anladı ile cümle

anladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunları gördükten sonra çocuklar üzerinden anlatmanın filmim için önemli olacağını anladım."И самое страшное и стыдное для меня — что этот фильм увидят мои дети и внуки».
Thrór buranın da ele geçirildiğini anladığında ve terk etmeye kalkıştığında artık çok geç kalmıştı.Когда клетка понимала, что ей пришел конец, было уже поздно.
Ege Çubukçu) Anladım (Feat.Но́вый Батако (осет.
Nico di Angelo Bianca'nın erkek kardeşi ablasının ölümünden Percy'i sorumlu tutsada hatası olmadığını anladı.Он рассказывает Нико ди Анджело о смерти сестры.
Selmân, Medine’yi görünce Ammûriyeli rahibin tarif ettiği şehre geldiğini anladı.Думая, что тот сжульничал, Гомер рассказывает об увиденном на проповеди в церкви.
Bir keresinde iyice sinirlendim ve arkadaşlarım bu kadar üzerime gelmemeleri gerektiğini anladılar.Я стала совсем другая, Не узнают друзья меня.
Aynı eve girdiklerinde anladılar ki geçinmek hiç de kolay olmayacak.Остановившись невдалеке от него, они поняли, что проехать его им не удастся.
Ayrıca "ilk hafta görüşmelerinden anladım ki tarafların yapması gereken çok şey var.Он так описывает первую встречу: Ко мне много люде всяких ходило.
Bauer Marx ve Engels'in onun söylemek istediklerini yanlış anladıklarını iddia etti.ادعى باور أن ماركس وإنجلز أساءا فهم ما كان يحاول قوله.
Marge, "özel küçük adam"ını anladığını ifade etmiş ve pek çok olayda onu savunmuştır.وعبرت مارج عن تفهمها لرَجُلها الصغير ودافعت عنه في مناسبات عديدة.
Ege Çubukçu) Anladım (Feat.فهمني فأحيا (ذكصاسي...).
İleriki günlerde bu durumu "anladım ki öğretmenlik benim harcım değildi" diyerek açıkladı.وقد أوضح قائلا :- لقد فهمت أن التدريس لم يكن مناسباً لي مع مرور الأيام.
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.إيقاف الأضواء عند عدم الحاجة.
Kim, “Sanırım mesajımı anladın” der.قال رئيس الوزراء "إنني على ثقة ببيانهم".
Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın da benim onda gördüğüm (güzelliği) göreceğini derhal anladım."و«عن ابن عمر قال: تراءى الناس الهلال، فأخبرت رسول الله أني رأيته، فصام وأمر الناس بصيامه».
Anladılar mı?هل فهموا؟
Ama şarkılar özgürlük hakkında değil, aslında benim anladığımla ilgili.Entretanto, as canções não são sobre liberdade, mas sim sobre que compreendo.
Shailene'in ses sınavının on ya da on beş saniyesinde, onun Hazel olduğunu anladım.Dentro de dez ou quinze segundos de audição de Shailene, eu sabia que ela seria Hazel.
Bauer Marx ve Engels'in onun söylemek istediklerini yanlış anladıklarını iddia etti.No artigo, Bauer alegou que Marx e Engels não o haviam compreendido.
Anladın mı?"Você percebeu?".
Kral da direnişin imkânsız olduğunu anladı.King percebeu que vingança não era a resposta.
Bardaki bütün müşteriler ölmediklerini anladıktan sonra birbirlerine ateş etmeye başlar.Todos os patronos do bar começam a atirar um nos outros e riem ao descobrir que ainda estão vivos.
Thrór buranın da ele geçirildiğini anladığında ve terk etmeye kalkıştığında artık çok geç kalmıştı.Quando Piter pensou em fazer algo já era tarde.
Kayıtları yeniden dinlediğimde, onun yeniden ne kadar özel bir sanatçı olduğunu anladım."Voltando a ouvir as gravações, ele realmente me fez ver o quanto ele era um músico especial.
Felsefe, bugüne dek anladığım yaşadığım gibisi, yüksek dağda, buz içinde gönüllü yaşamaktır.”Algumas delas: "A filosofia é o exílio voluntário entre montanhas geladas."
Fakat, her şeyi yanlış anladığı ortaya çıkacaktır, zira kraliçe aslında sıradan bir oyuncudur.Depois de tudo a Rainha Lua fica feliz por Star estar bem.
Bulgarlar, imparator tarafından kovaladıklarını anladıklarında geri çekildiler.Quando os búlgaros entenderam, eles retiraram-se perseguidos por Diógenes.
Gerçekte ise burada kış ve yaz mevsimleri, bizim anladığımız şekilde yoktur.As estações de outono e inverno não são presentes.
Buranın kıymetini daha iyi anladım.Através disto, se pôde compreender melhor o valor do chocolate.
Anladım ki şarkı sözlerinde çizilen duygular vardı.Expressei meus sentimentos através da canção.
"'Şerefli ikincilikler' ne demekmiş anladım".«Conheça os nomes reais dos famosos».
Yanılmış olduğumuzu biraz sonra anladık.Mais tarde, provou-se que eles estavam errados.
Anladın mı?"Begrijpt U dat?'
Birbirimizi tanıdığımızda ise ne kadar farklı olduğumuzu anladık.Als de twee elkaar zien, herkennen ze elkaar gelijk.
Ancak Atreus kendi öz oğlu olduğunu sonradan anladığı Pleisthenes’i öldürdü.Atreus doodde echter zelf Pleisthenes, en kwam vervolgens diens identiteit te weten.
Ayrıca "ilk hafta görüşmelerinden anladım ki tarafların yapması gereken çok şey var.Voorneveld: "De volgende dag ging ik andere familieleden opzoeken.
2012'de Anladım Bozukluğu isimli kitabını yayınladı.In 2012 publiceerde hij een boek over deze componist.
15 yaşında anladım insanların ne mal olduğunu.Op vijftienjarige leeftijd volgde What Price, Civilisation?.
Kral da direnişin imkânsız olduğunu anladı.Het stadsbestuur zag in dat weerstand bieden geen zin had.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.Hij gedroeg zich uitermate kalm en leek de hele situatie nogal amusant te vinden.
Ama şarkılar özgürlük hakkında değil, aslında benim anladığımla ilgili.Wat in de filosofie wordt geïnterpreteerd, is niet de werkelijkheid, maar interpretaties van de werkelijkheid.
Onun dediğini anladın mı?Hebt gij begrepen wat hij zei?
Sanırım anladım.Ik geloof dat ik het heb verstaan.
Anladığımı düşünüyorum.Ik geloof dat ik het heb verstaan.
Tom, senin kendini nasıl hissettiğini anladığını söylüyor.Tom heeft gezegd dat hij begrijpt hoe jij je voelt.
Teşekkürler, her şeyi anladım.Bedankt, ik heb alles begrepen.
Biraz geç de olsa, anladım ki, bütün bunlar boşunaymış.Al was het wat laat, ik begreep dat alles voor niks was geweest.
Onu anladın mı?Heb je dat begrepen?
Seni anladığımı sandım.Ik dacht dat ik je begreep.
Seni anladığımı düşündüm.Ik dacht dat ik je begreep.
Onu neden yapamadığımızı anladığından eminim.Ik ben er zeker van dat je weet waarom wij dit niet kunnen doen.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.Ale kiedy to obejrzałam, doszłam do wniosku, że jest to zabawne.
Şimdi Tanrı'dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin."Teraz poznałem, że boisz się Boga, bo nie odmówiłeś Mi nawet twego jedynego syna.
Aynı eve girdiklerinde anladılar ki geçinmek hiç de kolay olmayacak.Gdy wreszcie docierają do miasta, okazuje się że wejście wcale nie jest łatwe.
ROGER: Son mesajını tamamen anladım.Ten ostatni tekst upowszechnił.
Buranın kıymetini daha iyi anladım.To tu poznał wartość pracy.
Her iki taraf da kesin bir sonuç alamayacaklarını anladılar.Obydwie strony muszą być pewne, że coś zyskały.
Sonraki gün öleceğini anladığı için Eragon'a onun da eskiden bir Ejderha Süvarisi olduğunu söyler.Przed śmiercią nauczyciel wyznaje Eragonowi, iż sam kiedyś był Smoczym Jeźdźcem.
Yanılmış olduğumuzu biraz sonra anladık.Jednak po czasie, zdawałay sobie sprawę, że były w błędzie.
Sadece birkaç kişi beni anladı.Rozumie mnie tylko kilka osób.
İlgili Sayfalar