anladı ile cümle
anladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yine yanıldığımı anladım.I understood that I was wrong again.
Böylece tabi ki anladım.So of course, I understood.
Anladınız, düşünüyor, "Kendimi neyin içine sokuyorum?"You know, he's thinking, "What am I getting myself into?"
Sonradan anladım ki beni beslemeye çalışıyordu.And it dawned on me that she's trying to feed me a penguin.
Simetrik çalışan bu durumu anladığınızı umuyorum. -And that kind of creates a little bit of symmetry in your head, hopefully.
Gerçekten anladım !lndeed
Ama bence olayı genel olarak anladınız.But I think you get the general idea.
Bunu anladılar, teknolojiyi kucakladılar ve onunla devam ediyorlar, başarılı da oldular.They understood it, they embraced the technology and they run with it, and they're successful.
Evet anladım, söyleyin lütfen.Yes I got it. Please tell me.
15.25'in hatalı olduğunu nerden anladım? yaptığım şey mantık hesaplamasıydı.See? I made a mistake. It's 14.25, not 15.25.
Bunu anladığımda gidip Facebook'ta yazdım.When I saw that, I went back and I wrote on Facebook.
Sanırım ne demeye çalıştığımı anladınız.I think you see where this is going.
Şimdi bunların hepsinin olabilecek sonuçlar olduğu mantığını anladığınıza eminim. .Now I made sure that you kind of understood that look, these are all the possible outcomes.
Ve anladım ki onun şaşkınlığı beni koruyan şeydi.And I understood that his surprise was my protection.
- Kısmi borç veren olmanın genel hatlarını anladığınızı zannediyorum. -I won't go into that too much, but I think you get the idea what I mean, part lender.
Bu bilginlerin, CIA'in, MI6'in her zaman yanlış anladıkları yer olan politikanın alanının içindedir.This is in the area of politics, where pundits, the ClA, Ml6 always get it wrong.
Sonunda anladığına çok sevindim, teşekkür ederim.I'm so pleased you finally understand, thank you.
Sevişmelerimizdeki dokunsal tatmini asla bilemezler. Sonunda anladın.They can never know the tactile ecstasy of our caresses. you finally understand.
"Anladım ki, elimi havada tutmam lazım."I learned that I need to keep my hand up."
Gerçekten de bunu yapmanın sizin için daha iyi olacağını anladınız ve bahanelere aldırmadınız.You actually understand that you really had better do it, never mind the excuses.
Anladım. Kapatacağım.Okay, I'll put it up.
Çünkü, işte, hip hop olarak, ne dediğimi anladınız siz,TED be rocking -- you know what I'm saying.
Ben uykunun değerini zor bir yolla anladım.And I learned the hard way, the value of sleep.
O zaman anladım o öldüThat makes sense-- thanks, Aki! [Sanai:
Kendimi asıyordum, ailem anladı, ve vazgeçtim."I was cutting, my parents found out, and so I stopped.
Bunu nasıl anladığımı biliyor musunuz?And you know why I understand that?
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Cancer, I found, is a passport to intimacy.
Yani, bence endüstrideki çoğu kişi bu konu ile iyi geçinmemiz gerektiğini anladı.I mean, I think most people in the industry understand that we've got to get on with it.
Ve haham der ki, "İkiniz de beni yanlış anladınız."And the rabbi said, "You've misunderstood me.
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,"You've misunderstood totally," he said. "Of course, what you are doing," he said to the rich man,
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.I don't mean Rod Blagojevich sense of corruption.
İşte o zaman karikatürlerin ne kadar güçlü olduğunu anladım. Sanat sorumluluk yüklüyor.That's when I realized, you know, cartoons are really powerful, art comes with responsibility.
Bunun neresi oldugunu anladiniz mi?Do you figure where that is?
Anladınız dediğimi.Machi... Whatever, you know what I mean.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.But these stories bothered me, and I couldn't figure out why, and eventually I did.
Ben burada asıl anlatmak istediğimi anladığınızı düşünüyorum. " "And I think you get the idea.
Anladıktan sonra hesaplamak daha eğlenceli, ve o zaman unutmazsınız da. -But it's even more fun when you have the intuition. And then you'll hopefully never forget it.
Herşeyi yanlış anladın!You got this all wrong!
Herkes anladı ki birilerini kaybettiğimizde, kazananlar sinsi değildir.Everybody understood that when we lose somebody, the winners are not gloating.
"Hiçbirşey anladınız mı?" "Hayrı hiçbirşey"."Did you understand anything?" "No, nothing."
Sanıyorum anladınız. -I think you get the point.
Geçenlerde petrol sanayine konuşuyordum, bu modeli çok net anladıklarını söyledim.I was talking to the oil industry recently and I said they clearly understood that model.
Benim sahibi olduğumu anladı.I think it recognizes me as its owner.
Ve bence bunun nereye varacağını anladınız.And I think you see where this is going.
Asında benim arkadaşlarımı çağırsalar onlar.... neyse anladınız ne demek istediğimi.If they call back any of my friends, they're not going to... Well, you see the story.
"Şimdi ATM makinesinin üzerinde neden Braille alfabesi olduğunu anladım, onu sürmek için.""Now I understand why there is Braille on a drive-up ATM machine."
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.And he saw, over and over, the antique's value was all about it being old.
Ve bunun eski yada yeni olmakla alakalı olmadığını anladı.And he realized, it isn't about old or new.
Ve buna bir son vermek gerektiğini anladım.And I figured, this has to stop.
Böylece anladım ki sorun aynı zamanda çözüm.So I figured that the problem is the solution.
Ve ben sabırlı sermayenin ne anlama geldiğini duygusal olarak geçen ay anladım.And I really understood what patient capital meant emotionally in the last month or so.
Bunu fark ettikten sonra, kendi planlamamızı yapmanın zamanı geldiğini anladık.Once we realized that, we decided it was time to do our own planning.
Bence anladınız, zaten gereğinden fazla konuştum.Anyway, I think I've talked for long enough.
Bu seferlik oldu ama, ıslıkların ne işe yaradığını gerçekten anladıklarından emin değiliz.So this is only once. We don't know for sure if they really understand the function of the whistles.
0.53 mol oldugunu anladik.And we figured out it's 0.53 moles.
Tamam anladım şimdi ! sen işine bak istediğiniz zaman beni çağırabilirsinizOk, I got it ! go your work! You can call me any time
Ve koluma bakınca anladım ki bedenimin sınırlarını artık tanımlayamıyordum.And I look down at my arm and I realize that I can no longer define the boundaries of my body.
Böylece arkadaşım yardıma ihtiyacım olduğunu anladı ve bana yardım sağladı.So he recognizes that I need help and he gets me help.
Ve o anda, anladım ki artık hayatımın koreografı ben değildim.And in that moment, I knew that I was no longer the choreographer of my life.
O anda anladım ki; bu çocuk boş yere ölmüştü.At that moment, I understood that this child died for nothing.
İlgili Sayfalar