anlaşılmaz ile cümle
anlaşılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunlarda edimsel amaç “önerme”den anlaşılmaz.No se dedicaban a «adivinar».
Buna rağmen köyün ekonomik refahı anlaşılmaz bir şekilde yükseliş göstermiştir.Nonostante ciò la popolazione del villaggio non ha avuto una crescita vertiginosa.
Bazen ağzından anlaşılmaz kelimeler çıkıyor.Иногда он произносит непонятные слова.
Akademi ve Puşkin, hiyerogliflerden daha anlaşılmazdır.Академия и Пушкин непонятнее иероглифов.
Vardı, ama çok karanlık ve anlaşılmazdı.Оно было, но очень мрачное.
Vardı, ama çok karanlık ve anlaşılmazdı.Ele tinha, mas era muito obscuro.
Bu tarz etkiler iyi anlaşılmaz ve hatta genellikle reddedilir.Tais teorias são controversas e, geralmente, pouco aceitas.
Bir drama konuşulursa, açık bir şekilde anlaşılmaz.Als er toch gesproken wordt is het onverstaanbaar.
Sebeplerden biri filmin anlaşılmaz olmasıydı.Z niewiadomych przyczyn do realizacji filmu nie doszło.
Bunlarda edimsel amaç “önerme”den anlaşılmaz.Nie ma wyjaśnienia czym są te "zalecane działania".
Dikkat çekici ve yanlış anlaşılmazdırlar.Jest pomysłowy i niepozorny.
Ancak bir mucize eseri kim oldukları hemen anlaşılmaz.Vad de inte vet är att helvetet just har börjat.
"Kötü niyet" kavramı ise; anlaşılmaz ve soyut bir kavram olduğu için ispat edilmesi oldukça zordur.Benämningen rök är en skatteenhet som är svår att precisera och uträkna.
Akademi ve Puşkin, hiyerogliflerden daha anlaşılmazdır.Академія і Пушкін не зрозуміліші від ієрогліфів.
Sebeplerden biri filmin anlaşılmaz olmasıydı.По ряду причин фільм не був реалізований.
Vardı, ama çok karanlık ve anlaşılmazdı.Історія ця дуже темна і неясна.
Üstün zekasına rağmen sosyalleşmede oldukça zorlanan Sheldon, zaman zaman çevresi tarafından anlaşılmaz.Незважаючи на свій розум, Шелдон, як правило, поводиться невміло при контакті з іншими людьми.
Mallarmé'ye göre kapalılık ve anlaşılmazlık şiirin özüdür.Defectul pe care și-l recunoaște Minculescu este sinceritatea.
Akademi ve Puşkin, hiyerogliflerden daha anlaşılmazdır.Az akadémia és Puskin érthetetlen hieroglifák.
Bu ayrım, bilimlerin fenomenlerdeki özü açıklama çabaları açısından anlaşılmaz bulunduğu için reddedilmiştir.A tudomány elhanyagolja az általa magyarázni szándékolt fenomén mélyértelmét.
Üstün zekasına rağmen sosyalleşmede oldukça zorlanan Sheldon, zaman zaman çevresi tarafından anlaşılmaz.Maailman pelastajan roolista huolimatta, Coop on erittäin rento, joka ei ota mitään vakavasti.
Ancak, bazen anlaşılmaz bir kavgadır.Måske med et enkelt skænderi engang imellem.
Ancak ses anlaşılmaz bir durumdaydı.Giọng hát vô tình.
Vardı, ama çok karanlık ve anlaşılmazdı.非常に暗く、見えにくい。
Sebeplerden biri filmin anlaşılmaz olmasıydı.そのためフィルムは所在不明となっている。
Vardı, ama çok karanlık ve anlaşılmazdı.它相当大,非常弥散,但是也非常暗。
Bir drama konuşulursa, açık bir şekilde anlaşılmaz.如果你要是寫語言,當然不會有問題。
Ezeli ve ebedi olan Tanrı, düşüncelerle anlaşılmaz.그가 보기에 하나님의 사랑과 용서는 무조건적이다.
Ancak, bazen anlaşılmaz bir kavgadır.사소한 일로 가끔 싸우기도 한다.
Söyledikleri neredeyse hiç anlaşılmaz.הבעיה היא שבקושי שומעים אותם.
Vardı, ama çok karanlık ve anlaşılmazdı.Имаше, но беше малко мрачно и неясно.
Söyledikleri neredeyse hiç anlaşılmaz.Понякога речта е почти неразбираема.
Vardı, ama çok karanlık ve anlaşılmazdı.Dej bol príliš ponurý a nejasný.
Vardı, ama çok karanlık ve anlaşılmazdı.Slika je temna, vendar bleščeča.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganistan, Sierra Leone, dan tampaknya konflik-konfliknya tidak dapat kita pahami.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganistan, Sierra Leone, iar conflictele de acolo ni se par de neînţeles.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganistanu, Sierra Leone, i te konflikty wydają się dla nas niezrozumiałe.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganistanu, Sierra Leone, konflikt je pre nás nepochopiteľný.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganistán y Sierra Leona y los conflictos nos parecen incomprensibles.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganisztánból, Sierra Leonéből, és a konfliktusok érthetetlennek tűnnek számunkra.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afghanistan, Sierra Leone, en we begrijpen niets van het conflict.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afghanistan, Sierra Leone, và các xung đột này có vẻ không thể hiểu nổi đối với chúng ta.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afghánistánu, Sierra Leone, a konflikt se nám zdá nepochopitelný.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Aghanistan, Sierra Leone, und der Konflikt erscheint uns unbegreiflich.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Irak, Afghanistan, Sierra Leone, og konflikterne virker uforståelige for os.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.시에라 리온에 대한 뉴스를 들을때 우리는 이 전쟁들을 이해 할 수 없다고 느끼지요.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.les conflits nous semblent incompréhensibles.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Αφγανιστάν, Σιέρα Λεόνε, oι συγκρούσεις μας φαίνονται ακατανόητες.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Афганистана, Сьерра-Леоне, и кажется, что эти конфликты невозможно понять.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.אפגניסטן, סיירה לאון, והקונפליקטים נראים בילתי ניתנים לתפיסה בשבילנו.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.أفغانستان، سيراليون و الصراع يبدو صعب الفهم
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.紛争というものが非常に不可解にうつります この感覚こそ、私がこのプロジェクトを始めた契機でした
Ama bir çoğu, düzensiz ve anlaşılmazdır. Bazılarımız bunlardan gürültü olarak bahseder.Οι περισσότεροι όμως είναι χαοτικοί και ασυνάρτητοι, αυτό που πολλοί αποκαλούμε θόρυβο.
Ama bir çoğu, düzensiz ve anlaşılmazdır.대부분은 무질서하고 일관성이 없는데
Ama bir çoğu, düzensiz ve anlaşılmazdır.אבל רובם הם כאוטים וחסרי-לכידות
Ama bir çoğu, düzensiz ve anlaşılmazdır.لكن معظمها تكون فوضويّة و غير متناسقة،
Ama bir çoğu, düzensiz ve anlaşılmazdır.雑音と呼ばれるものです
Anlaşılmazdım doğrudur, nasıl sen olabilirsin bana... ...ışığı gösteren.Указал мне свет?
Anlaşılmaz faturalar yazıyorlar.De laver love som er uforståelige.
Anlaşılmaz faturalar yazıyorlar.De skriver lagförslag som är obegripliga.