anlaşılma ile cümle

anlaşılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Anlaşılması zor nesil. Çözülmemiş dosya.The difficult to understand generation.
Birinci kanunla ilgili anlaşılması zor olan şey ikinci kısımdır.What's less intuitive about the first law, is the second part.
Bu yapının anlaşılması tedavilerin geliştirilmesi için çok önemli.Now understanding this structure is very important for developing treatments.
Bunun tamamen dürüst olduğunun anlaşılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.I think it's really important to understand that something like this is totally open.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.But I also wanted to follow the hundreds of arcane and obscure laws that are in the Bible.
Dün gördüğün bir yanlış anlaşılmaydı.Whatever you saw, it's all a misunderstanding. 100%.
Yanlış anlaşılma olsun olmasın...Whether it's a misunderstanding or an understanding.
Belki de anlaşılması en güç dava Paul Allen'ınki.And perhaps the most inexplicable case is that of Paul Allen.
- Umarım, bunu anlaşılması güç bulmadınız. -Anyway, hopefully you didn't find that too convoluted.
Hepsi işte bu kodda gizli, ve baş döndürücü bir hızda anlaşılmaya başlanıyor.It's all hidden in this code, and it's starting to be understood at breakneck pace.
Bu arada, yanlış anlaşılma olmasın, hepsi için değil, ama çoğu için durum böyleydi.Not for all of them by the way, but for many of them.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.But he will speak to this nation with stammering lips and in another language;
Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık.Therefore We have made this (Qur'an) easy in your tongue.
Biz onu (Kur'an'ı), öğüt alalar diye senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık.Therefore We have made this (Qur'an) easy in your tongue. They may haply take a warning.
Yemin olsun: Biz, ders alınsın diye Kur'ân’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Yemin olsun: Biz ders alınsın diye Kur'ân’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Yemin olsun, Biz, ders alınsın diye Kur'ân’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Sizin için, (onların başına nelerin geldiği) oturdukları yerlerden apaçık anlaşılmaktadır.And indeed (their destruction) is clearly apparent to you from their (ruined) dwellings.
İnkar edenler, "Başa çıkmanız için, bu Kuran'ı dinlemeyin, anlaşılmasını engelleyin," dediler.Those who disbelieve say, “Do not listen to this Quran, and talk over it, so that you may prevail.”
Metin Anlaşılmaz Olduğunda@ action: inmenu Never display tooltips.When Text Obscured
"İlişkiler, geçmişin karşılıklı anlaşılmasının yanı sıra karşılıklı ilişkilere dayanmalıdır."Relations should be based on mutual understanding of the past, as well as on mutual interests.
Ancak sorunun anlaşılması tek başına yeterli olmuyor.But understanding the problem may not be enough.
Maalesef,702 BC’den önce tutulan kayıtlar belirsiz,anlaşılmaz ve kullanışlı bilgiye sahip değildir.Unfortunately, records kept before 720 BC are very vague and offer no useful information.
Yük-Parite ihlalinin anlaşılmasında önemli yer tutar.It is important in the understanding of CP violation.
Bu karar oy birliğiyle verildiği için Anami'nin de bu yönde bir karar verdiği anlaşılmaktadır.The Cabinet operated by unanimous decision, and so this meant that Anami had given in.
Anlaşılması zor şeyleri kolayca anlaşılır biçimde açıkla. Anlaşılması kolay olan şeyleri tekrarla.Explain difficult things in an easy-to-understand manner. Repeat things that are easy to understand.
Sorun işyeri tabanında mevcutsa, işyerinde anlaşılmalı ve çözülmelidir.If the problem exists on the shop floor then it needs to be understood and solved at the shop floor.
Kitabın "entropiyi, kaosu ve anlaşılmazlığı yücelteceğini (bazı insanlar için) " söylemiştir.He says the book "seems to [some people] to glorify entropy, chaos, and incomprehensibility".[13]
Örneğin sebebi bilinmeyen bir ateşin anlaşılmasında yardım istenebilmektedir.[2] [1]They may also be asked to help determine the cause of a fever of unknown origin. [2] [1]
"Kurallar keyfi, anlaşılmaz ve ani değişime tabi."The rules are arbitrary, unfathomable, and subject to sudden change.
BY-2 hücreleri nispeten iyi anlaşılmakta ve araştırmalarda sıklıkla kullanılmaktadır.In this moment BY-2 cells are relatively well understood and often used in research.
Fonolojik ve gramer farklılıkları Hiri Motu'yu Motu ile karşılıklı olarak anlaşılmaz kılar.Phonological and grammatical differences make Hiri Motu mutually unintelligible with Motu.
Fakat bu yaklaşım Batı'nın onu yenememesinin anlaşılması açısından çok önemli.Yet, that assessment in itself is key to understanding the West's failure to defeat him.
Örneğin, otizm spektrum bozukluklarının anlaşılmasına yardımcı olabilir.For example, it could help in the understanding of the autism spectrum disorders.
NMR'nin anlaşılması ve kullanılması kimya, fizik ve elektronik alanlarında deneyim gerektirir.Understanding and applying NMR involved chemical, physical and electronic expertise.
Levan'ın iki kez evlendiği anlaşılmaktadır.Levan seems to have been married twice.
Yazılımın bu kategoriler açısından anlaşılmasını sağlamaktadırlar.They allow software to be understood in terms of those categories.
Kanner 1951'i otizmin daha geniş bir şekilde anlaşılması için bir dönüm noktası olarak gördü.Kanner viewed 1951 as a turning point for the wider understanding of autism.
Bu pompalama tekniğinin prensibi sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır.The principle of this pumping technique is frequently misunderstood.
Bununla birlikte bu temel kuralın eşit olmayan bir şekilde uygulandığı anlaşılmalıdır.[1]It must, however, be realized that this rule of thumb is unevenly applied.[24]
Yazılmamış olmalarına rağmen, belgeye dahil edildikleri anlaşılmaktadır.Despite being unwritten, they are understood to be incorporated within the document.[20]
Diğer monolitlerden farklı olarak yapının her iki tarafında anlaşılmaz yazılar mevcuttur.Unlike other monoliths, on both sides of the structure there is incomprehensible writing.
Bu kavram, Rusya'daki çeşitli azınlıkların öğrenilmesiyle güçlü bir şekilde anlaşılmaktadır.The concept is understood strongly by the learning of various minorities in Russia.
Yerleşmenin Bakır çağında iskan edildiği anlaşılmaktadır.The site seems to be inhabited in the chalcolithic age.
Sıfatlara yüklediği anlamlar da çok belirsiz ve anlaşılmaz oldukları için eleştirildi.The attributes have also been criticized for being too vague.
Ama haberciler bilmeceler dolu, anlaşılmaz ve karamsar sözler içeren kehanetlerle geri döndüler.But the messengers returned with report of oracles, riddling, obscure, and darkly-worded.
Bir bütün olarak anlaşılmalıdır.It must be understood as a whole.
Adı eski yazarlarda geçmez, ancak epigrafik ve diğer kanıtlardan anlaşılmaktadır. [1]Its name does not occur in ancient authors but is inferred from epigraphic and other evidence.[1]
Bernard bir hikâye anlatıcısıdır, her zaman anlaşılması zor ve uygun bir cümle arar.Bernard is a story-teller, always seeking some elusive and apt phrase.
İsrailoğulları'nın yaklaşık altı yüz bin aileden oluştuğu anlaşılmaktadır.It is understood that the Israelites had around six hundred thousand families.
Medler, Babil ve Mısır tarafından tanındığı anlaşılmaktadır.He seems to have been recognized by Medes, Babylonia and Egypt.
"M. Proudhon, özellikle Avrupa'da yanlış anlaşılmayla karşı karşıya kalan bir kişidir."M. Proudhon has the misfortune of being particularly misunderstood in Europe.
Bu depremleri tetikleyen fay mekaniğinin anlaşılmasında bazı ilerlemeler kaydedilmektedir.Some progress is being made in understanding the fault mechanics driving these earthquakes.
En büyük yanlış anlaşılmalar hatalardan kaynaklanır.Die größten Missverständnisse entstehen durch Irrtümer.
En büyük yanlış anlaşılmalar hatalardan dolayı oluşur.Die größten Missverständnisse entstehen durch Irrtümer.
Tüm o olay, trajik bir yanlış anlaşılmadan ibaret.Der ganze Vorfall beruht auf einem tragischen Missverständnis.
Bazen insan anlaşılmak için konuşur. Ve bazen de insan aynı sebepten susar.Manchmal redet man, weil man verstanden werden möchte. Und manchmal schweigt man aus dem gleichen Grund.
Oğlunu birkaç yıl büyük annesi Livia'ya bıraktığı anlaşılmaktadır.Sie scheint ihren Sohn für einige Jahre seiner Großmutter Livia übergeben zu haben.
AAU ve IOC görevlilerinin bu kuraldan haberi olmadığı ya da bilerek dikkate almadıkları anlaşılmaktadır.Entweder kannten die Verantwortlichen der AAU und des IOC diese Regel nicht oder sie ignorierten sie.
P202 Bütün önlem ifadeleri okunup anlaşılmadan elleçlemeyin.P202 Vor Gebrauch alle Sicherheitshinweise lesen und verstehen.

İlgili Sayfalar