Ana içeriğe geç
Sözlük

anla ile cümle

anla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu yeri neden bu kadar çok sevdiğini anlayabiliyorum.I can see why you like this place so much.
Tom anlayamadığım bir şey söyledi.Tom said something I couldn't understand.
Nasıl olduğunu anlamaya çalışıyorum.I'm trying to figure out how it happened.
Ne söylendiğini yanlış anladığına eminim.I'm sure you misunderstood what was said.
Tom, Mary'ye her şeyi anlatmaya çalıştı.Tom tried to explain everything to Mary.
Tom'un bize anlatacak bir şeyi olduğunu düşündüm.I thought Tom had something to tell us.
Tom Mary'ye bildiği her şeyi anlattı.Tom has told Mary everything he knows.
Tom'un neden ayrıldığını anlamaya çalışıyorum.I'm trying to figure out why Tom left.
Sonunda onu anladığına memnun oldum.I'm glad you finally figured that out.
Keşke neler olduğunu anlasam.I wish I understood what was going on.
Tom'a Mary'nin evine nasıl gidildiğini anlattım.I told Tom how to get to Mary's house.
Neden bir şey söylemek zorunda olduğumu anlamıyorum.I don't see why I had to say anything.
Anlamadan yargıda bulunduğumuz için üzgünüz.We're sorry we jumped to conclusions.
Tom, Mary'ye John'un ona söylediklerini anlattı.Tom told Mary what John had told him.
Ben seni anlamakta güçlük çekiyorum.I'm having trouble understanding you.
Senin anlamayacağından korkuyordum.I was afraid you wouldn't understand.
Olanları herkese anlattım.I told everybody about what happened.
Sen zaten bana senin nasıl hissettiğini anlattın.You've already told me how you feel.
Bunun bir yanlış anlama olduğuna eminim.I'm sure this is a misunderstanding.
Hâlâ onu anlamaya çalışıyorum.I'm still trying to figure that out.
Bunun ne anlama geldiğinden gerçekten emin değilim.I'm not really sure what this means.
Bir gün sana onun hakkında her şeyi anlatacağım.I'll tell you all about it sometime.
Anlamanı beklemedim.I wouldn't expect you to understand.
Tom'a endişesini anladığımı söyle.I told Tom I understood his concern.
Neden eşlik etmek zorunda olduğumu anlamıyorum.I don't see why I had to come along.
Bu gece herkese anlatacağım.I'm going to tell everyone tonight.
Eninde sonunda anlardım.I'd have figured it out eventually.
Keşke anlamanı sağlayabilsem.I wish I could make you understand.
Bana bizim 2:30'a kadar zamanımız olduğu anlatıldı.I was told that we have until 2:30.
Neden bunu yapmak zorunda olduğumuzu anlamıyorum.I don't see why we have to do this.
Tom'un anlamasını sağlamaya çalışıyorumI'm trying to make Tom understand.
Üzgünüm anlamadan hüküm verdim.I'm sorry I jumped to conclusions.
Birbirimizi anladığımıza sevindim.I'm glad we understand each other.
Anlayan tek kişi benim.I'm the only one who understands.
Ben olsam farklı anlamlar yüklemezdim buna.I wouldn't read too much into it.
Ben olsam çok fazla anlam çıkarmaya çalışmazdım.I wouldn't read too much into it.
Bunun büyük bir anlaşma olmadığını düşündüm.I thought that wasn't a big deal.
Ne yaparsan yap Tom'a anlatma.Whatever you do, don't tell Tom.
Bir yanlış anlaşılma vardı.There's been a misunderstanding.
Ben hâlâ anladığıma emin değilim.I'm still not sure I understand.
Ben bizim anlaşma içinde olmamızdan memnunum.I'm glad we're all in agreement.
Sebebini anlamaya başlıyorum.I'm beginning to understand why.
Sana Tom'un anlayacağını söyledim.I told you Tom would understand.
Bu konuda anlaştığımızı düşündüm.I thought we had agreed on this.
Bir anlaşmamız var, değil mi?We have an agreement, don't we?
Tom Mary'ye John'un ne istediğini anlattı.Tom told Mary what John wanted.
Daha sonra sana her şeyi anlatacağım.I'll tell you everything later.
Sana bunun anlamsız olmadığını söyledim.I told you it wasn't pointless.
Onun iyi bir anlaşma olduğunu düşündüm.I thought that was a good deal.
Onun bitmiş bir anlaşma olduğunu düşündüm.I thought that was a done deal.
Neden yardım etmek zorunda olduğumuzu anlamıyorum.I don't see why we had to help.
Anlamadan yargıda bulunuyorsun.You're jumping to conclusions.
Yanlış anladığına eminim.I'm sure you've misunderstood.
Bunu anlayacağından eminim.I'm sure you'll figure it out.
Tom'un bunu anladığından eminim.I'm sure Tom understands this.
Tom'un onu anladığından eminim.I'm sure Tom understands that.
Siz ikinizin anlaştığına eminim.I'm sure the two of you agree.
Herkesin anladığına eminim.I'm sure everyone understands.
Dediğini anladığımdan emin değilim.I'm not sure I see your point.
Onu anladığını düşündüm.I thought you understood that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod