Tom'a anlattın, değil mi?You've told Tom, haven't you?
Tom onun ne anlama geldiğini merak etti.Tom wondered what that meant.
Seni anlamaya çalışıyorum.I'm trying to understand you.
Onu anladığına eminim.I'm sure you understand that.
Bunu anladığına eminim.I'm sure you understand that.
Tom'un anlayacağından eminim.I'm sure Tom will understand.
Anladığına sevindim.I'm glad that you understand.
Birinin anladığına memnun oldum.I'm glad someone understands.
Bütün bildiğimi polise anlattım.I told the police all I know.
Ben Tom'a senin hakkında anlatmayı planlarım.I plan to tell Tom about you.
Tom, Mary'ye ne olduğunu anlattı.Tom told Mary what happened.
Tom, Mary'ye komik bir hikaye anlattı.Tom told Mary a funny story.
Kendimi anlatamıyorum.I'm not making myself clear.
Tom'a anlaşma yapmasını söyledim.I told Tom to make the deal.
Ben Tom'a Mary'ye anlatmamasını anlattım.I told Tom not to tell Mary.
Ben Tom'a benim bir hata yaptığımı anlattım.I told Tom I made a mistake.
Beni anladığını sanıyordum.I thought you understood me.
Asla anlamazdın.You would never understand.
İmzalı bir anlaşmamız var.We have a signed agreement.
Bu bir yanlış anlama.This is a misunderstanding.
Tom'a senin ne zaman hazır olacağını anlat.Tell Tom when you're ready.
Sana ne gördüğümü anlatıyorum.I'm telling you what I saw.
Anlayacağından eminim.I'm sure you'll understand.
Senin yanlış anladığına eminim.I'm sure you misunderstood.
Bunun ne anlama geldiğinden emin değilim.I'm not sure what it means.
Bana anlatacağını umuyordum.I was hoping you'd tell me.
Tom bunun ne anlama geldiğini bilir.Tom knows what this means.
Anladığımdan emin değilim.I'm not sure I understand.
Bunu anlamana memnunum.I'm glad you realize that.
Ben sana ne söyleyeceğini anlatacağım.I'll tell you what to say.
Seni asla anlamayacağım.I'll never understand you.
Sizi asla anlamayacağım.I'll never understand you.
Fiyat konusunda satıcıyla bir anlaşma yaptık.I'll hang onto it for now.
Ben onu mükemmel şekilde anladım.I understood it perfectly.
Gidip Tom'a anlatacağım.I'm going to go tell Tom.
Yolda sana anlatacağım.I'll tell you on the way.
Tom'un anlamasını sağlayacağım.I'll make Tom understand.
Sana Tom'un hazır olduğunu anlattım.I told you Tom was ready.
Tom'un anladığını düşündüm.I thought Tom understood.
Anladığına eminim.I'm sure you understand.
Sana bir anlaşma teklif ediyorum.I'm offering you a deal.
Anladığına memnun oldum.I'm glad you understand.
Ben senin sorduğunu Tom'a anlatacağım.I'll tell Tom you asked.
Tom'a gerçeği anlatacağım.I'll tell Tom the truth.
Asla kimseye anlatmayacağım.I'll never tell anyone.
Bunun ne anlama geldiğini merak ediyorum.I wonder what it means.
Tom, Mary'ye bir hikaye anlattı.Tom told Mary a story.
Ben anlayışsız değilim.I'm not unsympathetic.
Bunu anladığımdan emin değilim.I'm not sure I get it.
Tom'a her şeyi anlattım.I told Tom everything.
Anlaşma böyle değildi.That wasn't the deal.
Tom'a kendim anlatacağım.I'll tell Tom myself.
Ben başkalarına anlatacağım.I'll tell the others.
Yanlış anladın.You've got it wrong.
Ben anlardım.I'd have understood.
Tom'a anlatsam iyi olur.I'd better tell Tom.
Ben Tom'un onu yapmasını anlattım.I told Tom to do it.
Aynı anlaşmadayız.We're in agreement.
Anlaşmayı alacağım.I'll take the deal.
Biz bunu anladık.We figured it out.