anlamış ile cümle
anlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Ils ont compris plus que nous le besoin inné que les gens ont d'être connectés
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.아이티 사람들은 유대관계에 대한 선천적 욕구를 우리보다 더 잘 이해하고있습니다.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Ők jobban értették nálunk az embernek azt az alapvető szükségletét, hogy kapcsolatban kell lennie.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Sie verstanden, weit besser als wir, das innere Bedürfnis der Menschen nach Verbundenheit.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Zij begrepen beter dan wij de aangeboren behoefte van mensen om contact te houden.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Αντιλαμβάνονταν καλύτερα απο μάς την έμφυτη ανάγκη των ανθρώπων για δικτύωση.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.На відміну від нас, вони краще розуміли природну потребу людей залишатися на зв'язку.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Они понимали больше, чем кто-либо, необходимость людей оставаться на связи.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Те разбраха по-добре от нас неотложната нужда на хората да бъдат свързани.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.הם הבינו טוב יותר מאיתנו את הצורך של האנשים להשאר מחוברים.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.فهموا أكثر منا حاجة الناس الفطرية للاتصال.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.「繋がりたい」という欲求を 誰よりも理解していました 今回の状況は
İntegralin değerini değiştirmediğimi anlamışsınızdır. -Tak czy inaczej, wydaje mi się, że widzicie, że wartość całki się nie zmieniła.
İntegralin değerini değiştirmediğimi anlamışsınızdır. -Yo había multiplicado el interior y el exterior por menos 1.
İntegralin değerini değiştirmediğimi anlamışsınızdır. -وفي كلتا الحالتين، وأعتقد أن كنت أقدر أن أملك تغيرت التكامل على الإطلاق، وعدديا.
Işıksız hiçbir şeyi bulamayacağımızı anlamıştık.Dat we niemand of niets zouden vinden zonder licht.
(Kahkaha) Boyutlarını biraz anlamışsınızdır: 44 metre eninde 22 metre çapında, 7 bin ton.(Rires) ça vous donne une idée de la taille :
- Köy mü? - Buna bakarak anlamıştım zaten. Bu da ne böyle?أنا أعرف بمجرد النظر إلى هذه .يا إللهي ما هذا ؟ تباً لأوسكار
Muhtemelen şimdi daha iyi anlamışsınızdır.Acho que agora deves estar a apanhar a ideia.
Muhtemelen şimdi daha iyi anlamışsınızdır.Ik denk dat je het idee nu wel snapt
Muhtemelen şimdi daha iyi anlamışsınızdır.이제 감 잡으셨죠?
Muhtemelen şimdi daha iyi anlamışsınızdır.Nu er forståelsen af det her forhåbentlig bedre.
Muhtemelen şimdi daha iyi anlamışsınızdır.Penso tu stia cominciando a capire.
Muhtemelen şimdi daha iyi anlamışsınızdır.Sądzę, że teraz już to rozumiecie.
Muhtemelen şimdi daha iyi anlamışsınızdır.Κατά τη γνώμη μου, ίσως λαμβάνετε την ιδέα τώρα.
Muhtemelen şimdi daha iyi anlamışsınızdır.Думаю, ви вже зрозуміли ідею.
Muhtemelen şimdi daha iyi anlamışsınızdır.Мисля, че може би схващате идеята сега.
Muhtemelen şimdi daha iyi anlamışsınızdır.اعتقد انك قد ادركت الفكرة الآن
Muhtemelen şimdi daha iyi anlamışsınızdır.これらの関数を初めて見ると
Müşteri edinmenin, onları tutmak ve büyütmekten pahalı olduğunu anlamışlardır.유지, 확대하는 비용보다 훨씬 크다는 점을 감안해서
Müşteri edinmenin, onları tutmak ve büyütmekten pahalı olduğunu anlamışlardır.جلب العملاء أكثر كلفة من الاحتفاظ بهم وزيادتهم.
Müşteri edinmenin, onları tutmak ve büyütmekten pahalı olduğunu anlamışlardır.そのため既存顧客からの売上を伸ばす方法を考えます
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..Cóż, wiecie już, o co chodzi.
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..Dobře... Máte představu.
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..그리고 또... 무슨 얘기인지 아시겠지요?
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..Und..nun, du verstehst schon
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..Você entendeu.
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..Vous saisissez l'idée.
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..Y bueno... usted consigue la idea.
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..Ну...ви розумієте.
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..Схванахте идеята.
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..טוב, אז אתם מבינים את התהליך...
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..جيد , فهمت الفكرة.
Nasıl olduğunu anlamışsınızdır..人は2本一組の染色体を23対持っています。
Neden açı-kenar-kenar denmediğini de zaten anlamışsınızdır, bu biraz gülünç olurdu.사람들이 ASS를 가지고 기하학 시간에 깔깔댈것인데,
Neden açı-kenar-kenar denmediğini de zaten anlamışsınızdır, bu biraz gülünç olurdu.Nie nazywa się to kąt bok bok z oczywistych powodów, ponieważ skrót wywoływałby chichot (angielski skrót:
Neden açı-kenar-kenar denmediğini de zaten anlamışsınızdır, bu biraz gülünç olurdu.В това видeо искам да разгледаме причините малко по-задълбочено.
Neden açı-kenar-kenar denmediğini de zaten anlamışsınızdır, bu biraz gülünç olurdu.لسبب واضح لأن الاختصار في حصص الهندسة سيجعل الناس يضحكون
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.Ich wette, es gab sehr wenige Leute, die wirklich verstanden, wovon ich redete.
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.Ik wed dat er heel weinig mensen waren die echt begrepen waar ik het over heb.
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.Je parie qu'il y a eu très peu de personnes qui ont compris de quoi je parlais.
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.필시 제가 뭔 소릴 하는지 이해한 사람은 극소수에 불과할 겁니다.
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.Pun pariu că au fost foarte puţini oameni care au înțeles cu adevarat despre ce vorbeam.
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.Raczej niewiele osób wie, o co tu naprawdę chodzi.
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.Scommetto che c'erano davvero poche persone che avevano capito davvero ciò di cui ora sto parlando
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.Szerintem nagyon kevesen voltak, akik igazán megértették amiről beszéltem.
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.Обзалагам се, че имаше много малко хора, които наистина разбраха за какво говоря.
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.Я уверен, очень мало кто тогда смог по-настоящему понять то, о чем я вам сейчас рассказываю.
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.אני מוכן להתערב שהיו מעט מאוד שבאמת הבינו על מה דיברתי.
Neden bahsettiğimi olsa olsa bir kaç kişi anlamıştır.أراهن ان قلة قد استطاعت ان تفهم مغزى ماأحدثكم عنه