anlaşılmaz ile cümle

anlaşılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu başarısızlığı görünmez, anlaşılmaz ve kaçınılmaz kılıyor.А това прави провала невидим, немислим и неизбежен.
Bu başarısızlığı görünmez, anlaşılmaz ve kaçınılmaz kılıyor.Это делает провал незаметным, непостижимым и неизбежным.
Bu başarısızlığı görünmez, anlaşılmaz ve kaçınılmaz kılıyor.זה מעלים את הכשלון מן העין, והופכו לבלתי מתקבל על הדעת ולבלתי-נמנע.
Bu başarısızlığı görünmez, anlaşılmaz ve kaçınılmaz kılıyor.ان طريقة التفكير تلك تهمش الفشل وتجعله بعيداً عن تصورنا وتوقعنا
Bu başarısızlığı görünmez, anlaşılmaz ve kaçınılmaz kılıyor.起こりえないと考えられながらも、防げなくなっているのです。 このとんでもないスローガンに
Bu başarısızlığı görünmez, anlaşılmaz ve kaçınılmaz kılıyor.那就是智能的冒险者—— 不是那些跳入深崖的人, 不是冲进熊熊燃烧的房间的人,
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:Ici, un évènement étrange et inexplicable s'est produit pendant la dernière saison des amours
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:이 경우에는 지난 산란기 때 일어난 약간 이상하고 설명이 안 가는 행동인데
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:Однако, во время последнего случного сезона произошло очень странное и необъяснимое явление.
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:במקרה הזה קרה דבר מוזר ולא מוסבר שהתרחש במהלך עונת הרבייה האחרונה,
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:في هذه الحالة كان السلوك غريبا وغير قابل للشرح هذا النشاط حدث في موسم التزاوج الماضي
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:説明のつかない出来事に遭遇しました 大きなオスのキングコブラがメスに噛みついたと思ったら
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Bo cię nie do ludu nieznajomej mowy, albo trudnego języka posyłam, ale do domu Izraelskiego;
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Căci nu eşti trimes la un popor cu o vorbire încurcată şi cu o limbă greoaie, ci la casa lui Israel.
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.For ikke til et folk med vanskelig sprog og tungt mæle sendes du, men til Israels hus;
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Ik stuur u niet naar één of ander ver afgelegen land, waarvan u de taal niet beheerst.
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.너를 방언이 다르거나 말이 어려운 백성에게 보내는 것이 아니요 이스라엘 족속에게 보내는 것이라
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Lebo nie si poslaný k ľudu hlbokých rtov a ťažkého jazyka, ale k domu Izraelovmu;
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Mert nem valami homályos ajkú és nehéz nyelvû néphez küldetel te, hanem az Izráel házához.
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Nebo nebudeš poslán k lidu hluboké řeči a nesnadného jazyka, ale k domu Izraelskému.
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.poiché io non ti mando a un popolo dal linguaggio astruso e di lingua barbara, ma agli Israeliti
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Pois tu não és enviado a um povo de estranha fala, nem de língua difícil, mas � casa de Israel;
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.porque no eres enviado a un pueblo de habla misteriosa ni de lengua difícil, sino a la casa de Israel
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Sillä ei sinua lähetetä outokielisen ja kankeapuheisen kansan tykö, vaan Israelin heimon tykö;
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Thi du sendes til Israels Folk, ikke til et Folk med dybt Mål og tungt Mæle,
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Ty du bliver ju icke sänd till ett folk med obegripligt språk och trög tunga, utan till Israels hus,
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Vả , ấy chẳng phải ta sai ngươi đến cùng_dân nói tiếng mọi_rợ khó hiểu ; bèn là đến_cùng nhà Y-sơ-ra-ên .
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Vả, ấy chẳng phải ta sai ngươi đến cùng dân nói tiếng mọi rợ khó hiểu; bèn là đến cùng nhà Y-sơ-ra-ên.
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Zakaj nisi poslan k ljudstvu globokega govora in neznanega jezika, temuč k hiši Izraelovi;
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Διοτι δεν εξαποστελλεσαι προς λαον βαθυχειλον και βαρυγλωσσον αλλα προς τον οικον Ισραηλ
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.Защото не си изпратен при люде с непознат език и мъчен говор, но при Израилевия дом, -
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.ибо не к народу с речью невнятною и с непонятным языком ты посылаешься, но к дому Израилеву,
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.כי לא אל עם עמקי שפה וכבדי לשון אתה שלוח אל בית ישראל׃
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.لانك غير مرسل الى شعب غامض اللغة وثقيل اللسان بل الى بيت اسرائيل.
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.你 奉 差 遣 不 是 往 那 說 話 深 奧 、 言 語 難 懂 的 民 那 裡 去 、 乃 是 往 以 色 列 家 去
Çünkü seni konuşması anlaşılmaz, dili zor bir halka değil, İsrail halkına gönderiyorum.你 奉 差遣 不 是 往那 說話 深奧 、 言語難 懂 的 民 那 裡去 、 乃是 往 以色列 家去
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Am reuşit să facem ezoteric chiar şi studiul literaturii.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Chúng ta thậm chí đã khiến cho nghiên cứu văn học thành tối nghĩa.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.심지어 우리는 문학 연구조차 이해할 수 없게 만들었습니다.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Nous sommes même parvenus à rendre l"étude de la littérature totalement impénétrable.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Siamo riusciti a rendere arcano persino lo studio della letteratura.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.We hebben het zelfs voor elkaar gekregen literatuurstudies te mystificeren.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Wir haben es sogar geschafft, die Literaturwissenschaften obskur werden zu lassen.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Y hasta hemos logrado hacer arcaico, el estudio de la literatura.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Zdołaliśmy nawet ze studiów nad literaturą uczynić coś tajemniczego.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Κάναμε ακόμα και τη διδασκαλία της λογοτεχνίας κάτι το σκοτεινό.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Дори сме успели да направим изучаването на литература мистериозно.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Ми примудрилися навіть вивчення літератури перетворити на дійство для обраних.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Мы даже умудрились сделать изучение литературы темным и загадочным.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.אפילו את לימודי הספרות הצלחנו להפוך למסתוריים.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.فقد تمكنا من جعل دراسة الأدب غامضة.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.皆さんは ジェイン・オースティンの小説を
Eğer hala anlaşılmazsa, yeni bir video hazırlayacağım. -Jeśli będzie to nadal sprawiało problemy, to nagram dla Was kolejny filmik.
Eğer hala anlaşılmazsa, yeni bir video hazırlayacağım. -- jestli je to stále nejasné, natočím pro vás další video.
Eğer hala anlaşılmazsa, yeni bir video hazırlayacağım. -Wenn is immer noch verwirrend ist, mach ich noch ein Video für euch.
Eğer hala anlaşılmazsa, yeni bir video hazırlayacağım. -הקודם - אם זה עדיין לא מובן, אצור סירטון נוסף.
Erkek: Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.Cântecul este ceva prin care comunicăm cu oameni care altfel nu ar fi înțeles despre ce vorbim.
Erkek: Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.Komunikujemy się z ludźmi poprzez muzykę inaczej nie zrozumieliby tego, skąd pochodzimy.
Erkek: Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.La canción es algo que utilizamos para comunicar con personas que de otra forma no sabrían de dónde venimos.
Erkek: Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.Píseň je něco, co používáme pro komunikaci s lidmi, kteří by jinak nepochopili, odkud pocházíme.

İlgili Sayfalar