anladı ile cümle

anladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Buradan Almanya'ya gidilemeyeceğini anladılar.Δεν μπορώ να φτάσω στη Γερμανία.
Onu ekranda gördüğümde büyük olacağını anladım." dedi.Ήξερα ότι θα γινόταν μεγάλο όταν το έγραφα».
Fakat amcası Sencer ile bir anlaşmaya girmesinin elzem olduğunu anladı.Αλλά η σύζυγός του κατάλαβε ότι δεν μπορούσε να δεσμευτεί ολοκληρωτικά με το εγχείρημα.
Yabgu bunu görünce çocuğun kutlu olduğunu anladı.Όταν το άνοιξε, είδε το παιδί να κλαίει.
Cüce Mime bunun ne olduğunu anladığı için korkudan yere yığılır.Μέσω της εκφοράς του λόγου συνειδητοποίησε το Είμαι.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.Όταν ξέρω οτι σας έκανα χαρούμενους.
Ama onlar dalga geçildiğini anladığında onun istediklerini yapmaya yanaşmazlar.Θέλει να της δείξει με τη στάση του ότι δεν πρόκειται να της επιτρέψει να κάνει ότι θέλει.
Seni anladığımı düşündüm.Νόμισα ότι σε κατάλαβα.
Şimdi Tanrı'dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin."Nu ved jeg, at du frygter Gud og end ikke vil nægte mig din eneste søn."
Marge, "özel küçük adam"ını anladığını ifade etmiş ve pek çok olayda onu savunmuştır.Marge har udtrykt forståelse for hendes "specielle lille fyr", og har forsvaret ham ved mange lejligheder.
Anladın mı?"Kan du fatte det?”
Pythagoras, titreşimli telin uzunluğu ile ürettiği müzikal tonun ilişkisini anladı.Pythagoras opdagede også forholdet mellem harmoniske toner i musikken.
Kayıtları yeniden dinlediğimde, onun yeniden ne kadar özel bir sanatçı olduğunu anladım.""Så snart jeg havde læst manuskriptet vidste jeg, det var ret specielt.
Ancak, o onun için zor olduğunu daha sonra anladım.Dette ophold viste sig senere at have været meget vigtigt for ham.
Anladığımı düşünüyorum.Jeg tror jeg forstår.
Şimdi Tanrı'dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin."For nå vet jeg at du frykter Gud, siden du ikke har spart din eneste sønn for meg.»
Kral da direnişin imkânsız olduğunu anladı.Både kongen og regjeringen innså at fortsatt motstand var nytteløst.
Hiçbirinde de Bismarck'ın izine rastlanılamayınca Bismarck'ın Atlantik'e doğru seyrine başladığını anladılar.Etter at attentatet sviktet ble Bismarcks forbindelser til attentatet oppdaget.
Ancak şu an anladığımız anlamda kullanımı Albert Jones tarafından New York'ta gerçekleşir.Patentet ble utstedt til Albert Jones i New York City.
Çok çetin bir dönemden geçtiğimizi anladım.Han møtte harde tider.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.De syntes dette var så komisk at de lo hjertelig ved synet av henne.
Ancak, o onun için zor olduğunu daha sonra anladım.Det skulle senere vise seg å være vanskelig.
Pythagoras, titreşimli telin uzunluğu ile ürettiği müzikal tonun ilişkisini anladı.Pythagoras oppdaget også forholdet mellom harmoniske toner i musikken.
Yanılmış olduğumuzu biraz sonra anladık.Imidlertid har man funnet ut at de ikke tok feil likevel.
Elvira, Ottavio ve Anna maskelerini çıkarırlar ve nelerin olduğunu simdi iyi anladıklarını açıklarlar.Elvira, Ottavio and Anna membuka topeng mereka, mengatakan bahwa mereka mengetahui semuanya.
Buranın kıymetini daha iyi anladım.Tapi saya lebih memperhatikan ajang penghargaannya.
ROGER: Son mesajını tamamen anladım.Ja jera Nya ^ Lihat artikel IAST.
Çok çetin bir dönemden geçtiğimizi anladım.Ternyata kejadian itu berakibat panjang.
Shailene'in ses sınavının on ya da on beş saniyesinde, onun Hazel olduğunu anladım.Trong chưa tới 10 hay 15 giây trong lần thử vai của Shailene, tôi biết ngay cô ấy chính là Hazel."
Onu ekranda gördüğümde büyük olacağını anladım." dedi.Lúc thấy trên màn hình, tôi biết nó sẽ gây ấn tượng lớn."
Anladın mı?"Biết không!".
Shun Bunu anladığında Skyress evrim geçirir ve Storm Skyress'e dönüşür.Sau đó Skyress tiến hóa thành Storm Skyress.
ROGER: Son mesajını tamamen anladım.Thu kể hết chuyện cho Hảo nghe.
Ege Çubukçu) Anladım (Feat.Vô Trụ Đạo Hiểu (zh.
Felsefe, bugüne dek anladığım yaşadığım gibisi, yüksek dağda, buz içinde gönüllü yaşamaktır.”Muôn duyên thay đổi nào còn việc, tháng năm phòng núi lạnh như băng..."
Anne: Hayır, sana söylüyorum, hayır. Tanımadığımız yabancı bir kızı bu eve yemeğe getiremezsin anladın mı?Ở đây, cậu tình cờ gặp một nữ tiếp viên hàng không từng quen trong một chuyến bay cách đây vài năm.
"'Şerefli ikincilikler' ne demekmiş anladım".“Tùng Dương đoạt 2 giải Cống hiến”.
Sonradan, çekimler sırasında hamile kaldığını anladı: "Her çekim sonrasında soluksuz kaldım.Dù vậy, bà chia sẻ cùng Oprah rằng mình đã mang thai trong thời gian đó: "Tôi không thể thở sau mỗi cảnh quay.
Kale halkı bu sözleri duyunca korkuya kapılıp, yapacak birşeyleri olmadığını anladı.Khi nghe giọng nói của họ, tôi nhận ra họ đang sợ hãi và không biết phải làm gì.
Bunu çocukken izlediğim filmlerden bir milyon kez anladım.Hala anlıyorum."Tôi được trở thành một phần của bộ phim thuộc thể loại tôi rất thích xem hồi còn nhỏ," cô nói.
Bazı kişiler karşısındakinin yalan söyleyip söylemediğini anladığına inanırlar.Năng lực của anh là có thể nhận biết người nào đó nói dối hay không.
Ama şarkılar özgürlük hakkında değil, aslında benim anladığımla ilgili.Đó không phải là những bài hát cho những kẻ yếu mềm, mà thay vào đó là những bài ca về sự can trường.
ROGER: Son mesajını tamamen anladım.レッダー 最終話に登場。
Shailene'in ses sınavının on ya da on beş saniyesinde, onun Hazel olduğunu anladım.シャイリーンのオーディションにかかった時間は10秒か15秒だったと思うけど、僕は彼女こそヘイゼルだと思ったよ。
McPherson, "Biz, bunun Lost'a yaratıcı bir son vermenin tek yolu olduğunu anladık." dedi.マクファーソンは「我々は『LOST』が適切で創造的な結論を得るための唯一の方法だと感じた」と述べた。
Ancak, o onun için zor olduğunu daha sonra anladım.後にそれは、大変な苦労をしてきたせいだと分かった。
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.光に当たると効果は無くなる。
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.そうしてみると面白いことが分かった。
Buradan Almanya'ya gidilemeyeceğini anladılar.両親はドイツから出国できなかったという。
Boombah'nın söylediklerini anladığını iddia eder.パンダさんが何か言いたいようです。
Anne: Hayır, sana söylüyorum, hayır. Tanımadığımız yabancı bir kızı bu eve yemeğe getiremezsin anladın mı?この見知らぬ世界で思いがけない出逢いがあるとも知らずに…。
Kanalı kontrol işlevi: Söylediklerimi anladın mı?キャッチコピーは「あなたは知っていましたか?
Yanılmış olduğumuzu biraz sonra anladık.これが後に誤りだったことが分かった。
Fakat, her şeyi yanlış anladığı ortaya çıkacaktır, zira kraliçe aslında sıradan bir oyuncudur.ストーリーが進むと正体はギルナ王女アイシャであることが明らかになるが、男性リターナー扱いとなっている。
Gerçekte ise burada kış ve yaz mevsimleri, bizim anladığımız şekilde yoktur.繁殖期については初夏と冬である、定まっていない、などの説がある。
Bauer Marx ve Engels'in onun söylemek istediklerini yanlış anladıklarını iddia etti.鲍威尔称马克思和恩格斯误解了自己的说法。
Sorunları hemen anladı ve meydan okumayı kabul etti."他感受到了挑战,并积极应对”。
Şimdi Tanrı'dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin."现在我知道你是敬畏神的了,因为你没有将你的儿子,就是你的独生的儿子,留下不给我。
Yıllar sonra anladım gerçeği: O adlar (benim kendi adım dışında) ne güzel adlarmış."一、作是念:『我不如實知,若善,若不善,及四聖諦。
Ama şarkılar özgürlük hakkında değil, aslında benim anladığımla ilgili.这首歌曲不是关于自由,而是关于Gaga自己对于她们的感同身受。
İlgili Sayfalar