Ana içeriğe geç
Sözlük

anla ile cümle

anla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar birbirlerini yeterince anlamıyorlar.They can't get enough of each other.
Erkeklerle anlaşmaların oldu mu?Have you had agreements with men?
Yaz tatili? "Yaz tatili" ne anlama geliyor?Summer vacation? What does "summer vacation" mean?
Mary'nin neden benden nefret ettiğin anlayabildim.I could understand why Mary hated me.
Ben daha fazla anlaşamazdım.I couldn't agree more.
Bunun nasıl doğru olabileceğini anlamıyorum.I don't see how that can be true.
Anlamamı sağla.Make me understand.
Anlamama yardım et.Make me understand.
Anlamam için yardımcı ol.Help me to understand.
Tom'un ne istediğini anlamak zor.It's hard to figure out what Tom wants.
O onu nasıl yaptı anlamıyorum. Bu bir mucizeydi.I don't understand how she did that. That was a miracle.
Görüşme Almanca ve onun tek kelimesini anlayamıyorum.The interview is in German and I can't understand a word of it.
Ben geldiğimde, anlaşmazlık kaynama noktasına ulaşmıştı.When I arrived, the dispute had reached its boiling point.
Tom'un Fransızca anladığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom understands French.
Tamam, bir anlaşmamız var.OK, we've got a deal.
Burada neler olduğunu anlamıyorum.I don't understand what's going on here.
Anlamadığım bir şey söyledi.He said something I didn't understand.
Tom onu bana açıkladı fakat onu hâlâ anlayamadım.Tom explained it to me, but I still couldn't understand it.
Tom onu ayrıntılı olarak açıklamasına rağmen onu gerçekten anladığımdan hâlâ emin değilim.Even though Tom explained it in detail, I'm still not sure I really understand it.
Tom anlayamadığım Fransızca bir şey seslendi.Tom yelled something in French that I couldn't understand.
MILF'in anlamı nedir?What's the meaning of MILF?
Ne demek istediğini anladığımdan emin değilim.I'm not sure I understand what you mean.
Ne olduğunu Tom'a anlattın mı?Did you tell Tom about what happened?
Herkesin bir beyni vardır, ancak birçoğu, talimatları anlamadı.Everybody has a brain, but many haven't understood the instructions.
Onlar anlaşmadan vazgeçtiklerini söyledi.They said the deal was off.
Farklı insanlar bu kazanın farklı versiyonlarını anlatırlar.Different people tell different versions of the incident.
Tom'un ne demek istediğini anlamak zor.It's difficult to understand what Tom means.
Tom Mary'nin evlilik öncesi anlaşmayı imzalamasını istedi.Tom wanted Mary to sign a prenuptial agreement.
Birçok çift günümüzde evlilik anlaşması imzalıyor.Many couples nowadays sign prenuptial agreements.
Oh, anladım.Oh, I got it.
Meramımı anlatmak için yeterince iyi Fransızca konuşabilip konuşamadığımı bilmiyorum.I don't know if I can speak French well enough to make myself understood.
Tom Mary'nin uzaylılar tarafından kaçırıldığını gördüğünü yetkililere anlattı.Tom told the authorities that he saw Mary being abducted by aliens.
Bütün bu gürültüye neyin sebep olduğunu bulabilip bulamayacağını anlayabilir misin?Would you see if you could find out what's causing all that noise?
Neden bizimle yaşamak istemediğini anlamaya çalışıyorum.I'm trying to understand why you don't want to live with us.
Onu anlayabilmen için bunu sana açıklamaya çalışıyorum.I'm trying to explain this to you so you can understand it.
Tom, Mary'ye her şeyi anlatmaktan daha fazla bir şey istemiyor.Tom would like nothing more than to tell Mary everything.
Tom, benim anlayamadığım Fransızca bir şey söyledi.Tom said something in French that I couldn't understand.
Tom, Mary'ye onun ​​Fransızcasının anlaşılmasının kolay olduğunu söyledi.Tom told Mary that her French was easy to understand.
Bunun nasıl çalıştığını anlamada zor zaman geçiriyorum.I'm having a hard time understanding how this works.
Meramını anlatmak için sadece otuz saniyen var.You've only got thirty seconds to explain yourself.
Üzgünüm, ben sadece ne dediğini anlamıyorum.I'm sorry, I don't understand what you just said.
Sana geçen hafta sonu burada ne olduğunu anlatayım.Let me tell you what happened here last weekend.
Bir gün bunun hepsini anlayacağından eminim.I'm sure you'll understand all of this some day.
Tom'un onun ne yapmasını istediğimizi anladığından eminim.I'm sure Tom understands what we want him to do.
Ne olduğunu sana anlatamayacağım.I won't be able to tell you about what happened.
Neyi yanlış yaptığınızı anlamanız gerekir.You need to figure out what you're doing wrong.
Tom John'un kendisine anlattığı hikayeyi Mary'ye anlattı.Tom told Mary the story that John had told him.
Tom'un ne yapılması gerektiğini anladığından eminim.I'm sure Tom understands what needs to be done.
Hâlâ ne olduğunu anlamaya çalışıyorum?I'm still trying to understand what's going on.
Senin ne yapılması gerektiğini anladığından eminim.I'm sure you understand what needs to be done.
Tom'un bizim neden orada olmadığımızı anladığından eminim.I'm sure Tom understands why we weren't there.
Ne demek istediğimi gerçekten anlayıp anlamadığını merak ediyorum.I wonder if you really understand what I mean.
Ben burada Fransızca anlayan tek kişiyim.I'm the only one here who understands French.
Onu neden yapamadığımızı anladığından eminim.I'm sure you understand why we can't do that.
Ben sadece bunu nasıl yapacağımı anlamaya çalışıyorum.I'm just trying to figure out how to do this.
Yeni bir anlaşmayı görüşmek için buraya geldiğimizi düşündüm.I thought we came here to discuss a new deal.
Tom bundan hiçbir şey anlayamayacak.Tom won't be able to understand any of this.
Bunun ne anlama geldiğini anlayacağını düşünürdüm.I'd think you'd understand what that means.
Tom'un onu nasıl yaptığını anlamaya çalışıyorum.I'm trying to figure out how Tom did that.
Keşke bana kazayı anlatsaydın.I wish you had told me about the accident.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
anla ile cümle - Sayfa 43 - anla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App