Ana içeriğe geç
Sözlük

anlaşılmak ile cümle

anlaşılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Herkes tarafından anlaşılmak kolay değildir.It is not easy to be understood by everybody.
O kolayca anlaşılmak için yeterince açık konuşur.She speaks clearly enough to be easily understood.
Anlaşılmak için yerli konuşmacı gibi konuşmana gerek yok.You don't need to sound like a native speaker in order to be understood.
Anlaşılmak için bir yerli konuşucu gibi ses çıkarmana gerek yok.You don't need to sound like a native speaker to be understood.
Kadınlar anlaşılmak değil, sevilmek ister.Women are meant to be loved, not to be understood.
Kadınlar sevilmek için yaratılmıştır, anlaşılmak için değil.Women are meant to be loved, not to be understood.
Yarın başlayacağımız anlaşılmaktadır.It's understood that we'll start tomorrow.
Sadece anlaşılmak için yeterli birkaç Fransızca kelime biliyorum.I know a few words of French, just enough to be understood.
Anlaşılmak benim için önemlidir.It's important to me to be understood.
İnsanlar anlaşılmak istiyor.People want to be understood.
Matthew beni anlıyor ve anlaşılmak çok güzel.Matthew understands me, and it's so nice to be understood.
Yanlış anlaşılmak çok kolaydır.It's so easy to be misunderstood.
Oğlunu birkaç yıl büyük annesi Livia'ya bıraktığı anlaşılmaktadır.She seems to have passed her son off to his grandmother Livia for a number of years.
Bu tabakanın yangın gördüğü anlaşılmaktadır.The rest of the Flock sees the fire.
Bu itibarla makamın tertip tarihinin (elimizde bulunan eserlere göre) eski olmadığı anlaşılmaktadır.There are no sign of its former shape.
Bu taşların nehir kıyısından getirildiği anlaşılmaktadır.It is hard to distinguish the instruments found here from river stones.
Bunlardan birisi gayrimüslim, üç tanesi ise Müslümanlara ait olduğu anlaşılmaktadır.Such Haredim accordingly do not believe themselves to be in violation of the Three Oaths.
Daha sonraki olayları ise kendi duyduğu ve gördüğü şekilde aktardığı anlaşılmaktadır.But some things he wrote according to what he himself heard or saw.
En az iki kez yenilendiği anlaşılmaktadır.It was rebuilt at least twice.
Eski kavimlerden Asurlular'ın bu bölgede kaldıkları, çevrede bulunan kalıntılardan anlaşılmaktadır.Ancient bricks found throughout the region have dimensions that correspond to these units.
Bununla birlikte yerleşmede iki tabaka olduğu anlaşılmaktadır.However, it seems to contain at least two groups.
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.The offense was committed by someone who had escaped from prison.
Bu alt başlığın filmin Lola, une femme allemande olan Fransızca adından alındığı anlaşılmaktadır.This minor planet is named after a common German female name.
Kalenin, ilk surdan sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.This is why the punishment is only given out after the first stunt.
Bu katın yangın geçirmiş olduğu anlaşılmaktadır.You'd never guess that there was fire in it.
Operasyonun ölü insanlar üzerinde yapıldığı anlaşılmaktadır.These were carved by the community upon a person's death.
Sırça Kümes oyunundaki Laura Wingfield, Rose’un bir sureti olarak anlaşılmaktadır.Laura Wingfield in The Glass Menagerie was understood to be modeled on his sister Rose.
Teknoloji geliştikçe daha da yüksek frekansların kullanılacağı anlaşılmaktadır.Over time, the technology was developed to transmit on progressively higher frequencies.
Sizin için, (onların başına nelerin geldiği) oturdukları yerlerden apaçık anlaşılmaktadır.And indeed (their destruction) is clearly apparent to you from their (ruined) dwellings.
Bu karar oy birliğiyle verildiği için Anami'nin de bu yönde bir karar verdiği anlaşılmaktadır.The Cabinet operated by unanimous decision, and so this meant that Anami had given in.
BY-2 hücreleri nispeten iyi anlaşılmakta ve araştırmalarda sıklıkla kullanılmaktadır.In this moment BY-2 cells are relatively well understood and often used in research.
Levan'ın iki kez evlendiği anlaşılmaktadır.Levan seems to have been married twice.
Bu pompalama tekniğinin prensibi sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır.The principle of this pumping technique is frequently misunderstood.
Yazılmamış olmalarına rağmen, belgeye dahil edildikleri anlaşılmaktadır.Despite being unwritten, they are understood to be incorporated within the document.[20]
Bu kavram, Rusya'daki çeşitli azınlıkların öğrenilmesiyle güçlü bir şekilde anlaşılmaktadır.The concept is understood strongly by the learning of various minorities in Russia.
Yerleşmenin Bakır çağında iskan edildiği anlaşılmaktadır.The site seems to be inhabited in the chalcolithic age.
Adı eski yazarlarda geçmez, ancak epigrafik ve diğer kanıtlardan anlaşılmaktadır. [1]Its name does not occur in ancient authors but is inferred from epigraphic and other evidence.[1]
İsrailoğulları'nın yaklaşık altı yüz bin aileden oluştuğu anlaşılmaktadır.It is understood that the Israelites had around six hundred thousand families.
Medler, Babil ve Mısır tarafından tanındığı anlaşılmaktadır.He seems to have been recognized by Medes, Babylonia and Egypt.
Bazen insan anlaşılmak için konuşur. Ve bazen de insan aynı sebepten susar.Manchmal redet man, weil man verstanden werden möchte. Und manchmal schweigt man aus dem gleichen Grund.
Oğlunu birkaç yıl büyük annesi Livia'ya bıraktığı anlaşılmaktadır.Sie scheint ihren Sohn für einige Jahre seiner Großmutter Livia übergeben zu haben.
AAU ve IOC görevlilerinin bu kuraldan haberi olmadığı ya da bilerek dikkate almadıkları anlaşılmaktadır.Entweder kannten die Verantwortlichen der AAU und des IOC diese Regel nicht oder sie ignorierten sie.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Er stammte wahrscheinlich aus wohlhabender griechischer Familie und war offenbar sehr belesen.
Eski bir dini merkez olduğu anlaşılmaktadır.Es scheint sich um ein altes Zeremonialzentrum gehandelt zu haben.
Özellikle ikincisinin etkileri filmden de anlaşılmaktadır.Vor allem überzeuge die zweite Episode des Films.
Bundan da büyük bir isyan planlandığı anlaşılmaktadır.Man rechnete demnach mit einem großflächigen Aufstand.
Üzerindeki et henüz çürümeden buraya atıldığı anlaşılmaktadır.Das Tier verweste daraufhin, bevor es für den Abtransport zerstückelt wurde.
Böylece Orta Tunç Çağı'nda yerleşmede kutsal bir mekanın bulunduğu anlaşılmaktadır.Bereits zur Zeit der heidnischen Esten soll sich dort ein heiliger Ort befunden haben.
Yabani sığırın da avlandığı anlaşılmaktadır.Offenbar wird die Art auch zum Verzehr gejagt.
En azından 1694 yılında mevcut bulunduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır.Hier sind seine Wirkungsdaten im Jahr 1693 belegt.
Bu durum onların şiirlerinden anlaşılmaktadır.Bekannt wurde sie durch ihre Gedichte.
Bu hamamların yalnız temizlik için değil, zevk ve eğlence için de yapıldığı anlaşılmaktadır.Hier geht es nicht um Religiosität, sondern nur um Spaß und Erfüllung.
Karanlık enerjinin varlığı başka yollarla da anlaşılmaktadır.Die anregende Energie kann auf unterschiedlichen Energieformen zur Lichtquelle führen.
Ancak daha sonra çöp çukuru olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.Später war er als Löschwasserteich in Nutzung.
Bu katın yangın geçirmiş olduğu anlaşılmaktadır.Damit stand fest, dass die Holzladung brannte.
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.Dieser hat mit einem Komplizen die Flucht aus dem Gefängnis geplant.
Genel olarak höyüğün Geç Kalkolitik Çağ'dan Demir Çağı'na kadar iskan gördüğü anlaşılmaktadır.Das erklärt sich dadurch, dass am Ende der Eiszeit das Land tiefer lag als heute.
Oğlunu birkaç yıl büyük annesi Livia'ya bıraktığı anlaşılmaktadır.Il semble qu'elle ait fini par le confier à sa grand-mère Livie.
Bu dönemde Arzava’nın bağımsızlık kazandığı anlaşılmaktadır.À partir de cette période, la Judée semble avoir gagné en autonomie.
Ayrıca belgenin Finlandiya'da yazıldığı anlaşılmaktadır.Cet article recense les statues équestres en Finlande.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod