anlamış ile cümle

anlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Feynman da bunu anlamıştı.E Feynman também percebeu isto.
Feynman da bunu anlamıştı.És Feynman ezt is értette.
Feynman da bunu anlamıştı.Et Feynman l'avait aussi compris.
Feynman da bunu anlamıştı.Feynman a înțeles și el acest lucru.
Feynman da bunu anlamıştı.Feynmann również to rozumiał.
Feynman da bunu anlamıştı.In tudi Feynman je razumel to.
Feynman da bunu anlamıştı.그리고 파인만도 이것을 이해하고 있었죠.
Feynman da bunu anlamıştı.Och Feynman förstod också detta.
Feynman da bunu anlamıştı.Og Feynman forstod også dette.
Feynman da bunu anlamıştı.Pochopil to aj Feynman.
Feynman da bunu anlamıştı.Und Feynman verstand dies ebenfalls.
Feynman da bunu anlamıştı.Và Feynman cũng hiểu điều này.
Feynman da bunu anlamıştı.Y Feynman también entendía esto.
Feynman da bunu anlamıştı.Και ο Φάινμαν επίσης το κατάλαβε αυτό.
Feynman da bunu anlamıştı.И Файнман също разбрал това.
Feynman da bunu anlamıştı.И Фейнман тоже понимал это.
Feynman da bunu anlamıştı.גם פיינמן הבין זאת.
Feynman da bunu anlamıştı.و فاينمان فهم ذلك أيضاً.
Feynman da bunu anlamıştı.彼は言いました 「世界は揺動によるものだという仮説を立てて
Fizik sezgilere aykırı olan şeyler nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır, kuantum mekaniği gibi.Fizica prefigurează cum să descoperim lucruri noi contraintuitive, cum ar fi mecanica cuantică.
Fizik sezgilere aykırı olan şeyler nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır, kuantum mekaniği gibi.Fizyka naprawdę rozjaśnia jak odkrywać coś przeczącego rozsądkowi, jak mechanika kwantowa.
Fizik sezgilere aykırı olan şeyler nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır, kuantum mekaniği gibi.Fysiikka on todellisuudessa sitä, että keksitään uusia epäintuitiivisia asioita, kuten kvanttimekaniikka.
Fizik sezgilere aykırı olan şeyler nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır, kuantum mekaniği gibi.Fysikken prøver virkelig at finde ud af at opdage nye ting der er kontraintuitive, ligesom kvantefysik.
Fizik sezgilere aykırı olan şeyler nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır, kuantum mekaniği gibi.물리학은 새로운 것을 어떻게 발견할지 생각하는 학문으로 직관에 의존하지 않습니다. 양자역학처럼 말이죠.
Fizik sezgilere aykırı olan şeyler nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır, kuantum mekaniği gibi.Natuurkunde is contra-intuïtieve dingen leren ontdekken, zoals kwantummechanica.
Fizik sezgilere aykırı olan şeyler nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır, kuantum mekaniği gibi.Vật lý là để khám phá ra điều mới lạ trái ngược lẽ thường, như vật lý lượng tử chẳng hạn.
Fizik sezgilere aykırı olan şeyler nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır, kuantum mekaniği gibi.הפיזיקה היא בעצם איך לגלות דברים חדשים שמנוגדים לאינטואיציה, למשל, מכניקת הקוונטים.
Fizik sezgilere aykırı olan şeyler nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır, kuantum mekaniği gibi.الفيزياء تعلِّمك فعلاً كيف تكتشف أشياءً جديدة من دون الحاجة إلى الحدس، مثل ميكانيكا الكم.
Fizik sezgilere aykırı olan şeyler nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır, kuantum mekaniği gibi.直感に反する 新しいものを 見つける方法なんです
Galiba bir şeyi yanlış anlamışsın.Je crois que vous avez mal compris quelque chose.
Galiba bir şeyi yanlış anlamışsın.Úgy érzem, valamit félreértett.
Galiba bir şeyi yanlış anlamışsın.Φαίνεται παρεξήγησες κάτι.
Galiba bir şeyi yanlış anlamışsın.اعتقد انك اخطأت الفهم
Geçerli verim eğimi böyle görünüyor. - umuyorum şimdi verim eğiminin ne olduğunu anlamışsınızdır. -現在の利回り曲線です。 そして、あなたが、少なくとも利回り曲線が何なのか、 理解している事を期待します。
Genel kuralı anlamışsınızdır.Also, die nächste eins--so dass ich glaube, Sie sehen das Muster.
Genel kuralı anlamışsınızdır.Então o próximo... então eu penso que você viu o padrão...
Genel kuralı anlamışsınızdır.Quindi il prossmino --- quindi penso che tu veda lo schema.
Genel kuralı anlamışsınızdır.И така следващият -мисля, че виждате образеца.
Genel kuralı anlamışsınızdır.لذا في العبارة التالية --اعتقد انك ترى النمط
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Beh, non è il mio TED wish, è il nostro, come avrete già capito.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Bueno, no es mi deseo TED, es nuestro deseo, pues todos estamos reunidos.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Cóż, nie jest to moje TED wish; to nasze życzenie, jak już zdążyliście wywnioskować.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Eh bien, ce n'est pas juste mon vœu TED; c'est notre vœu, comme vous en êtes déjà conscient.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Ei bine, nu este dorinţa mea TED; este dorinţa noastră, după cum aţi înţeles deja.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Es ist nicht mein TED-Wunsch. Es ist unser Wunsch, wie Sie bereits bemerkt haben.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Het is niet mijn TED-wens, het is onze wens, zoals je al had geraden.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Jamen det er ikke mit TED ønske; det er vores ønske, som I allerede har set.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Nos, igazán ez nem is az én TED-kívánságom, ez a mi közös kívánságunk.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.음, 이건 사실 TED 소원이 아니라, 우리 모두가 모인 이유인, 우리 모두의 소원 입니다.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Вообще-то, это не моё желание. Это наше желание, как вы уже поняли.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.Е, не е моето желание, а нашето желание, както вече сте разбрали.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.ובכן, זו לא משאלת TED שלי. זו המשאלה שלנו, כפי שכבר הבנתם.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.هي ليست أمنية تيد الخاصة بي , أنها أمنيتنا , بما أننا اجتمعنا هنا معا
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.私たちの願いは2部構成です
Görür görmez, senin olduklarını anlamıştım abla.Amikor megláttam ezt a ruhát, rögtön tudtam, hogy a tiéd.
Görür görmez, senin olduklarını anlamıştım abla.Dès que j'ai vu cette robe, j'ai su qu'elle était faite pour toi. Oh !
Görür görmez, senin olduklarını anlamıştım abla.منذ اللحظة التي رأيتها علمت انها لك اوني
Hala anlamis degiliz gezegenimizin dayanabileceginden cok daha hizli bir sekilde gidiyoruz.Ainda não percebemos que estamos a caminhar num ritmo mais rápido do que o planeta pode sustentar.
Hala anlamis degiliz gezegenimizin dayanabileceginden cok daha hizli bir sekilde gidiyoruz.En moins de 50 ans, nous l'avons modifiée plus profondément qu'au cours de toute l'histoire de l'humanité.
Hala anlamis degiliz gezegenimizin dayanabileceginden cok daha hizli bir sekilde gidiyoruz.우리는 아직도 우리가 지구가 견딜정도보다 더 빠르게 가고 있는지를 모릅니다.

İlgili Sayfalar