anladı ile cümle
anladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
ROGER: Son mesajını tamamen anladım.帝報聞,然意終不釋。
Ege Çubukçu) Anladım (Feat.菩達牙(大覺佛陀)。
Anladın mı?"아시겠죠?"
Fakat bu fobi, genellikle çocuklar banyonun kötü bir şey olmadığını anladıklarında ortadan kalkar.그러나 두려움은 어린이들에게 일반적으로 나타나는 일이므로 그들은 목욕이 두려워 할 일이 아니라는 것을 배워야 한다.
Shailene'in ses sınavının on ya da on beş saniyesinde, onun Hazel olduğunu anladım.우들리의 오디션에 걸린 시간은 10초 또는 15초였다고 생각하지만, 나는 그녀야말로 헤이즐과 적역이였다고 생각해요.
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.이것이 끊어지면 빛을 낼 수 없다.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.그 모든 것을 경험했던 것이 기쁘고 엄청 재미도 있었다.
Gerçekte ise burada kış ve yaz mevsimleri, bizim anladığımız şekilde yoktur.예를 들면 겨울과 여름이 오는 시기를 정확히 계산할 수 없는 것과 같은 이치이다.
Yazdıklarından anladığımız kadarıyla takipçileri yalnızca bu bakire kadınlar değildi.당대의 여느 종교인들이 그러했듯 삭소는 여성을 성적 존재로밖에 여기지 않았다.
Anne: Hayır, sana söylüyorum, hayır. Tanımadığımız yabancı bir kızı bu eve yemeğe getiremezsin anladın mı?“여유만만 (2TV, 3월31일) 당신이 몰랐던 주거 공간에 숨겨진 비밀”.
Çok çetin bir dönemden geçtiğimizi anladım.지루한 일상을 보내는 있다고 생각한다.
Filmden sonra Lopez ünlü bir film yıldızı olmak istediğini anladı.אחריי שסיימה להצטלם לסרט לופז ידעה שהיא רוצה להיות כוכבת קולנוע מפורסמת.
Anladın mı?"הבנת?"
Elvira, Ottavio ve Anna maskelerini çıkarırlar ve nelerin olduğunu simdi iyi anladıklarını açıklarlar.אלווירה אנה ואוטאביו, ללא המסכה, אומרים כי הם יודעים הכל.
Ama bana kal dediğinde gitmek zorunda olduğumu anladım." der."שאלתי את אבא שלי אם הוא חושב שאני צריכה ללכת.
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.ואמרו, שבחלונותיו לא כבה האור מעולם.
Bunları gördükten sonra çocuklar üzerinden anlatmanın filmim için önemli olacağını anladım."אני אצטרך לראות את הסרט כדי לדעת למה הוא זקוק".
Boombah'nın söylediklerini anladığını iddia eder.לודנדורף ידע על מה הוא מדבר.
Artık orduda kalamayacağını anladığından 1831'de istifa etti.בשנת 1833 פרש מהצבא, לאחר שחש שאין בכוחו להמשיך ולשרת.
Ama şarkılar özgürlük hakkında değil, aslında benim anladığımla ilgili.היא אמרה שהשיר לא על חופש אלא על כך שהיא הבינה את רגשותיהן של אותן הנשים.
Sonraki gün öleceğini anladığı için Eragon'a onun da eskiden bir Ejderha Süvarisi olduğunu söyler.בידיעה שהוא עומד למות, ברום מגלה לאראגון שהוא עצמו היה פעם רוכב דרקונים.
Thrór buranın da ele geçirildiğini anladığında ve terk etmeye kalkıştığında artık çok geç kalmıştı.כשהם מבינים שמורין באמת נרצחת, כבר היה מאוחר מידי.
Yabgu bunu görünce çocuğun kutlu olduğunu anladı.כשהיא נוגעת בכתפיו, נראה כי הילדה סולחת לו.
Yanılmış olduğumuzu biraz sonra anladık.אבל צריכים להודות שטעינו.
Onu doğru anladım mı?הבנתי את זה נכון?
İkinci defa üzerinden geçtiğinizde, bir-iki nokta hariç anladığınızı düşünürsünüz.(Когато опиташ втори път, ще разбереш, че знаеш доста.)
Bir keresinde iyice sinirlendim ve arkadaşlarım bu kadar üzerime gelmemeleri gerektiğini anladılar.Да, има моменти, когато се чувствах много ядосан към децата си и дори чувствах, че мога да ги нараня.
Yabgu bunu görünce çocuğun kutlu olduğunu anladı.Когато той го взема на разходка, детето е щастливо.
Anne: Hayır, sana söylüyorum, hayır. Tanımadığımız yabancı bir kızı bu eve yemeğe getiremezsin anladın mı?Водещ: „Навлизате в безбрежен метрополитен град, какъвто никога не сте виждали.
Bu sayım bittikten sonra Zwolle'liler Kampen'lilerin kendilerinden intikam aldıklarını anladılar.Когато тези дарове бъдат изядени от горски животни се приема че Локо ги е приел.
Sadece birkaç kişi beni anladı.Само няколко души ме разбраха.
5 Mart 3019: Hobbitler Kara Kapı'ya geldiler ancak Kapı'yı geçemeyeceklerini anladılar.5. ožujka: Frodo i Sam dolaze do Crnih Dveri i shvaćaju da ih ne mogu prijeći.
Yanılmış olduğumuzu biraz sonra anladık.Kasnije je izjavila da je pogriješila što je to učinila.
Kısa sürede bunun kolay bir iş olmadığını anladılar ve geçim sıkıntısına düştüler.Brzo je postalo jasno da to neće ići glatko i bez problema.
Boombah'nın söylediklerini anladığını iddia eder.Da je režirao Bambija, znate što?
15 yaşında anladım insanların ne mal olduğunu.V päťdesiatke som poznal vôľu nebies.
Yanılmış olduğumuzu biraz sonra anladık.Šele kasneje so ugotovili, da so pravilne.
Bu doğrultuda ışınların parçacıklı yapıda olduklarını anladı.To ga je pripeljalo do zaključka, da so katodni žarki sestavljeni iz delcev.
Bunları gördükten sonra çocuklar üzerinden anlatmanın filmim için önemli olacağını anladım."Parašiau, nes manau, kad reikia plačiau papasakoti ateities kartoms apie šį žmogų“.
Sonraki gün öleceğini anladığı için Eragon'a onun da eskiden bir Ejderha Süvarisi olduğunu söyler.Tačiau vėliau, prieš pat savo mirtį, Bromas atskleidžia Eragonui, jog ir jis kadaise buvo drakono raitelis.
Ama şarkılar özgürlük hakkında değil, aslında benim anladığımla ilgili.Atlikėjai dainavo ne pagal gyvą, o pagal įrašytą muziką.
O zaman tapınakta bir görüm gördüğünü anladılar.Ka nad mõistsid, et ta oli templis näinud nägemust.
Yanılmış olduğumuzu biraz sonra anladık.Juba nädalapäevad hiljem sai selgeks, et see oli viga.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.Seejärel nad avastasid, et vaatajatele oli see huvitav.
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.Valgustusele jõudmata pole võimalik sellest ringlusest vabaneda.
Birini anladığınız zaman diğerini halletmek kolay olur.Teades ühte, on võimalik leida teine.
Thrór buranın da ele geçirildiğini anladığında ve terk etmeye kalkıştığında artık çok geç kalmıştı.Kui inimesed saavad aru, et neid on petetud, siis on juba liiga hilja.
Buranın kıymetini daha iyi anladım.Otselink väärtuse juurde.
0.53 mol oldugunu anladik.그리고 그만큼의 산화철은 0.53 몰이라는 것을 알아냈죠.
0.53 mol oldugunu anladik.Eisen(III) Oxid sind. Und wir haben herausgefunden, es sind 0,53 Mol
0.53 mol oldugunu anladik.I dowiedzieliśmy się że to 0.53 mola.
0.53 mol oldugunu anladik.Y averiguamos su 0.53 moles.
0.53 mol oldugunu anladik.Και βρήκαμε ότι είναι 0,53 moles.
0.53 mol oldugunu anladik.І ми порахували, що це 0.53 моль.
0'da 8 sıfır kere var, 0 çarpı 8 -anladınız.0-ban a 8 az 0, 0-szor 8 - ezt már értheted.
0'da 8 sıfır kere var, 0 çarpı 8 -anladınız.8은 0에 0번 들어가고, 0 곱하기 8은.. 뭐 무슨 얘긴지 알겠죠?
0'da 8 sıfır kere var, 0 çarpı 8 -anladınız.8 se vejde do 0 nulakrát. 0 krát 8 je 0.
0'da 8 sıfır kere var, 0 çarpı 8 -anladınız.8....už vieš 0 .
0'da 8 sıfır kere var, 0 çarpı 8 -anladınız.8 отива в 0 нула пъти, 0 пъти по 8-схващате идеята.
15.25'in hatalı olduğunu nerden anladım? yaptığım şey mantık hesaplamasıydı.15.25가 틀렸는지 어떻게 알았을까요? 답안이 현실적인지 체크했어요
İlgili Sayfalar