anlaşmaya ile cümle

anlaşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Nihayet 1830'da anlaşmaya varılabildi.A fost terminată în anul 1830.
Star TV 2012-2013 yayın dönemi için Acun Ilıcalı ile 3 programda anlaşmaya varmıştır.Minor Planet Center îl acreditează cu descoperirea a doisprezece asteroizi între 1999-2012.
""Yeşilırmak Kapısı'nda anlaşmaya varıldı"".Pe atunci se zbura obligatoriu cu ușa închisă”.
Anlaşmaya göre 15 Şubat 1989 tarihine kadar, Sovyet askeri birlikleri Afganistan'dan çekilmeyi tamamlayacaktı.A szerződés szerint 1989. február 15-ig valamennyi szovjet egységet ki kell vonni az országból.
Albüme Enya'nın adı "Mario Winans featuring Enya & P. Diddy" biçiminde dahil edilerek anlaşmaya varıldı.Nevét mindenhol megemlítették a számmal kapcsolatban („Mario Winans featuring Enya and P. Diddy”).
Sonunda İngilizlerle birlikte bir harekat yapılması yönünde anlaşmaya varılmıştır.A kormányok az utolsó pillanatban közös csapásmérésben egyeznek meg.
Davayla sonunda mahkeme dışında anlaşmaya varıldı.A vitát később bíróságon kívül rendezték.
Bunun üzerine anlaşmaya karar verildi.A megegyezés létrejött.
Anlaşmaya göre büyük kuzeni kovulmak zorundaydı.Szerinte például a fiút azonnal ki kell rúgni.
27 Temmuz'da anlaşmaya varıldı.A döntőt július 27-én rendezték.
2011'in sonlarında Nurmagomedov UFC ile altı müsabakalık anlaşmaya vardı.2011 végén Nurmagomedov egy 6 évre, a könnyűsúlyú kategóriába szóló szerződést írt alá a UFC-vel.
Azerbaycan Demokrat Partisi bu anlaşmaya karşı çıkmıştır.Azerbaidžanin puolustusministeri kieltäytyi allekirjoittamasta sopimuksen tätä kohtaa.
Ekim 2011'de ise Interscope Records ve Polydor Records ile ortak bir anlaşmaya imza attı.Hän allekirjoitti yhteissopimuksen Interscope Recordsin ja Polydor Recordsin kanssa.
Bunun üzerine anlaşmaya karar verildi.Näin sovittiin.
Davayla sonunda mahkeme dışında anlaşmaya varıldı.Juttu sovittiin lopulta oikeussalin ulkopuolella.
Ancak, anlaşmaya asla uyulmadı.En nukkunut ollenkaan.
Uzun süren görüşmelerden sonra anlaşmaya vardık.Pitkien neuvottelujen jälkeen näin tapahtuikin.
27 Temmuz'da anlaşmaya varıldı.Alus valmistui 27. heinäkuuta.
Anlaşmaya göre 120.000 Florin ile yetinmiştir.Myös myötäjäisistä sovittiin ja ne määrättiin 120 000 floriinin suuruisiksi.
2010 yılında yapılan anlaşmaya göre Llull, Real Madrid ile 2014 yılına kadar sözleşmesini uzatmıştır.Το 2010, ο Γιουλ επέκτεινε το συμβόλαιο του με τη Ρεάλ Μαδρίτης μέχρι το έτος 2014.
2006’da, NBC kanalı ile 30 Rock isimli dizi için anlaşmaya vardı.Τον Οκτώβριο του 2006, το πιλοτικό επεισόδιο προβλήθηκε στο NBC με τον τίτλο 30 Rock.
Her iki davada da anlaşmaya varıldı.Και στις δύο περιπτώσεις προκηρύχθηκε δημοψήφισμα.
Hatta bu anlaşmaya göre bu komplonun belirtilmiş bir Cuma günü yapılması bile kabul edilmişti.Το χαρτί ανάλογα με τη χρήση που προορίζεται υφίσταται και ανάλογη επεξεργασία παρασκευής.
Ancak Calles anlaşmaya uymadı ve çatışmalar bir süre daha devam etti.Ο Παττακός αρνήθηκε κι η διαφωνία τους κράτησε αρκετή ώρα.
Fakat amcası Sencer ile bir anlaşmaya girmesinin elzem olduğunu anladı.Αλλά η σύζυγός του κατάλαβε ότι δεν μπορούσε να δεσμευτεί ολοκληρωτικά με το εγχείρημα.
Bir anlaşmaya ihtiyacımız var.Χρειαζόμαστε συμβόλαιο.
8 Haziran 1953 tarihinde esir sorununda bir anlaşmaya varıldı.Den 8. juni 1953 blev krigsfangeproblemet løst.
Çünkü bu, her yıl bir pazarlık ya da anlaşmaya konu olmaktaydı.Hvert år forventes der at være enten et tick eller et tock.
Ancak, anlaşmaya asla uyulmadı.Imidlertid blev aftalen aldrig overholdt.
Azerbaycan Demokrat Partisi bu anlaşmaya karşı çıkmıştır.Kristendemokraterne har været imod.
2011'in sonlarında Nurmagomedov UFC ile altı müsabakalık anlaşmaya vardı.I slutningen af 2011, skrev Nurmagomedov en 6-kamps-aftale i UFC’s letvægts-klasse.
Bu yüzden bu anlaşmaya İstanbul Anlaşması denilmektedir.Protokollen benævnes derfor Edinburgh-aftalen.
Orada Papa ile Sicilya ve İmparatorluk unvanlarının nasıl birbirlerinden ayrılacağı hakkında anlaşmaya vardı.Et lille eventyr om hvordan nissen og gåsen fandt hinanden.
Nihayet 1830'da anlaşmaya varılabildi.Ordningen ophørte i 1830.
Her iki davada da anlaşmaya varıldı.Begge gange blev afholdt folkeafstemning.
Radio'da Hollywood ile anlaşmaya vardıklarını söyledi.Han havde forventet at have radiokontakt med Havana.
8 Haziran 1953 tarihinde esir sorununda bir anlaşmaya varıldı.8. juni 1953 ble krigsfangeproblemet løst.
Nitekim John bu anlaşmaya uymak niyetinde değildi.Kimon hadde i realiteten ingenting å gjøre med denne avtalen.
1962'de takımdan ayrıldı ve Wolverhampton Wanderers ile anlaşmaya vardı.I 1962 gikk han til naboene litt lengre nord; Wolverhampton Wanderers.
Bunun üzerine anlaşmaya karar verildi.Dermed er saken avgjort.
2015 yılının Eylül ayında Kolombiya hükümeti ile FARC örgütü Küba'nın arabuluculuğuyla anlaşmaya varmışlardır.27. august 2012 startet den colombianske regjeringen fredsforhandlinger med FARC.
Ancak, anlaşmaya asla uyulmadı.Avtalen ble imidlertid aldri signert.
27 Temmuz'da anlaşmaya varıldı.Festivalen ble arrangert 27. juni.
Shane, Big Show'un antikalarını onaylamadıktan sonra Show, Shane McMahon'la anlaşmaya başladı.Wight begynte feider med Shane McMahon etter Shane uttrykt sin misnøye med Big Shows påfunn.
Bayan Hartigan ile anlaşmaya çalışır.Perundingan dengan Hartingh mencapai kesepakatan.
Konferans, 12 Martta bir anlaşmaya varılamadan dağıldı.Konferensi berakhir pada 17 Maret tanpa kemajuan apapun.
Kitabın sonunda Dumbledore ve Flamel'in yaptığı anlaşmaya göre Taş yok edilmiştir.Batu ini dihancurkan pada akhir buku pertama oleh Dumbledore dengan persetujuan Flamel.
Bunun üzerine anlaşmaya karar verildi.Oleh karena itu, dibuatlah perjanjian ini.
Bu anlaşmaya göre Çin, Birleşik Krallık'a yüklü bir tazminat ödemek zorunda kalmıştır.Setelah itu Loulan setuju untuk membayar upeti kepada China.
Edimsöz Eylem: Kabul edilmesi gereken, anlaşmaya dayalı bir eylemin yerine getirilmesi.Adopsi adalah tindakan mengadopsi; diadopsi.
Anlaşmaya göre Berlin işgalinin sonu dörtlü bir anlaşma sonucu sona erecekti.Theo thoả thuận, việc chiếm đóng Berlin chỉ có thể kết thúc như một kết quả của một thoả thuận bốn bên.
Astro Studios, Zune HD'nin alüminyum muhafazasını tasarlamak üzere anlaşmaya vardı.Và hãng Astro Studios đã được chọn để thiết kế vỏ nhôm cho Zune HD..
Azerbaycan Demokrat Partisi bu anlaşmaya karşı çıkmıştır.自由民主党は採決で反対した。
Davayla sonunda mahkeme dışında anlaşmaya varıldı.最終的にこのケースは法廷外で和解した。
Bu anlaşmaya göre İngiltere İran'a 2 milyon pound kredi vererek demiryolu inşa edecekti.イギリスはアイルランドへの数十億ポンドの融資を表明した。
23 Aralık'ta iki tarafta anlaşmaya vardı.1992年3月23日に両陣営は妥協を成立させた。
Kazâzedeler, yerlilerle bir anlaşmaya varamamış ve Aralık'ın 17'sinde köyden kaçmışlardır.先住民とは意思疎通ができなかったらしく、12月17日、遭難者たちは集落から逃走。
Oyun sonunda En az ceza puanına sahip olmak ya da 100 puanın altında bitirmek (anlaşmaya göre).最上段まで詰まるか、100ピースのストックを使い切ってしまうとゲームオーバー。
Düşmanla anlaşmaya vardılar.彼らは敵と合意に達した。
Söylentilere göre, Facebook ve diğer şirketler Waze'i satın almakla ilgilendi, ancak bir anlaşmaya varılamadı.Facebook及其他公司计划收购Waze,但双方没有达成一致意见。
İlgili Sayfalar