anlaştı ile cümle
anlaştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Anlaştık mı? Fazla merak öldürürmüş. İddiayı üstlendiniz.OK, curiosity killed the cat, you take the bet, you look at the crystal ball.
Anlaştığımız gibi.As we agreed.
Eun-soo benimle anlaştılar.Eun-soo agreed with me.
Sadece en küçüğün kazanacağında anlaştık.We just said the lowest point is the winner.
-Anlaştık mı? -Evet komutanım. Pekala.I will make you believe, you understand?
Ve bunu denemenizi istiyorum, anlaştık mı?And I'm going to ask you to practice that, OK?
Anlaştık mı? Burada renkli noktaların olduğu iki tane pano var.So we have two panels here, of colored dots.
Anlaştığımız üçüncü ülke Avustralya.The third country we announced was Australia.
Gelmelisin anlaştık mı?You have to come, okay?
- Anlaştık.- I know.
Öyleyse anlaştık.So we have an agreement.
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?You are all smelling pretty much the same thing, OK?
Bu da Cis 3 Hegzantiol ve curuk yumurta gibi kokar, anlastik mi?This is cis-3-hexene-1-thiol, and this smells of rotten eggs, OK?
Yani %1, 100 TL çarpı 1.01, bu da eder 101 TL, anlaştık mı?So 1%, 1.01 times 100, that's just $101, right?
Anlaştık mı, herkes hazır mı?Right, everybody ready?
Anlaştık mı?OK?
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 companies signed up, 200 products came out, generated 100 million in sales.
Anlaştık mı? Adam: Mutlu sonu olan bir hikaye.And it has a happy ending.
Yarın sen de gülümsemek zorundasın, anlaştık mı?You too, have to smile tomorrow, ok?
Kız kardeşim, annem... "Felice delidir" de anlaştılarMy sister, my mother ... they all agreed "Felice is crazy."
Coca-Cola şurubunu satma konusunda anlaştılar.And he sold them the right to do that for just 1 dollar.
Anlaştık tamam mı?We've been compromised.
Morgan pek anlaştık gibi durmuyoruz.Are you... are you, look, are you being serious?
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.So I rethought the whole thing, and then we all came to a consensus.
Anlaştık, al hadi.Here, go ahead.
Peki, anlaştık.Agreed.
Anlaştık, amca.It's a deal, Uncle.
Anlaştık! <br />Bana güven ve endişe etme!Deal! Don't worry and depend on me!
Büyük bir plak şirketiyle anlaştık.We sign with a major label.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için anlaştılar.But the Pharisees went out, and conspired against him, how they might destroy him.
(Hiç değilse kendilerini) Kureyş’i ‘bir araya getirip anlaştırdığı’SINCE THE QURAISH have been united,
Birbirlerine tavsiye mi ettiler, aralarında anlaştılar mı ki hep aynı şeyleri söylediler?Is this the legacy they have passed down from one to the other?
Ana ve baba danışıp anlaştıktan sonra sütten kesmek isterse, ikisine de bir günah yoktur.But if the couple desire by mutual consent and consultation to wean, then it is no fault in them.
Belgrad ve Priştine hareket özgürlüğü konusunda anlaştıBelgrade, Pristina agree on freedom of movement
Cumhurbaşkanları ikili ekonomik ilişkileri daha da geliştirme konusunda anlaştılar.They agreed to further develop bilateral economic ties.
Avro bölgesi bakanları kurtarma fonu konusunda anlaştılarEurozone ministers agree on rescue fund
Bulgaristan ve Rusya Güney Akımı yol haritası konusunda anlaştıBulgaria, Russia agree on South Stream roadmap
NATO üyeleri Rusya ile resmi ilişkileri tekrar canlandırma konusunda anlaştılarNATO members agree to revive formal ties with Russia
Balkan liderleri Saraybosna'daki toplantıda ekonomik işbirliğini ilerletme konusunda anlaştı.Balkan leaders agree to boost economic co-operation at a meeting in Sarajevo.
Sırbistan ile Dünya Bankası AnlaştıSerbia, World Bank Reach Agreement
Generaller ikili işbirliğini ilerletme gereği konusunda anlaştılar.They agreed on the need to step up bilateral co-operation.
DiCarlo ve Gruevski çabuk bir çözüme ulaşılması gereği konusunda anlaştılar.DiCarlo and Gruevski agreed on the need for a quick resolution.
Karadağ, Makedonya ve Arnavutluk İşbirliği Üzerinde AnlaştıMontenegro, Macedonia, Albania Agree on Co-operation
Partiler, Yeni Sırp Hükümetine Sosyalist Desteği Üzerinde AnlaştıParties Agree on Socialist Support for New Serbian Government
Kosova ve Arnavutluk rekabet ve işbirliğinin yasa ve ilkeleri konusunda anlaştılar.Kosovo and Albania agree on law and policies competition co-operation.
Bulgar Valeri Bojinov İtalya'nın Parma futbol kulübüyle anlaştı.Bulgaria's Valeri Bojinov strikes a deal with Italy's Parma football club.
Temas Grubu altılısı, yeni Kosova müzakereleri için troyka şeklinde anlaştılarContact Group six agree on troika format for new Kosovo talks
Makedon hükümeti ve muhalefet yargı reformları konusunda anlaştılarMacedonian government and opposition agree on judicial reforms
Parti liderleri 1 Temmuz Pazar günü yargı reformu konusunda anlaştılar. [Tomislav Georgiev]The party leaders hashed out the agreement on judicial reform Sunday (July 1st). [Tomislav Georgiev]
Liderler ikili ilişkilerin mükemmel olduğu konusunda anlaştılar.They agreed that bilateral ties are excellent.
GDA liderleri, işbirliğini güçlendirme ve AB ile ilişkileri ilerletme konusunda anlaştılarSEE leaders agree to strengthen co-operation, boost ties with EU
AB liderleri G20 zirvesine ortak tavır konusunda anlaştılarEU leaders agree on common stance for G20 summit
AB liderleri mali uyarı planlarının korunması gerektiği konusunda da anlaştılar.The EU leaders also agreed that fiscal stimuli plans need to be maintained.
AB ve ABD, ticaret ve hava taşımacılığındaki engelleri kaldırma konusunda anlaştıEU, US agree to cut barriers to trade, air transport
İki yetkili, ikili ilişkiler iyi olmakla birlikte daha da güçlendirilebileceği konusunda anlaştı.The two officials agreed that bilateral relations are good but could be strengthened further.
Obama da iki tarafın konuyla ilgili "daha derin bir diyalog" üzerinde anlaştığını söyledi.Obama said that the two parties had agreed to a "deeper dialogue" on the issue.
Türk ve Japon yetkililer Türkiye'nin kuzeyinde bir nükleer enerji santrali kurma konusunda anlaştı.Turkish and Japanese officials have agreed to build a nuclear power plant in northern Turkey.
En önemli iki aday, bazı kusurlara rağmen seçimlerin sorunsuz gittiği konusunda anlaştı.Two of the highest-profile candidates agreed voting went smoothly, despite some glitches.
İş dünyası: Merkez bankaları işbirliği konusunda anlaştılarBusiness: Central banks agree on co-operation
İki komşu ülke sorunu uluslararası hakemlik yoluyla çözme konusunda anlaştılar.The two neighbours have agreed to solve the issue through international arbitration.