anladım ile cümle

anladım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.Innerhalb der nächsten paar Tage dämmerte es mir, dass diese Stille nicht außergewöhnlich war.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.În zilele ce au urmat, aveam să realizez că această linişte nu era ceva neobişnuit.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.그후 몇일 동안 저는 그 적막이 예외적인 현상이 아니었음을 깨닫기 시작했습니다.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.Nei giorni successivi ho cominciato a rendermi conto che questa quiete non era un'eccezione.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.Nos dias que se seguiram, comecei a aperceber-me de que este sossego não era excecional.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.Przez następne kilka dni zdałam sobie sprawę, że ta cisza nie była niczym wyjątkowym.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.Selama beberapa hari berikutnya, saya mulai menyadari bahwa kesunyian ini tidaklah luar biasa.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.Trong vài ngày tiếp theo, tôi bắt đầu nhận ra rằng sự tĩnh lặng này không xuất sắc chút nào.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.A következő néhány napban kezdtem felfogni, hogy az a csend nem kivételes alkalom volt.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.Během dalších dnů jsem si uvědomila, že to ticho nebylo výjimečné.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.Μέσα στις επόμενες ημέρες άρχισα να συνειδητοποιώ πως αυτή η ησυχία δεν ήταν ασυνήθιστη.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.През следващите няколко дни започнах да разбирам, че тази тишина не е необикновена.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.Через кілька днів я почала розуміти, що ця тиша не є чимось винятковим.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.Через несколько дней я начала понимать, что нет ничего удивительного в молчании детей.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.במהלך הימים הבאים התחלתי להבין ששקט זה לא היה יוצא דופן.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.بعد عدة أيام، بدأت أستوعب أن هذا الصمت لم يكن استثنائيًّا.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.静かなのは そこだけではないのです 赤ちゃんが入所すると 最初の数時間は泣きます
Sonra yine anladım ki galaktik ailemin burada olduğunu biliyorum.Ž"½"¿"Ì"O"É T"¦"Ä"¢"é"±"Æ"ð
Sonra yine anladım ki galaktik ailemin burada olduğunu biliyorum.И я понял тогда, что моя галактическая семья здесь.
Sonra yine anladım ki galaktik ailemin burada olduğunu biliyorum.,והבנתי אז ועכשיו
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.A ukázalo sa, že je to hanba.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.A vyšlo mi, že to je stud.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Descobri que era a vergonha.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Ed ho scoperto che si trattava della vergogna.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Es stellte sich heraus, dass es Beschämung war.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Et j'ai découvert qu'il s'agissait de la honte.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Het bleek over schaamte te gaan.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Ilmeni, että kyseessä on häpeä.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Izkazalo se je, da je to sram.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Kiderült, hogy nem más, mint a szégyen.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.그런데 알고보니 그것의 정체는 수치심이었습니다.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Och tänkte, jag måste komma underfund med vad det här är för något och det visade sig vara skam.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Og det viste sig at være skam.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Okazało się, że jest to wstyd.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.S-a dovedit a fi ruşinea.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Và nó hóa ra là sự xấu hổ.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Yang ternyata adalah rasa malu.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Y resultó ser la vergüenza.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.Και κατέληξε να είναι η ντροπή.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.И оказалось, что это стыд.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.И се оказа срам.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.І виявилось, що це сором.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.והדבר הזה התגלה כבושה.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.واتضح أنه الإحساس بالخجل.
Sonuçta bunun utanç olduğunu anladım.恥というのは関係性喪失への怯えとして
Sonunda anladım.Alla fine capii.
Sonunda anladım. Çok yüksek sesle konuşuyordum.Percebi então que estava a falar alto demais.
Sonunda anladım.Ik kwam erachter waarom.
Sonunda anladım.Jag kom på det.
Sonunda anladım.J'ai alors compris.
Sonunda anladım ki, bir hayalin tek amacı gerçekleşmek değildir.Am ajuns să cred că a deveni realitate nu e singurul scop al unui vis.
Sonunda anladım ki, bir hayalin tek amacı gerçekleşmek değildir.He llegado a creer que la realización no es el único propósito de un sueño.
Sonunda anladım ki, bir hayalin tek amacı gerçekleşmek değildir.Ho iniziato a credere che diventare realtà non è il solo scopo di un sogno.
Sonunda anladım ki, bir hayalin tek amacı gerçekleşmek değildir.Ich bin zu der Überzeugung gekommen, dass es nicht der einzige Zweck eines Traumes ist, wahr zu werden.
Sonunda anladım ki, bir hayalin tek amacı gerçekleşmek değildir.Jag tror nu, att bli till verklighet är inte det enda syftet med en dröm.
Sonunda anladım ki, bir hayalin tek amacı gerçekleşmek değildir.J'en suis venue à croire que devenir réalité n'est pas la seule raison d'être d'un rêve.
Sonunda anladım ki, bir hayalin tek amacı gerçekleşmek değildir.저는 꿈이 실현되는 것만이 꿈의 유일한 목적이 아니라는 것을 믿게 되었어요.
Sonunda anladım ki, bir hayalin tek amacı gerçekleşmek değildir.Olen alkanut uskoa, että toteutuminen ei ole unelman ainoa tarkoitus.
Sonunda anladım ki, bir hayalin tek amacı gerçekleşmek değildir.Saya mulai percaya bahwa menjadi nyata bukanlah tujuan satu-satunya dari mimpi.
Sonunda anladım ki, bir hayalin tek amacı gerçekleşmek değildir.Tôi dần tin rằng một giấc mơ không nhất thiết phải trở thành hiện thực.

İlgili Sayfalar