Ana içeriğe geç
Sözlük

anla ile cümle

anla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O anlaşmaydı.That was the deal.
Tom'a kendimi anlattım.I told Tom myself.
Bir anlaşmamız var.We have a deal.
O, hayır anlamına geliyordu.That meant no.
Bir fıkra anlattım.I told a joke.
O bir anlaşma mı?Is it a deal?
Anlamak zorunda olduğun bazı şeyler var.There are some things you've got to understand.
Anlaman gereken bazı şeyler var.There are some things you have to understand.
İtalyanca konuş! Almanca anlayamıyorum.Speak Italian! I can't understand German.
Mary sahneleri anlattı.Mary described the scenes.
Tom sahneleri anlattı.Tom described the scenes.
Kızıma bir uyku masalı anlattım.I told a bedtime story to my daughter.
Oğluna bir masal anlattı.He told a bedtime story to his son.
Hayır, sen anlamıyorsun.No, you don't understand.
Affedersiniz, ben onu anlayamadım.Pardon me, I couldn't get it.
Onun futbola takıntısını anlamıyorum.I can't understand his obsession with football.
Onun futbol takıntısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with soccer.
Ben onun beyzbola olan saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with baseball.
Ben onun basketbolla saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with basketball.
Onun hokey takıntısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with hockey.
Onun golfe olan saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with golf.
Ben onun tenise olan saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with tennis.
Onun sporla ilgili saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with sports.
O. oyunun kurallarını anlamıyor.He does not understand the rules of the game.
Anlamın anlamı nedir?What is the meaning of meaning?
Bush adaletin ne anlama geldiğini biliyor.Bush knows what justice means.
Senin sorunun amacını anlamıyorum.I don't understand the purpose of your question.
Neden bize sadece aklından ne geçtiğini anlatmıyorsun?Why don't you just tell us what's on your mind?
Onun ne anlama geldiğini kimse bilmez.Not everybody knows what it means.
Herkes bunu anlayamayacak.Not everybody will be able to understand this.
Ben sadece Tom'la anlaşamıyorum.I just can't get along with Tom.
Sevilen kişi olmadan hayatın hiç anlamı yoktur.Life without beloved person has no sense.
O, İngilizce anlamaz.He doesn't understand English.
Çocuklar bile bu kitabı anlayabilir.Even children can understand this book.
Bir gün anlayacaksınız.You'll understand someday.
"UN" "Birleşmiş Milletler" anlamına gelir."UN" stands for "United Nations".
Sen genellikle şeylerin değerini onları kaybettikten sonra anlarsın.You usually find out the value of things after losing them.
O bir deyimdir. Onun gerçek anlamını anlamak zorunda değilsin.It's an idiom. You don't have to understand its literal meaning.
Onlar İngilizceyi hiç anlamıyorlar.They don't understand English at all.
İngilizceyi hiç anlamıyorsun.You don't understand English at all.
Biz İngilizceyi hiç anlamıyoruz.We don't understand English at all.
Ben İngilizceyi hiç anlamıyorum.I don't understand English at all.
Senin hakkındaki her şeyi bana anlat.Tell me everything about you.
En önemli şey beni anlaman.The most important thing is that you understand me.
Bir çocuk bile bunu anlardı.Even a child would understand this.
Yarın sana ne yaptığımı ve neden evde olmadığımı anlatacağım.Tomorrow I'll tell you what I did, and why I wasn't at home.
Onun ne dediğini bana anlat.Tell me what he said.
Anlayabileceğim şekilde tercüme et.Put it in words I can understand.
Anlayabileceğim şekilde kelimelere dök.Put it in words I can understand.
Beni anlaman çok önemli.It's very important that you understand me.
Shay David'in anlattığı fıkrayı duyduğunda gülmekten kırıldı.Shay burst out laughing when she heard the joke that David told.
Yanlış anlaşıldım.I've been misunderstood.
Futbola olan saplantısını anlamıyorum.I don't understand his obsession with soccer.
Onun hakkında bir şey söylediler ama gerçekten onları anlayamadım.They said something about it, but I couldn't really understand them.
Anladığıma göre, sen ve Tom evlenmeyi planlıyorsunuz.I understand that you and Tom are planning to get married.
Tom'un hiç Fransızca anlayamadığını mı söylüyorsun?Are you saying that Tom can't understand French at all?
Tom neden onun bunu yapmasını istediğimizi asla anlamayacak.Tom will never understand why we want him to do this.
Tom insanların onu neden sevmediğini asla anlamayacak.Tom will never understand why people don't like him.
Tom ateşi olup olmadığını anlamak için Mary'nin alnını elledi.Tom felt Mary's forehead to see if she had a fever.
Tom Mary'nin ne söylemeye çalıştığını anlayabiliyordu.Tom could understand what Mary was trying to say.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod