anlaşmazlık ile cümle
anlaşmazlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu üyeler iş yerlerindeki anlaşmazlıklarda sendika temsilcisinden destek görürler.От доверенного лица профсоюза они также получают помощь при разрешении спорных вопросов на предприятии.
Bu üyeler iş yerlerindeki anlaşmazlıklarda sendika temsilcisinden destek görürler.وهم يحصلون أيضاً على مساندة من المندوبين الموثوق بهم للإتحاد في حالات حدوث خلافات في مكان العمل.
Bu üyeler iş yerlerindeki anlaşmazlıklarda sendika temsilcisinden destek görürler.工会会员可以参加工会组织的教育培训和其他活动。一旦出现劳务纠纷,还可以从工会代表那里得到咨询和帮助。工会还可以提供谈判代表或谈判援助。
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.A aplicação espalhou-se sem atritos, de forma orgânica, naturalmente.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.A šíri sa to úplne bez odporu, organicky a prirodzene.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.A tohle šíření probíhalo hladce, organicky, přirozeně.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.En het heeft zich frictieloos verspreid, op organische, natuurlijke wijze.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.És ez simán és könnyedén, természetesen terjedt.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.E si è diffusa con grande facilità, in modo organico, naturale.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.Et tout ça s'est répandu sans friction de manière organique et naturelle.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.I wszystko to przebiegło gładko, spontanicznie, naturalnie.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.그리고 이것은 마찰 없이, 유기적이고 자연스럽게 퍼져나갔습니다.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.Şi ideea s-a răspândit fără oprelişte, treptat, în mod natural.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.Und sie hat sich reibungslos verbreitet, organisch, natürlich.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.Việc này đang lan rộng một cách chóng mặt, có trật tự, và tự nhiên
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.Y esto se ha difundido sin fricciones, de manera orgánica y natural.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.Και αυτό έχει εξαπλωθεί απλά χωρίς τριβές, οργανικά, φυσικά.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.Идеята се разпространи съвсем безпрепятствено, органично и естествено.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.И это распространение идёт очень гладко, органически, естественно.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.І це поширення йде дуже гладко, органічно, природньо.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.וזה התפשט ממש ללא חיכוך, בצורה אורגנית, טבעית.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.وهذا قد انتشر بدون احتكاك، بعضوية، وبطبيعية.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.おもむくままに自然に広がってきました もし政府が使う技術をご存知でしたら
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Así que hubo algo de conflicto.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Do vậy, đã xuất hiện một chút xung đột.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Er was dus een zeker conflict.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Es gab also so etwas wie einen Konflikt in dieser Sache.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Havia assim um pequeno conflito.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Il y avait donc là un petit problème.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.그래서 그 사이에 약간의 충돌이 있었습니다.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Mamy więc tutaj konflikt.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Quindi c'erano un po' di conflitti.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Tak vznikli konflikty.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Имаше конфликт.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Спалахнув конфлікт.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.Таким образом, наметился конфликт.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.אז נוצר שם קונפליקט מסוים.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.لذلك كان هنالك القليل من التناقض في ذلك.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.合衆国政府は措置を講じました。
Dolayısıyla anlaşmazlıkları çözmeleri gerekir.(Dolfijn-geluiden)
Dolayısıyla anlaşmazlıkları çözmeleri gerekir.분쟁이 일어날 경우 해결해야 합니다.
Dolayısıyla anlaşmazlıkları çözmeleri gerekir.כך שעליהם לפתור סכסוכים.
Dolayısıyla anlaşmazlıkları çözmeleri gerekir.إذ يجب عليها حل نزاعاتها
Dolayısıyla anlaşmazlıkları çözmeleri gerekir.(イルカの鳴き声)
İşte bu kadar. Ve bu hesaplamalar konusunda anlaşmazlık bulunmamakta.E pochi dissentono a riguardo.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Aquí es el caso donde se producen los desacuerdos.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Đây là một trường hợp bất đồng.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Dit zijn de gevallen waarbij ze het niet eens werden.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Her er et tilfælde hvor der opstår uenighed.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Hier herrscht Uneinigkeit.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Iată un caz de dezacord.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.여기 이 경우는 협상이 결렬된 경우에요.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Przypadek, gdzie dochodzi do niezgody.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Qui è il caso in cui si verificano i disaccordi.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Tukaj je primer, ko pride do nesoglasja.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Voici le cas où un désaccord se produit.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Εδώ είναι η περίπτωση όπου συμβαίνουν oi διαφωνίες.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.В данном случае возникает разногласие.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Ето случаят, в който се получава неразбирателство.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Ось випадок, де трапляються розбіжності.