφές της την παραπλάνησαν και αποφάσισε να τις τιμωρήσει.
O da Selahaddin gibi şehrin stratejik önemini anlamıştı.Derfor havde byen også en strategisk betydning i militærhistorien.
Eminim ki ne söylemek istediğimizi anlamışsınızdır.Det er overjeg'et, der fortæller os, hvad vi bør gøre.
O'nun çok çalışan biri olduğunu anında anlamıştım.Han vidste efter kort tid, at han havde fat i noget stort.
Silius kendini içine attığı tehlikeli durumu anlamıştı.Silius innså hvilken fare han hadde utsatt seg for.
Doğumu üzerine civardan gelen elçiler, onun bir kahraman olacağını hemen anlamışlardır.Hennes sendebud er åsynjen Gna (Gnå), som rir over himmelen på hesten Hofvarpnir.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.Kort tid etter var hun sikker på å ha blitt gravid.
Eminim ki ne söylemek istediğimizi anlamışsınızdır.Jeg liker å vite hva som ventes av deg.
Kızkardeşler aldatılıp alaya alındıklarını anlamışlardır.Hun vet at disse jentene er falske og manipulerende.
Anne ve baba böylece kızlarının gerçekten ermiş olduklarını anlamışlar ve geri dönmüşler.Og hennes far og mor tilbake står og ser at deres barn fortapt må gå.
Ancak Theofanis Gregoras ile imparator arasındaki ilişkiyi yanlış anlamış olabilir.Namun, Teofanis mungkin telah salah memahami hubungan antara Gregoras dan kaisar.
Tarrlok onun kardeşi olduğunu anlamıştır.Dan menganggap Riki adalah kakaknya.
Ama daha sonra birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini anlamışlardır.Mereka segera menyadari bahwa mereka masih saling mencintai.
Görüşme sonrasında Đilas ve Kardelj, Yugoslav-Sovyet ilişkilerinin bir çıkmaza ulaştığını anlamışlardı.Sau sự việc này, chính Đilas và Kardelj đã thừa nhận mối quan hệ Nam Tư - Xô viết đã đi vào ngõ cụt.
Eminim ki ne söylemek istediğimizi anlamışsınızdır.Em nghĩ là anh hiểu ý em muốn nói.
O'nun çok çalışan biri olduğunu anında anlamıştım.Revy xem hắn là một kẻ lắm việc.
Kızkardeşler aldatılıp alaya alındıklarını anlamışlardır.Các tướng ập đến mới biết bị lừa.
Artık birbirlerinin değerlerini çok iyi anlamışlardır.Không còn biết quý trọng nhau.
Doğumu üzerine civardan gelen elçiler, onun bir kahraman olacağını hemen anlamışlardır.使徒たちもイエスと同じように病人を癒した。
Artık ne yapmak istediğimi anlamıştım.'「しかし私は、これから私が何をしたいのかを理解しました。
Artık birbirlerinin değerlerini çok iyi anlamışlardır.何だかんだでお互いの事を良く分かっている。
Babasının ölmeden önce Michael'i uyarması ile Michael tuzağı anlamıştır.ウィリアムが死亡する前にゲームのことを聞かされる。
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.後に妊娠していたことが判明した。
O'nun çok çalışan biri olduğunu anında anlamıştım.そのへんはものすごく気持ちの働く人でした。
Eminim ki ne söylemek istediğimizi anlamışsınızdır.知っている事を聞き出す。
Etrafına gelenler Romanos'un ölmek üzere olduğunu anlamışlardı.人々が現れ、ルチアが死に瀕していると伝える。
Cinsel yöneliminin gey olduğunu çocukluk döneminde anlamıştır.幼少時に性同一性障害を自覚する。
Bunun sonucunda birkaç kez Nate ile tekrar denemiş ancak aralarında artık aşkın kalmadığını anlamıştır.何度も好意を持っている事をアピールしているが、未だにその恋は実っていない。
Bu arada Gruşenka Mitya'yı gerçekten sevdiğini anlamıştır.ジミーは本当にミコを愛しているのだった。
Eminim ki ne söylemek istediğimizi anlamışsınızdır.我明白了甚麼才是自己想說的。
Nobel ödülü için ne kadar önemli olduğunu anlamış oldu.他做出了重大的发现,获得了诺贝尔奖。
Gelen kişinin insan görünümüne girmiş Cebrail (Cibril) meleği olduğunu anlamıştır.이를 실행에 옮기고자 그는 인간들에게 자신을 포함한 천사들을 숭배하고 인간을 산제물로 바칠 것을 명령했다.
O'nun çok çalışan biri olduğunu anında anlamıştım.정도전은 일찍이 그가 큰 인물이 될 것을 예견하였다.
Nobel ödülü için ne kadar önemli olduğunu anlamış oldu.황제 숭배를 얼마나 진지하게 하였는지는 확실하지 않다.
Herkes gerçeğini anlamıştır.모든 진실이 드러나게 된다.
Zor kısmın vokalleri kesmeyi unutmamak olacağını o anda anlamıştım.연마를 할 때 조각된 교합면의 형태가 없어지지 않도록 주의한다.
Eminim ki ne söylemek istediğimizi anlamışsınızdır.저흰 그게 무슨 의미를 담고 있는지 알아요.
Bayram ise sahte akrabalarının gerçek yüzünü anlamıştır ve mirası onlara vermemeye kararlıdır.귀실집사는 백제의 왕족으로 부여복신의 근친자라고 생각되지만, 정확한 가계는 알려져 있지 않다.
Hoffmann aldatıldığını anlamıştır.רדמס חש נבגד.
Eminim ki ne söylemek istediğimizi anlamışsınızdır.כל מה שהם רצו לדעת היה מה אמרתי.
O'nun çok çalışan biri olduğunu anında anlamıştım.כבר אז ראיתי שהוא אדם איכותי ביותר.
Ben anlamıştım.אני ידעתי.
Herkes gerçeğini anlamıştır.הוא מצליח לראות את האמת.
Silius kendini içine attığı tehlikeli durumu anlamıştı.קורטס מצא עצמו במצב מסוכן.
Locke, Boone'un Shannon'a karşı bazı duyguları olduğunu anlamıştır.ברודי מבין שאולי עוד נשארו לו רגשות כלפי קריסטין.
Kadın, "ben ölüyorum" demiştir, Hurley böyle söylediğini anlamıştır.אני (כלומר, מירי) חשבתי, ,מעניין מה הוא יגיד.

İlgili Sayfalar