Ana içeriğe geç
Sözlük

anla ile cümle

anla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar kaybettiklerini anladıklarında vazgeçtiler.When they saw that they were losing, they gave up.
Anlayamadığın kelimeleri işaretle!Mark the words that you cannot understand.
Anlayıp anlamadığını sorduğumda başını salladı.He nodded when I asked if he understood.
Bir kelimenin anlamını onun bağlamından al.Get the meaning of a word from its context.
Sadece annem beni gerçekten anlar.Only my mother really understands me.
Annem, babamın bana neden çok kızgın olduğunu bana anlattı.My mother told me why my father was so angry with me.
Sözcü, anlaşmanın içeriğini basına açıkladı.The spokesman explained the contents of the treaty to the press.
Kuzey Amerika'da bir kişi omuzlarını silktiğinde bu; "bilmiyorum" anlamına gelir.In North America when a person shrugs his shoulders it means "I don't know".
Bu işi anlayamıyorum.I can't understand this business.
Bana gerçeği anlat.Tell me the truth.
O, anladığım kadarıyla haklıdır.The way I see it, he is right.
Ben bir anlamda asabiyim.I am nervous in a sense.
Söylediğini anlayamıyorum.I can't make out what you're saying.
Dinleyecek olan herkese hikayeyi anlattım.I told the story to anyone who would listen.
Kalbini aç ve bana her şeyi anlat.Open your heart and tell me everything.
Bana gerçek bir hikaye anlat.Tell me a true story.
Söylediğimi anlamadığı açıktı.It was apparent that he did not understand what I had said.
Uyandığımda her şeyin bir rüya olduğunu anladım.I awoke to find everything had been a dream.
Sorununu anladım ama yardımcı olunamaz.I appreciate your problem, but it can't be helped.
Dostluk karşılıklı anlayışla oluşur.Friendship consists of mutual understanding.
Daha çok oyun çalışmak için daha az zaman anlamına gelir.More play will mean less time to study.
Kolayca anlaşılabilir olduğu için bu tür kitapları okuyun.Read such books as can be easily understood.
Derdimi anlatmayı oldukça zor buldum.I found it rather difficult to make myself understood.
Açık konuşmak gerekirse, neden gitmek istediğini anlamak zor.Frankly speaking, it's difficult to understand why you want to go.
İki ülke kriz için bir anlaşma görüşecekler.The two countries will negotiate a settlement to the crisis.
Ailen anlarsa başın belaya girer.You'll get into trouble if your parents find out.
Ebeveynler kızlarının ne istediğini anlayamadı.The parents couldn't make out what their daughter wanted.
Jane bize yemek pişirmenin zor olmadığını anlattı.Jane told us that cooking was not difficult.
Etik, davranış kuralları anlamına gelir.Ethics means the rules of conduct.
Aşağılık kompleksi - tam olarak ne anlama geliyor?Inferiority complex - what exactly does that mean?
Endüstriyel anlaşmazlıklar hala bir sorundur.Industrial disputes are still a problem.
Sendika ve yönetim arasındaki anlaşmazlık bir greve yol açabilir.The disagreement between the union and management could lead to a strike.
Yaşlı adam çocuklara eğlenceli bir hikaye anlattı.The old man told the children an amusing story.
Bu kesinlikle bir yanlış anlaşılma. Bana çok fazla kredi veriyorsunuz.That's a misunderstanding, for sure. You're giving me too much credit.
Bana hayatın anlamını anlat.Tell me the meaning of life.
Eğer İngilizce konuşanlar bunu anlamıyorsa bu hiçbir anlam ifade etmiyor.That means nothing if English speakers don't understand it.
Açıkça öğretmen hem İngilizce hem de Fransızca anlayabiliyor.Obviously the teacher can understand both English and French.
Sanırım trigonometrik fonksiyonları öğrenmek birçok kişi için anlamsızdır.I think that for many people learning the trigonometric functions is meaningless.
Bulaşık makinasının nasıl çalıştığını anlatabilir misin?Could you explain how the dishwasher works?
Onun konuşmasının ana noktasını anlamadım.I didn't get the point of his speech.
O, onun şakasını anlamadı.He did not understand her joke.
Seni anlamak gerçekten çok zor.Understanding you is really very hard.
Sümercede "LÚ.GAL" hükümdar veya kral anlamına gelir.In Sumerian "LÚ.GAL" means the ruler or king.
Bir insan başka bir insanı tümüyle anlamayabilir.A person cannot understand another person completely.
Söylediklerini anlayabiliyorum.I can understand what you are saying.
Ne söylemeye çalıştığını anlamıyorum.I don't understand what you're trying to say.
O bana geldi ve hiç anlamadığım bir şeyler söyledi.She came to me and said something that I didn't understand at all.
O, güzellikten anlar.She has an eye for beauty.
Onun ne söylediğini anlayabiliyorum.I can understand what she is saying.
Onun ne söylemeye çalıştığını anlamak bir süremi aldı.It took me a while to understand what she was trying to say.
Ne demek istediğimi daha sonra anlayabilir.She may realize later what I meant.
Ne söylemeye çalıştığını anlayamıyorum.I can't understand what he is trying to say.
Onun söylediklerini anlamıyormuş gibi davrandım.I pretended not to understand what he was saying.
Onun esprisini anlayamadım.I couldn't understand his joke.
Ben onun şakasını anlamadım.I didn't get his joke.
Anlaşılan yaranın kendisi sadece birkaç dikişe ihtiyaç duyuyor.Apparently the wound itself only needs a few stitches.
Er ya da geç o bana her şeyi anlatacak.Sooner or later he will tell me everything.
Onun ne söylediğini anlayamadım.I couldn't understand what he was saying.
Onun söylediklerinin ana fikrini ben bile anlayamadım.I couldn't even understand the main point of what he said.
Onun resminin anlamını düşündüm.I thought about the meaning of his painting.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod