Anlaştığımıza memnun oldum.I'm glad we agree.
Sadece ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.I'm just trying to understand what's going on.
Söylediğini anladığımdan emin değilim.I'm not sure I understand what you're saying.
Anlamadığın için üzgünüm.I'm sorry that you don't understand.
Bir anlaşmaya varabileceğimize eminim.I'm sure we can come to an agreement.
Anlaşma imzalamamız gerekmeyebilir.We might not need to sign a contract.
Bunun nasıl yapıldığını anlamak zorundayız.We have to figure out how to do this.
Bizim bir anlaşmamız vardı.We had an agreement.
Bir şey anlayamadık.We couldn't see a thing.
Tom Mary için mektubu tercüme etmenin zaman kaybı olacağını anladı.Tom felt that it would be a waste of time to translate the letter for Mary.
Sen sadece onu anlamıyorsun.You just don't get it.
Dinlesen anlarsın.If you'd listen, you'd understand.
Bu, anlam ifade eder görünmüyor.This doesn't seem to make sense.
Bu, bir anlam ifade etmiyor.This doesn't make sense.
Bunun bir anlamı yok.This doesn't make sense.
Bize hiçbir şey anlatmayacaklar.They won't tell us anything.
Bir fiyat üzerinde anlaştık.We agreed on a price.
Sizce bu anlaşmazlığı çözmek için en iyi yol nedir?What do you think is the best way to settle this conflict?
Bu anlaşmazlığı çözmek için en iyi yolun ne olduğunu düşünüyorsunuz?What do you think is the best way to settle this conflict?
Birbirimize her şeyi anlatabildiğimiz bir zamanı hatırlıyorum.I remember a time when we could tell each other anything.
Sana ne anlattığını anlat bana.Tell me what he told you.
Sana bir hikaye anlatsam uyur musun?If I tell you a story, will you go to sleep?
Kim kaybı anlayacak?Who will understand the loss?
Anlayışını takdir ediyorum.I appreciate your understanding.
Ben senin bana anlatmanı takdir ederim.I appreciate your telling me.
Ben anlayışlarını takdir ediyorum.I appreciate your insights.
Onun nasıl mümkün olduğunu anlamaya çalışıyorum.I've been trying to understand how that's possible.
Tom'un kime para vermiş olabileceğini anlamaya çalışıyorum.I've been trying to figure out who Tom might have given the money to.
O zaman Tom'un ne yapmış olabileceğini anlamaya çalışıyordum.I've been trying to figure out what Tom might have been doing at that time.
Tom'u aramak ve yarın beni ziyaret etmeye gelebilip gelemeyeceğini anlamak istiyorum.I'd like to call Tom and see if he can come visit me tomorrow.
Tom'un anlayacağını düşündüm.I thought Tom would understand.
Tom'un onu dikkatlice okumadan sadece anlaşmayı imzalayacağını düşündüm.I thought Tom would just sign the contract without reading it carefully.
Bir anlaşmamız olduğunu düşündüm.I thought we had an understanding.
Artık bunu yapmayacağın konusunda anlaştığımızı düşündüm.I thought we'd agreed that you wouldn't do that anymore.
Anladığım bu değil.That's not what I understand.
Tom'un onu anladığına inanamıyorum.I can't believe Tom figured that out.
Anlamadığımı açıklayamam.I can't explain what I don't understand.
Bunu anlayamıyorum.I can't figure this out.
Biz sadece Tom bize ne yapmamızı anlattıysa görmezden gelemeyiz.We can't just ignore what Tom told us to do.
Ben sadece terk edemem. Ben patrona benim terk ettiğimi anlatmak zorundayım.I can't just leave. I have to tell the boss I'm leaving.
Gerçekten anlayamıyorum.I can't really understand.
Biraz yardım olmadan bunu birinin başarıyla tamamlamış olabileceğini anlayamıyorum.I can't see how anyone could have accomplished this without some help.
Tom'dan tavsiye almayı anlayamıyorum.I can't see taking advice from Tom.
Tom'un öyle bir şey yaptığını anlayamıyorum.I can't see Tom doing anything like that.
Ben Tom'un kinayeli olup olmadığını anlatamam.I can't tell if Tom is being sarcastic or not.
Ailemi anlatamam.I can't tell my family.
Sen Tom'a ne yapacağını anlatamazsın.You can't tell Tom what to do.
Ben sana ondan daha fazlasını anlatamam.I can't tell you any more than that.
Ne kadar mutluyum anlatamam.I can't tell you how happy I am.
Bunun için ne kadar çok bekledim, anlatamam.I can't tell you how long I've waited for this.
Bu anı ne kadar sabırsızlıkla beklediğimi anlatamam.I can't tell you how much I've looked forward to this moment.
Ben sana bunun tamamı hakkında nasıl üzgün olduğumu anlatamam.I can't tell you how sad I am about all this.
Ben sana ondan daha fazla anlatamam.I can't tell you more than that.
Sana bildiğim şeyi anlatamam.I can't tell you what I know.
Sana ne bildiğimi anlatamam.I can't tell you what I know.
Söylediğin bir kelimeyi bile anlamıyorum.I can't understand a word you're saying.
Söylediğin hiçbir şeyi anlayamıyorum.I can't understand anything you're saying.
Tom'un nasıl bilebildiğini anlayamıyorum.I can't understand how Tom could know.
Tom'un neden bizimle gitmek istemediğini anlayamıyorum.I can't understand why Tom doesn't want to go with us.
Tom'un neden gitmemize izin vermeyeceğini anlamıyorum.I can't understand why Tom won't let us go.