anladım ile cümle
anladım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Neredeyse onun hepsini anladım.I almost understood it all.
Sanırım ne söylemeye çalıştığını sonunda anladım.I think I've finally understood what you were trying to say.
"Sanırım her şeyi anladım ama tamamen emin değilim." dedi Tom."I think I understood everything," Tom said, "but I'm not absolutely sure."
Çok iyi anladım.I understood very well.
Şimdi anladım, Tom.I've got it now, Tom.
Sanırım her şeyi anladım.I think I've understood everything.
Ben seni yanlış anladım.We misjudged you.
Ben onları yanlış anladım.I've misjudged them.
Ben onu yanlış anladım.I've misjudged him.
Senin İbranice konuşmandan sadece iki kelime anladım.From your conversation in Hebrew, I caught only two words.
Ben o metni anladım!I understood that text.
Ben bunu anladım.I've figured it out.
Sonunda anladım.I finally got it.
Ben mesajı anladım.I understood the message.
Birden onların ne yaptığını anladım.Suddenly I understood what they had done.
Seni doğru anladım mı?Did I get you right?
Artık benimle konuşmak istemediğini nihayet anladım.I've finally understood that you don't want to talk to me anymore.
Anladım, bu yüzden saçmalık yok, değil mi?I got it, so no bullshit, okay?
Ben sonuncusu hariç çapraz bulmacada her kelimeyi anladım.I figured out every word in the crossword puzzle except the last one.
Ben onu anladım.I just figured it out.
Üzgünüm, yanlış anladım.I'm sorry, I misunderstood.
Sözcükler olmadan bile duygularını ve düşüncelerini anladım.I understood your feelings and thoughts even without words.
Sözcükler bile olmadan onun duygularını ve düşüncelerini anladım.I understood her feelings and thoughts even without words.
Bana söylediğin her şeyi anladım.I understood everything that you said to me.
Bana dediğin her şeyi anladım.I understood everything that you said to me.
Ben Tom'u yanlış anladım.I misunderstood Tom.
Ben seni anladım.I did understand you.
Sonunda vampirlerin var olduğunu anladım.I finally realized that vampires exist.
Tom'un bakış açısını anladım.I understood Tom's point of view.
Bütün o şeyleri anladım.I understood all that stuff.
Kısa süre içinde onun ne olduğunu anladım.I soon realized what it was.
Seni her zaman anladım.I've always understood you.
Belki de yanlış anladım.Maybe I have it wrong.
Tom'un söylediği her şeyi anladım.I understood everything Tom said.
Ben onu doğru anladım.I got it right.
Bunu anladım.I figured it out.
Sadece bir şeyi yanlış anladım.I only got one thing wrong.
Neredeyse her şeyi yanlış anladım.I got almost everything wrong.
Onu yanlış anladım, değil mi?I got it wrong, didn't I?
İlk başta, Tom kızgın görünüyordu, ama sonra sadece endişeli olduğunu anladım.At first, Tom seemed angry, but then I realized he was just worried.
İlk başta, Tom'un kızgın olduğunu düşündüm, ama sonra sadece endişeli olduğunu anladım.At first, I thought Tom was angry, but then I realized he was just worried.
Peki, anladım.Well, I understood.
En sonunda ne dediğini anladım.At last I understand what you are saying.
Bir sıkıntı olduğunu anladım hemen.I immediately knew something was wrong.
Çok geçmeden bir şeylerin değiştiğini anladım.I soon realized that something had changed.
Shailene'in ses sınavının on ya da on beş saniyesinde, onun Hazel olduğunu anladım.Within ten or fifteen seconds of Shailene's audition, I knew she was Hazel.
Onu ekranda gördüğümde büyük olacağını anladım." dedi.Only when I saw it in the monitor did I know it would be big."
Artık bundan sonra Diyarbakırspor’a daha fazla katkımın olmayacağını anladım.I swear to you that you will have no further unpleasantness because of me.
ROGER: Son mesajını tamamen anladım."No, no. I understand your message.
Ancak, o onun için zor olduğunu daha sonra anladım.But he soon found that it was very difficult to get them for her.
Şimdi Tanrı'dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin."(CEV) "For God loved the world so greatly that he gave the only Son."
Buranın kıymetini daha iyi anladım.More accolades for his work can be seen here.
Çok çetin bir dönemden geçtiğimizi anladım.I went through a hard time.
Kayıtları yeniden dinlediğimde, onun yeniden ne kadar özel bir sanatçı olduğunu anladım."Listening back to the sessions, it really brought home to me what a special player he was."
Fife aksanının olduğunu anladım.I picked up her Fife accent.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.A few minutes later when I looked again and saw the second tower burning, I knew we were at war.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.I understood that in its suffering, the Islamic world had been crying out.
İşte o zaman aileme geri dönüp gerçekten kim olduğumuzu araştırma zamanının geldiğini anladım.And I went back to my family. To look at who really they were.
Ve böylece hepsine ait olduğumu anladım.It is like I belong to all of them at once.
Şimdi anladım...geyler.- Okay, so they're gay.
İlgili Sayfalar