anladım ile cümle
anladım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra anladım.Тоді я зрозумів.
Sonra anladım.ثم انني فهمت.
Sonra anladım.光の定期的なフラッシュ - 私は光を見た。 "昨日は----でしたか?"
Sonra, araştırdım, ve niye kendi kendime ispatlayamadığımı anladım. Çünkü, ispatı bayağı zor.Et puis je l'ai regardé et j'ai compris pourquoi je ne pouvais pas penser de la preuve, il est très impliqué.
Sonra, araştırdım, ve niye kendi kendime ispatlayamadığımı anladım. Çünkü, ispatı bayağı zor.Докато най-накрая си дадох сметка защо не съм успял да се сетя за доказателството - то е доста заплетено
Sonra, araştırdım, ve niye kendi kendime ispatlayamadığımı anladım.E então pesquisei e apercebi-me porque não conseguia deduzir a prova.
Sonra, araştırdım, ve niye kendi kendime ispatlayamadığımı anladım.Y finalmente lo abandoné porque no pude encontrar la demostración.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.De komende dagen drong het tot me door dat deze stilte niet uitzonderlijk was.
Sonraki birkaç günde anladım ki, bu sessizlik olağan değildi.En los siguientes días empecé a darme cuenta de que este silencio no era excepcional.
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.Alors, il y a une explication plus simple et "Oh Oui, je comprends ça"
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.Atunci, să folosim o explicaţie mai simplă. Apoi urnează ceva mai simplu, şi da, am înţeles.
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.Da ist die einfachere Erklärung und, oh ja, jetzt hab ich's kapiert.
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.Entonces hay una más simple y, oh sí, entiendo eso.
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.Há uma mais simples e, essa sim, eu percebo.
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.더 단순한 걸 보여주면 '아, 그건 저도 이해하겠어요.'
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.Poi ce n'è una più semplice e, oh sì, l'ho capito.
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.Spróbujmy więc prościej: kiedy wyjaśnienie jest mniej zawiłe, nagle wszystko rozumiemy.
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.И вот после этого: "Да, я понимаю."
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.После има по-просто, и -- о, да, разбирам.
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.ואז יש הסבר פשוט יותר ו- אה, כן, את זה אני מבין.
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.ثم هناك شرح أبسط ، نعم ، أنا أفهم ذلك.
Sonra daha basit olan bir taneyi gösteriyoruz ve evet bunu anladım diyor.そのボタンを押したところを記録して 理解してもらえた というわけです
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Jag insåg först senare att det han gav mig var mat för hela hans familj i två dagar.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.저는 나중에야 그가 저에게 먹여준 음식이 그의 가족 전체가 이틀동안 먹을 음식이었다는 것을 알았습니다.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Mai târziu am înțeles că acea mâncarea a fost hrana pe două zile pentru întreaga familie.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Pas later besefte ik dat dat het hele rantsoen voor twee dagen was voor zijn hele familie.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Później zrozumiałem, że zjadłem dwudniowe zapasy żywności dla całej rodziny.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Solo dopo mi sono reso conto che quello che mi aveva dato era cibo di due giorni per tutta la sua famiglia.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Sólo más tarde me di cuenta de que esa era la comida para alimentar a su familia por dos días.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Später erst bemerkte ich, dass, was ich gegessen hatte, zwei Tagesrationen seiner ganzen Familie entsprach.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Αργότερα κατάλαβα ότι το φαγητό μου ήταν το φαγητό που θα έτρεφε όλη την οικογένειά του για δύο μέρες.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.По-късно разбрах, че това, с което ме нахрани беше храната за цялото семейство за два дена.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Тільки пізніше я зрозумів, що їжа, якою він мене пригостив, була їжею для всієї його сім"ї на два дні.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Уже позже я понял, что это угощение было двухдневным запасом еды для всей его семьи.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.רק מאוחר יותר הבנתי שמה שהוא נתן לי היה המזון ליומיים עבור כל משפחתו.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.أدركت ﻻحقاً أن ما أطعمني إياه هو طعام أسرته كاملة ليومين.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.彼の全家族の食事の2日分でした この寛容な深い恵みが
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Al final me di cuenta de que trataba de alimentarme con un pingüino.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.A potom mi došlo, že sa ma snaží nakŕmiť tučniakom.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.A tak mi došlo, že ona se mě snaží nakrmit tučňákem.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Aztán rájöttem, hogy megpróbál pingvinnel etetni.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Då förstod jag att hon försökte mata mig med en pingvin.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Dan besef ik dat ze me een pinguïn probeert te voeren!
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.E fez-se luz em mim de que ela me estava a tentar alimentar com um pinguim.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Infine ho capito che cercava di nutrirmi con un pinguino.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.J'ai compris qu'elle voulait me nourrir avec un manchot.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.그리고 이 모든것은 그녀가 저에게 펭귄을 먹이려고 하는 것 처럼 보였습니다.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Og det gik op for mig, at hun prøver på at fodre mig med en pingvin.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Pojąłem, że próbuje mnie nakarmić.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Saya sadar bahwa dia berusaha untuk memberi saya seekor penguin.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Şi-atunci mi-am dat seama că ea încearcă să mă hrănească cu un pinguin.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Sitten ymmärsin, että se yritti syöttää pingviiniä minulle.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Und dann dämmerte es mir, dass sie versuchte, mich mit einem Pinguin zu füttern.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Và tôi có ý nghĩ là cô nàng đang cố bắt cho tôi một con chim cánh cụt.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.И ми стана ясно, че тя се опитваше да ме нахрани с пингвин.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.І тоді я зрозумів, що вона хоче згодувати мені пінгвіна.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.Я понял, что она пытается накормить меня пингвином.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.ולפתע הבנתי שהיא מנסה לתת לי לאכול פינגווין.
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.ومن ثم اقتربت مني وحاولت اطعامي البطريق
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.私のところにきてペンギンを放す理由が 他にあるでしょうか?