anladı ile cümle
anladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Anladığını mı söylüyorsun?And that you understand?
O konuda... Yanlış anladığınızı düşündüğümden buraya geldim.Um, I've come because I thought there was a misunderstanding.
Anladım, anladım, gidelim.Okay, okay, okay. Let's go.
Sanırım bunun nasıl olduğunu anladınız.Figuring out the dimensions of a matrix is not too difficult.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.And yet, in the late '30s, Salman saw what's coming.
Belki biraz tekrar olacak, ama kavramı genel olarak anladınız.It's a little bit redundant, but I think you get the idea.
Ama, buranın adı "Harry Stamper Petrol" olduğu sürece kurallarıma uyacaksın. - Anladın mı?But as long as it says "Harry Stamper Oil" on the rig, you will not disobey my rules.
- Evet, anladım.- You got that?
Göktaşının boyutlarını düşününce, yaptığımız planın... ...işe yaramayacağını anladık.I grew up. With the proximity of the asteroid and no prep time, none of our primary plans can work.
- Anladın mı? - Anladım.- Say the words, A.J.!
- Lanet olsun, nasıl anladın? - Çünkü ben bir dahiyim.How the hell do you know that?
- Nereden anladın?- How do you figure that?
Sadece, bir göktaşında tıkılı kaldığımızı anladığından emin olmak istiyorum.Just want to make sure you know we're stuck on an asteroid.
Çünkü onu öldüreceğimizi anladı.I don't think this thing likes us. That's 'cause it knows we're here to kill it.
İşte bu şekilde yöntemimizin nasıl olduğunu anladık.So that is how we understood what our method is.
İşte Cauchy-Shwarz eşitsiziğimizi anladık.So we got our Cauchy-Schwarz inequality.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Now I immediately knew what he meant.
Amerikalılar'ın hicivden anladığını(Laughter)
Ama anladığınızı düşünüyorum.But I think you get the point.
Belki de, önceki videoyu seyrettiyseniz, şimdi anladım diyebilirsiniz. -And you've maybe had an a-ha moment now, if you watched the previous video.
İki sorunun aslında aynı şey olduğunu anladığınızda, tüm yüzeysel cilayı ortadan kaldırıyorsunuzAnd frankly, that's why math is so interesting.
Pekala bunu çok iyi anladık.Well we understand this very well.
" Anladım, artık dudak okumama gerek yok çünkü artık bu bana tanıdık" diyorlar."I've got it, I don't need to lip-read anymore because it's familiar to me."
Başta çok mantıklı gelmeyebilir, ama anladığınızda tamam, şimdi oldu diyeceksiniz. -But it once you get it, you're like oh, that's it. So let's see what divergence is.
Benimkiler pek eşit değil ama siz anladınız, değil mi?I know mine aren't exactly, but hopefully, you get the point, right?
İşte o zaman anladım ki ben Yeşil Dev Hulk değildim.That is when I realized that I was not the Incredible Hulk.
Anladım ki; her kültürde birbiriyle uzlaşmayan çelişkiler mevcut.I found that any culture has its irreconcilable contradictions.
Evet ! Laftan anladıkları yok !Yes, it's unreasonable.
Ama dünyanın bunu anladığını sanmıyorum, utanç yüzünden.I don't think the world understands that, because of shame.
Burada gülen her kimse -- tam olarak anladınız değil mi?And whoever laughed there -- you understood it completely, right?
Şimdi dokuyu anladınız, değil mi?So, you get the pattern, right?
Öncelikle, markanın bir ses ürünün bir hatıra eşyası olduğunu iyi anladılar.First, they really understood that a brand is a voice and a product is a souvenir.
Tamam, ilk pozisyon vektörürünü şimdi anladık.OK, so we've figured out what the initial position vector is.
Evet anladığınız üzere bir diğer terimimiz ise hızdır.So the velocity.
Dalganın hızını vektör olarak da yazabiliriz fakat ana fikri anladığınızı düşünüyorum.For a wave, your velocity-- and I could write it as a vector, but I think you get the general idea.
Belki burada tek renk kullanabilirim, çünkü sanırım olayı anladınız.Maybe I'll stick to one color here because I think you're getting the idea.
Buraya da eksi koyabiliriz, sanırım olayı anladınız. -Or we could even put the minus in here, but I think you get the general idea.
Size kadınların ekonomiye ve topluma ne kadar önemli olduğunu anladığım zamanı anlatmak istiyorum.And I want to tell you when I first realized that women matter to the economy and to the society,
[Üstüste konuşmalar] Obama: Ben bir şeyi anladığımızdan emin...I do want to make sure that...\
Hayır, yeni anladım.No, I just found out.
Dediğim şeyi anladınız herhalde.But you get the point.
Anladım ,tamam!I got it, alright!
Ve artık hepiniz anladınız.And now all of you understand it.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımBut it wasn't until after I lost them that I realized that that was also a form of arrogance. . .
Sanıyorum anladınız.I think you get the point.
Bunların hepsini şu hırıltılardan mı anladın?You got all that from the wheezing, right here?
Anladım ki projelerimi bitirdiğim zaman teknolojilerim anlam ifade etmek zorunda.I realized that my technologies had to make sense when I finished a project.
Fakat sonra gerçekten tatlı biri olduğunu anladım.Sometimes people are layered like that.
Anladık Hristiyanlar, Yahudiler söylemez. Müslüman alemine ne oldu?Ok, we understand that Christians and Jews don't say it but what about the Muslim World?
Maymun kendi koluyla yaptığı herşeyi protez kolun da yaptığını anladı.The monkey recognized that whatever she did with her arm, this prosthetic arm would do.
"Tamam, anladim!Whatever I do to the left-hand side,
Evet bunu anladınız.Yes of course you got that.
İranlı kadının bana neden bu kadar güçlü bir ilham kaynağı olduğunu bundan sonra anladım.I then discovered why I take so much inspiration from Iranian women.
Beni anladın mı?You understand me?
Ama düşündükçe anladı ki,But more and more it dawns on him that
Onu bende anladım !!I wasn't asking you!
O zaman kansız bir patika bulmalıyım şimdi anladım !So I should take the one without his blood! I've got it now!
Anladım !I've heard of it.
Şimdi anladın mı, Ah Fei?Do you understand now, Fei?
Ve sonra anladım, fizik tedavinin bir öncelik olduğunu!And then I understood, physical rehabilitation is a priority.
İlgili Sayfalar