Tom ve Mary her ikisi de hiç Fransızca anlamaz.Tom and Mary both don't understand French at all.
Hem Tom hem de Mary hiç Fransızca anlamıyor.Tom and Mary both don't understand French at all.
Bizimle gitmeyi isteyip istemediğini anlamak için Tom'a mesaj atacağım.I'll text Tom and see if he wants to go with us.
Tom'un burada bundan hoşlanmadığını ne zaman anladın?When did you realize Tom didn't like it here?
Tom ne demek istediğimizi anlayacak gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to understand what we meant.
Sonunda tüm bunları anlayacaksınız.You'll understand all of this eventually.
Sanırım, Tom bunun ne anlama geldiğini anlıyor.Tom understands what this means, I think.
Tom hala sorunu anlamıyor.Tom still doesn't understand the problem.
Bunun benim için ne anlama geldiği hakkında hiç düşüncen yok.You have no idea what this means to me.
Tom bize niçin gelmemiz gerektiğini anlatmadı.Tom didn't tell us why we should come.
Benim Tom ile anlaşmazlığım bir sır değil.My disagreement with Tom is no secret.
Bunun sadece bir yanlış anlama olduğundan eminim.I'm sure it's just a misunderstanding.
Tom yanlış anlamaya güldü.Tom laughed at the misunderstanding.
Tom'un benden neden nefret ettiğini anlayamıyorum.I can't understand why Tom hates me.
Tom bize riskleri bildiğini anlattı.Tom told us that he knew the risks.
Tom Mary'yi hiç anlamıyor.Tom doesn't understand Mary at all.
Tom ve Mary birbirlerini anladılar.Tom and Mary understood each other.
Bunun bizim için ne anlama geldiğini biliyor musun?Do you know what this means for us?
Bana eğlenmek için ne yaptığını anlat.Tell me about what you do for fun.
Bunu kendi başlarına anlamışlardı.They figured it out on their own.
Tom hâlâ gerçekten bunu anlamıyor.Tom still doesn't really get it.
Tom hâlâ anlatılmak isteneni anlamıyor.Tom still doesn't get the point.
Tom'un onun ne anlama geldiği konusunda fikri yok.Tom has no idea what that means.
Tom ve ben bir anlayışa sahibiz.Tom and I have an understanding.
Tom bunun ne anlama geldiğini anladı.Tom understood what that meant.
Tom bize bazı komik hikayeler anlattı.Tom told us some funny stories.
Tom onun ne anlama geldiğini bilmez.Tom doesn't know what it means.
Onun ne anlama geldiği hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea what that means.
Sen onun hiçbirini anladın mı?Did you understand any of that?
Tom ve benim bir anlaşmamız var.Tom and I have an arrangement.
Anlayışın için teşekkürler, Tom!Thanks for understanding, Tom.
Tom'a haberin gerisini anlat.Tell Tom the rest of the news.
Aramızda yanlış anlama oldu.We've had a misunderstanding.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini anladı.Tom understood how Mary felt.
O her halükarda ne anlama gelir?What does that mean, anyway?
Bu arada, onun anlamı nedir?What does that mean, anyway?
Tom onu yanlış anladı, değil mi?Tom got it wrong, didn't he?
Tom bize hiçbir şey anlatmayacak.Tom won't tell us anything.
Tom bizi anlayamadı.Tom couldn't understand us.
Tom açıkça iş anlamına geliyor.Tom clearly means business.
Tom ve ben bir anlaşma yaptık.Tom and I had an agreement.
Onu kendi başıma anladım.I figured it out on my own.
Bir gün anlayacaksın.You'll understand someday.
O neden böyle büyük bir anlaşma?Why is it such a big deal?
Tom bazı iğrenç fıkralar anlattı.Tom told some dirty jokes.
Tom onun ne anlama geldiğini biliyor.Tom knows what that means.
Tom ayrıntının iyisinden anlar.Tom has an eye for detail.
Tom Mary'yi anlayabildi.Tom could understand Mary.
O benim anlayışımdı.That was my understanding.
Tom onu anlamadığımı söyledi.Tom said I didn't get it.
Tom konuyu anlamadı.Tom didn't see the point.
Tom'a onun terk etmek zorunda olduğunu anlat.Tell Tom he has to leave.
Bizim bir anlayışımız vardı.We had an understanding.
Tom anlamaya çalıştı.Tom tried to understand.
Tom bana bir anlam ifade etmiyor.Tom means nothing to me.
Tom kimseye anlatmadı.Tom didn't tell anybody.
Tom Mary'yi anlayabiliyor.Tom can understand Mary.
Tom anlamaya başladı.Tom began to understand.
Tom'a aynısını yapmayı anlat.Tell Tom to do the same.
Bir anlaşmamız var mı?Do we have an agreement?