anladım ile cümle
anladım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birkaç ay geçtikten sonra onun farklı olduğunu anladım.Po paru miesiącach zdałam sobie sprawę, że różnił się od innych.
Birkaç ay geçtikten sonra onun farklı olduğunu anladım.Und nach ein paar Monaten wurde mir klar, dass er anders war.
Birkaç ay geçtikten sonra onun farklı olduğunu anladım.Và sau một vài tháng, tôi nhận ra rằng em khác biệt.
Birkaç ay geçtikten sonra onun farklı olduğunu anladım.Αφού πέρασαν κάποιοι μήνες, κατάλαβα ότι ήταν διαφορετικός.
Birkaç ay geçtikten sonra onun farklı olduğunu anladım.Но через несколько месяцев я поняла, что он — другой.
Birkaç ay geçtikten sonra onun farklı olduğunu anladım.Проте, через декілька місяців я усвідомила, що він не такий як усі.
Birkaç ay geçtikten sonra onun farklı olduğunu anladım.След налколко месеца, осъзнах, че той е различен.
Birkaç ay geçtikten sonra onun farklı olduğunu anladım.ואחרי חודשים מספר הבנתי שהוא שונה.
Birkaç ay geçtikten sonra onun farklı olduğunu anladım.وبعد اشهر قليلة مرت أدركت انه مختلف.
Birkaç ay geçtikten sonra onun farklı olduğunu anladım.弟が普通でないと気づきました 彼はいっぱい叫んでいたのです
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Cuando miré de nuevo un par de minutos después y vi quemarse la segunda torre, supe que estábamos en guerra.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Enkele minuten later toen ik weer keek en de tweede toren zag branden, wist ik dat we in oorlog waren.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Gdy po chwili wyjrzałem ponownie, zobaczyłem, jak płonie druga. Zrozumiałem, że to wojna.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.몇 분 뒤 다시 내다보았을때 두번째 건물이 불타고 있었고 전 그제서야 전쟁이 일어났다는걸 깨달았습니다.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Minutos depois, quando voltei a olhar e vi a segunda torre a arder, percebi que estávamos em guerra.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Muutaman minuutin kuluttua, nähtyäni toisen tornin palavan, tiesin, että olimme sodassa.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Pár perccel később pedig láttam a másik torony lángjait. Tudtam, hogy hadban állunk.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Несколько минут спустя, когда я взглянул снова и увидел вторую башню горящей, я знал, что мы на войне.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.След няколко минути, когато погледнах отново и видях втората кула да гори, си знаех, че сме във война.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.כעבור כמה דקות, כשהבטתי שוב וראיתי שהמגדל השני בוער, ידעתי שאנו במלחמה.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.بعد دقائق قليلة لاحقاً عندما نظرت مجدداً ورأيت البرج الثاني يحترق، عرفت بأننا في حرب.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.二番目のタワーも燃えているのが見え、私たちが戦場にいるのだとわかりました グランドゼロの瓦礫のただ中で、私は理解しました
Biz kökleri anladım, bunu neye benzediğini anladım.Abbiamo capito le radici, abbiamo capito com'e' fatta.
Biz kökleri anladım, bunu neye benzediğini anladım.그래프가 어떻게 생겼는지도 알아보았습니다
Biz kökleri anladım, bunu neye benzediğini anladım.Намерихме корените, намерихме как изглежда.
Biz kökleri anladım, bunu neye benzediğini anladım.現在どのような場合は、x の f が知りたいのではなく
Biz zaten hipotenüs olduğunu anladım yan pembe yazdı.Abbiamo già capito che l'ipotenusa è il lato che ho disegnato in rosa.
Biz zaten hipotenüs olduğunu anladım yan pembe yazdı. Bu yüzden teta kosinüs ne eşittir anlamaya hazırsınız.Якщо б мова йшла про той кут, то ось ця зелена сторона могла б бути протилежною, а ця жовта - прилеглою.
Biz zaten hipotenüs olduğunu anladım yan pembe yazdı.Wiemy już że Przeciwprostokątna to ten bok, który zaznaczyłem na różowo.
Biz zaten hipotenüs olduğunu anladım yan pembe yazdı.Ya habíamos dicho que la hipotenusa es ese lado, que está de color rosa.
Böyle bir sergi sayesinde MoMA'daki 13 yılım boyunca düşündüklerimi daha da iyi anladım. Ben İtalyanım.Một buổi triển lãm như vậy, giúp tôi hiểu nhiều hơn về mọi chuyện trong 13 năm từ khi tôi đến MoMA.
Böyle bir sergi sayesinde MoMA'daki 13 yılım boyunca düşündüklerimi daha da iyi anladım.Wystawa sprawiła, że zrozumiałam jeszcze więcej od ostatnich 13 lat, odkąd znalazłam się w MoMA.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Am concluzionat că soluția era chiar problema.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Considero que el problema es la solución.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Così ho capito che il problema è anche la soluzione.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.E percebi que o problema era a solução.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.És rájöttem, hogy a probléma a megoldás.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Ich kapierte, dass das Problem die Lösung ist.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Ik dacht bij mezelf: het probleem is tevens de oplossing.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Jadi menurut saya masalah ini juga sekaligus merupakan solusi.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Je me suis rendu compte que le problème est la solution.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.문제가 곧 해결책이라는 것도 깨달았습니다.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Napadlo ma, že problém je riešením.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Přišel jsem na to, že problém je řešením.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Så jag insåg att problemet är lösningen.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Tôi nhận ra rằng vấn đề chính là giải pháp.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Uznałem, że problem jest tu rozwiązaniem.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Έτσι κατάλαβα ότι το πρόβλημα είναι η λύση.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Открих, че проблемът всъщност е решението.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.Я понял, что в проблеме заключено решение.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.וחשבתי, זה חייב להיפסק. אני חשבתי שהפתרון הוא בבעיה.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.وتوصلت إلى أن المشكلة هي الحل.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.我後來發現問題嘅癥結係解決嘅關鍵
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.私たちが口にする 食べ物が問題であり またその答えでもあります
Böylece tabi ki anladım.Alors bien sûr, j'ai compris.
Böylece tabi ki anladım.Am înțeles asta.
Böylece tabi ki anladım.E allora, sì, compresi.
Böylece tabi ki anladım.저 또한 그걸 알고 있었습니다.
Böylece tabi ki anladım.Natürlich verstand ich.
Böylece tabi ki anladım.Natuurlijk begreep ik het.