Ana içeriğe geç
Sözlük

anla ile cümle

anla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Anlaması kolay olan kitaplarla başla.Begin with books that are easy to understand.
Görüşmelerden sonra iki taraf, anlaşmazlık konusunda bir uzlaşmaya vardılar.After much negotiation, the two sides in the dispute reached a compromise.
Ne olursa olsun, hiç kimseye bunun hakkında bir şey anlatmayacağım.Whatever happens, I won't tell anybody about it.
Oğlum komik hikayelerin anlatıcısı olmak için çalıştı.My son tried to become a teller of funny stories.
O şakayı anlayamadı.He didn't get the joke.
Bu sonuçtan hiçbir şey anlamıyorum.I don't understand a thing about that result.
Büyük bir yanlış anlama oldu.It's all just a big misunderstanding.
Büyük bir yanlış anlaşılma olmuş.It's all just a big misunderstanding.
Birbirimizi anlamaya çalışarak yakınlaşırız fakat sadece birbirimizi incitiriz ve ağlarız.We get closer, trying to understand each other, but just hurt each other and cry.
Bu cümle herhangi bir anlama gelmiyor.This sentence doesn't mean anything.
Farkında olmadan ona tamda bilmek istediğini anlattı.Unwittingly, he told her exactly what she wanted to know.
Dürüst olmak gerekirse, bu tür eylemlerin nedenlerini anlamıyorum.To be honest, I don't understand the reasons for such actions.
Almanların espri anlayışı yok mu? Bunu komik bulmuyorum!Germans have no sense of humour? I don't find that funny!
O ne dediğini anlamıyor.He doesn't understand what you say.
Anlamıyorsun. Seni öldürecek.You don't understand. He'll kill you.
Yaşamın anlamını hiç düşünüyor musun?Do you ever think about the meaning of life?
Baba senin ne yaptığını anladığında, küplere binecek.When Dad finds out what you've done, he's going to hit the roof.
Onun bir aktris olmak istemesinin büyük bir yalan olduğunu anladım.I understood that it was a great lie that she wanted to become an actress.
Onun fikirlerini hiç anlayamıyorum.I can't understand his ideas at all.
Aşkın ne olduğunu anlamayacak kadar genç değiliz.We're not so young that we don't understand what love is.
Tek başıma olmam yalnız olduğum anlamına gelmez.Just because I'm alone doesn't mean I'm lonely.
' Felsefe ' bilgelik sevgisi anlamına gelen Yunanca bir kelimedir.'Philosophy' is a Greek word that means the love of wisdom.
Onun ne dediğini anladım.I understood what she said.
Lütfen daha anlaşılır biçimde konuşun.Please speak more clearly.
Sen bana ne meydana geldiğini anlatabilir misin?Can you tell me what is happening?
Sana bütün durumu açıklamama izin ver ve daha iyi anlayabileceksin.Let me explain the whole situation to you and you'll be able to understand better.
Ben 'impossible' kelimesinin ne anlama geldiğini bilmem.I don't know what the word 'impossible' means.
Onun soruları, konuyu çok iyi anladığını gösteriyor.Her questions show that she understands the subject very well.
Onun soruları onun konuyu çok iyi anladığını göstermektedir.Her questions indicate that she understands the subject very well.
Bunun için nedenini anladım.I understood the reason for this.
Anlamadığım bir şey var.There is something I don't understand.
Gördüğüm şey karşısında tam anlamıyla afallamıştım.I was literally stunned by what I saw.
Ben sana her şeyi anlatacağım.I'm going to tell you everything.
Amnezi, "hafıza kaybı" anlamına gelir.Amnesia means "loss of memory".
Bir cümlenin bir dilde birden fazla anlamı olabilir.One sentence may have multiple meanings in one language.
Nasıl çalıştığını anlamak için ayrı şeyler almayı isterim.I like to take things apart to see what makes them tick.
Bir dakika içinde sana hayat hikayemi anlatacağım.In a minute, I'm going to tell you my life story.
Onlar beni anlayabilir.They can understand me.
Ermanno eğlenceli bir hikaye anlattı.Ermanno told a funny story.
Osaka lehçesini anlamak zordur.It's hard to understand the Osaka dialect.
Senin ne söylediğini anlamıyorum.I don't understand what you're saying.
İki kişi anlaşıyorsa onlardan biri gereksizdir.If two people are in agreement, one of them is unnecessary.
Söylediğin şeyi anlamıyorum.I don't understand a thing you're saying.
Onun düşünme tarzını hiç anlamıyorum.I don't understand his way of thinking at all.
Bana biraz daha anlat.Tell me more.
Pepperonili pizzanın neden bu kadar popüler olduğunu anlamıyorum.I don't understand why pepperoni pizza is so popular.
Bu aslında ne anlama geliyor?What does it actually mean?
Onu hiç anlayamıyorum, peki ya sen?I couldn't understand him at all. What about you?
Söylediklerinin bir kelimesini anlamıyorum.I don't understand a word of what you're saying.
Onu ne kadar çok açıklarsan, onu o kadar çok anlamam.The more you explain it, the more I don't understand it.
Varoluş anlamsız bir kavramdır.Existence is a meaningless concept.
Sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki nereden başlayacağımı bilmiyorum.I have so many things to tell you that I don't know where to start.
Bizim bir anlaşmamız var mı?Do we have a deal?
Mobilya konusunda çok iyi anlaşmalarımız var.We have great deals on furniture.
Anlaşmamız hakkında çok mutluyuz.We're very happy about our deal.
Yasa tasarımız hakkında bir anlaşmazlık vardı.There was a dispute about our bill.
Aktörün yönetici ile bir anlaşmazlığı vardı.The actor had a dispute with his director.
Ailende bir mali anlaşmazlık olduğu zaman ne yaparsın?What do you do when you have a financial disagreement in your family?
Birleşmiş Milletler, anlaşmazlığa müdahale etmek için birlik gönderdi.The United Nations sent troops to intervene in the conflict.
Tom iş arkadaşlarının anlaşmazlığında arabuluculuk etti.Tom intervened in his coworkers' disagreement.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
anla ile cümle - Sayfa 16 - anla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App