anladım ile cümle
anladım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Şimdi ATM makinesinin üzerinde neden Braille alfabesi olduğunu anladım, onu sürmek için.""Now I understand why there is Braille on a drive-up ATM machine."
Ve buna bir son vermek gerektiğini anladım.And I figured, this has to stop.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.So I figured that the problem is the solution.
Ve ben sabırlı sermayenin ne anlama geldiğini duygusal olarak geçen ay anladım.And I really understood what patient capital meant emotionally in the last month or so.
Tamam anladım şimdi ! sen işine bak istediğiniz zaman beni çağırabilirsinizOk, I got it ! go your work! You can call me any time
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.And I look down at my arm and I realize that I can no longer define the boundaries of my body.
Ve o anda, anladım ki artık hayatımın koreografı ben değildim.And in that moment, I knew that I was no longer the choreographer of my life.
O anda anladım ki; bu çocuk boş yere ölmüştü.At that moment, I understood that this child died for nothing.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.And I realized that, if they came out of combat, it would be because we led them well.
Anladım ki her birimiz yaptığımız en kötü şeyden daha fazlayız.I've come to understand and to believe that each of us is more than the worst thing we've ever done.
Ve biliyor musunuz, anladım ki o parçalara gerçekten zaman ayırmalıyım.And you know, I just find that I have to give those pieces of music real time.
Evet, şimdi zamanlamayı anladım.Yes, I understand the timing now.
Anladım.Ameliyatı yapın.I understand. Begin the surgery.
Oh, anladım.Oh, I see.
Bu yolculuktan döndüğümde hayatımda bir şeylerin eksik olduğunu anladım: Paylaşım.It left me feeling like something was missing from my life: sharing.
Evet, anladım!Yeah, I do!
Sonra yine anladım ki galaktik ailemin burada olduğunu biliyorum.And I realized then and there, I know my galactic family is here.
Hamlet'in demek istediğini anladım.At last I know what Hamlet meant.
Sonunda anladım. Biraz geç olsa bile.I've finally understood, even though it's a bit late.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.And I realize that mystery is the catalyst for imagination.
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?I realize that that blank page is a magic box, you know?
Ve oynamaya başladım, altı bin savaşın ardından, neden başarılı olduğunu anladım.And then I started to play it and six thousand battles later now I understand why it's successful.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım."qiu xi." Only much later did I realize that she had been saying "QC," or quality control.
O zaman anladım...I knew right then...
Tamam, şimdi anladım !Okay, now I get it !
Evet, anladım.Yes, I understand.
Anladım Bu gün iyi iş çıkardın -Bu gün iyi iş çıkardın.I understand
Peki, anladım.Yes, I understand.
Ne demek istediğini gayet iyi anladım.I know exactly what you mean.
Çünkü iki şey meydana geldi İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.One was that I realized, oh my gosh, I don't feel like that anymore.
Binanın ön yüzüne baktım -70 pencere vardı- ve yapmam gerektiğini anladım.Looking at the entire facade - there were 70 total windows - and I knew what I had to do.
Nasıl mı anladım?How did I get it?
Anında anladım öldüğünü.I knew immediately that she was dead.
Ve anladım.And I found out.
Anlamam çoook uzun sürdü, fakat anladım.It took me soooo long to find out, but I found out.
Ve anladım ki binanın kendisi zaten bir logoydu.And I understood that the building itself was a logo.
Ve onu hayal kırıklığına uğratmaya devam edeceğimi de anladım.And I also understood that I would keep disappointing him.
Şimdi anladımI've got it now
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.And as I played, I understood that there was a profound change occurring in Nathaniel's eyes.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.And I understood that this was the very essence of art.
Sonunda anladım.I figured it out.
Ama şimdi herşeyin yanlış olduğunu anladım ve seninle görüşebildim.But now I know that everything was wrong so I could meet you.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.And it turned out to be shame.
Utancın ne olduğunu, nasıl işlediğini bir nebze anladım.I kind of understood, this is what shame is, this is how it works.
Ben aslında bir sayborg olduğumu sonradan anladım.I only found out later in life that I'm a cyborg.
Anladım, pin pon maçını kaybetmişsin.I see, you lost your ping-pong game.
Anladım, benim yüzümden kaybettin.So it was my fault.
Diye kasıtlı olarak çalışıyor sanki. Bana pip verir. Sonra anladım.Then I understood.
Sonra anladım.Then I understood.
1986'da, hikayenin bir teması olması gerektiğini anladım.In 1986, I truly understood the notion of story having a theme.
Ve o an anladım kiAnd in that moment I understood that everything I had gone to Thailand to look for, to search for,
Elbette anladım.Of course I can.
Bu yolculuklar öncesinde lider olmayı gerçekten öğrenmediğimi anladım.I didn't really learn about leadership until I did these expeditions.
Anladım ki, işkolik değil, işkomikler.I figured, they're not workaholics. They're workafrolics.
Abi anlamadın mı hala ? anladım....You're saying... Do you understand, my silly brother? I understand...
Anladım, sen de unutma...I know, and you must remember that,
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, your temper... I've figured out how tiring it is.
O anda anladım ki, bir şansımız vardı.And then suddenly, I obviously knew at this point, there was a chance.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.Over the next few days, I began to realize that this quietness was not exceptional.
Yakın zamanda, işimin ne olduğunu anladım.Soon, it had occurred to me what my job was.
İlgili Sayfalar