Tom bunu neden yaptığımızı anlamıyor.Tom doesn't understand why we're doing this.
Tom neden bahsettiğinizi anlamıyor.Tom doesn't understand what you're talking about.
Tom ne söylediğinizi anlamıyor.Tom doesn't understand what you're saying.
Tom ne demek istediğinizi anlamıyor.Tom doesn't understand what you're driving at.
Tom, ne istediğinizi anlamıyor.Tom doesn't understand what you want.
Tom ne dediğini anlamıyor.Tom doesn't understand what you said.
Tom tasarrufun değerini anlamıyor.Tom doesn't understand the value of saving.
Tom durumu anlamıyor.Tom doesn't understand the situation.
Tom onu hiç anlamıyor.Tom doesn't understand that at all.
Tom onun nasıl olabildiğini anlamıyor.Tom doesn't understand how that could have happened.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini anlamıyor.Tom doesn't understand how Mary feels.
Tom bir bilgisayarın nasıl çalıştığını anlamıyor.Tom doesn't understand how a computer works.
Tom Fransızcayı çok iyi anlamaz.Tom doesn't understand French very well.
Tom hiç Fransızca anlamaz.Tom doesn't understand any French.
Tom bir şey anlamıyor.Tom doesn't understand a thing.
Tom senin beni anladığını sanmıyor.Tom doesn't think you understand me.
Tom onun öyle büyük bir anlaşma olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think it's such a big deal.
Tom Mary'nin niçin yeni bir bisiklete ihtiyacı olduğunu anlamıyor.Tom doesn't see why Mary needs a new bicycle.
Tom niçin gitmek zorunda olduğunun nedenini anlamıyor.Tom doesn't see any reason why he has to go.
Tom niçin kendisinin de gidemediğinin nedenini anlamıyor.Tom doesn't see any reason why he can't go, too.
Tom onu tamamen anlamadı. Onu ona tekrar açıklar mısın?Tom doesn't quite get it. Could you explain it to him again?
Tom Mary'nin başının belada olduğunu anladı ve ona yardım etmek için gitti.Tom discovered that Mary was in trouble and went to help her.
Tom Mary'ye hayat hikayesini anlatmak istemedi.Tom didn't want to tell Mary his life story.
Tom Mary'nin gerçekten ne demek istediğini anlamadı.Tom didn't understand what Mary really meant.
Tom Mary'nin az önce ne dediğini anlamadı.Tom didn't understand what Mary just said.
Tom soruyu anlamadı.Tom didn't understand the question.
Tom Mary'nin onun ne yapmasını istediğini tam olarak anlamadı.Tom didn't understand exactly what Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin söylediği bir kelimeyi anlamadı.Tom didn't understand a word Mary said.
Tom tüm gerçeği Mary'ye anlatmadı.Tom didn't tell Mary the whole truth.
Tom Mary'ye bütün hikayeyi anlatmadı.Tom didn't tell Mary the whole story.
Tom otuzuna kadar ne olduğunu kimseye anlatmadı.Tom didn't tell anybody about what happened until he was thirty.
Tom Mary'nin Fransızca anladığını bilmiyordu.Tom didn't know that Mary understood French.
Tom anlamaya bile çalışmadı.Tom didn't even try to understand.
Tom Mary'ye her şeyi anlatmaya karar verdi.Tom decided to tell Mary everything.
Tom onun niçin Fransızca öğrenmek istediğini anlayamadı.Tom couldn't understand why she wanted to learn French.
Tom başka hiç kimsenin neden hayvanat bahçesine gitmek istemediğini anlayamadı.Tom couldn't understand why no one else wanted to go to the zoo.
Tom başka hiç kimsenin niçin mutlu görünmediğini anlayamadı.Tom couldn't understand why no one else seemed to be happy.
Tom Mary'nin onu dinlemeyi bile niçin reddettiğini anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary refused to even listen to him.
Tom Mary'nin aşçılıkta niçin iyi olmadığını anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary wasn't very good at cooking.
Tom Mary'nin niçin o kadar kızdığını anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary was so angry.
Tom Mary'nin onu ziyaret etmek için niçin asla gelmediğini anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary never came to visit him.
Tom Mary'nin o karar niçin verdiğini anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary had made that decision.
Tom onun şirketinin ürünlerinin niçin iyi satmadıklarını anlayamadı.Tom couldn't understand why his company's products weren't selling well.
Tom görevin amacının ne olduğunu anlayamadı.Tom couldn't understand what the purpose of the mission was.
Tom işaretin ne anlama geldiğini tam olarak çıkaramadı.Tom couldn't quite make out what the sign said.
Tom Mary'nin niçin kızgın olduğunu anlayabiliyordu.Tom could understand why Mary was angry.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini anlayabiliyordu.Tom could understand how Mary was feeling.
Tom, o zaman, sadece biraz Fransızca anlayabiliyordu.Tom could only understand a little French then.
Tom ne söylediğimi açıkça yanlış anladı.Tom clearly misunderstood what I said.
Açıkçası, Tom Fransızcayı çok iyi anlamaz.Tom clearly doesn't understand French very well.
Tom'un kesinlikle bu konu ile ilgili daha iyi bir anlayışı var.Tom certainly has a better understanding of this matter than I do.
Tom'un kesinlikle anlatacak ilginç bir hikayesi vardı.Tom certainly had an interesting story to tell.
Tom Mary'nin niçin o kadar kızdığını anlayamıyor.Tom can't understand why Mary got so angry.
Tom hangi şarabın daha pahalı olduğunu anlayamaz.Tom can't tell which wine is more expensive.
Tom Mary'nin niçin depresyonda olduğunu anlayabiliyor.Tom can understand why Mary is feeling depressed.
Tom tamamen iyi bir şekilde anlayabiliyor.Tom can understand perfectly well.
Tom Mary'nin yardıma ihtiyacı olup olmadığını anlamak için geldi.Tom came to see if Mary needed any help.
Tom Mary'yi aradı ve onun gelmeyi planlamadığını anladı.Tom called Mary and found out she wasn't planning on coming.
Tom Mary'ye kelimenin ne anlama geldiğini sordu, fakat o da bilmiyordu.Tom asked Mary what the word meant, but she didn't know either.
Tom ve Mary'nin bir anlayışı var.Tom and Mary have an understanding.