anlaşılma ile cümle
anlaşılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu anlaşılması zor bir hikaye.It's a complicated story.
Sadece anlaşılmak için yeterli birkaç Fransızca kelime biliyorum.I know a few words of French, just enough to be understood.
Anlaşılmak benim için önemlidir.It's important to me to be understood.
İyi tavsiye anlaşılmazsa takip edilemez.Good advice can't be followed if it isn't understood.
Hukuk terminolojisi uzman olmayanlar için genellikle anlaşılmazdır.Legal terminology is usually incomprehensible to non-specialists.
Çinli insanlar çok anlaşılmaz.Chinese people are so inscrutable.
İnsanlar anlaşılmak istiyor.People want to be understood.
Bu yanlış anlaşılma olabilir.That may be a misunderstanding.
Bu sadece küçük bir yanlış anlaşılmadır.It's only a minor misunderstanding.
Belli ki biraz yanlış anlaşılma var.There's obviously been some misunderstanding.
Belli ki bir yanlış anlaşılma var.There's obviously been a misunderstanding.
Senin önerini anlaşılmaz buluyorum.I find your proposal incomprehensible.
Onun niyetleri gerçekten anlaşılmazdı.His intentions were really impenetrable.
Gerçekler tam olarak anlaşılmadı.The facts weren't properly understood.
Matthew beni anlıyor ve anlaşılmak çok güzel.Matthew understands me, and it's so nice to be understood.
Sen her zaman anlaşılması çok kolay biri oldun.You've always been a very easy person to get along with.
Bu dil konuşulurken benim için anlaşılmazdır.This language is incomprehensible to me when spoken.
O, anlaşılmaz bir şeyler mırıldandı.He murmured something unintelligible.
Yanlış anlaşılmak çok kolaydır.It's so easy to be misunderstood.
Kendini açıkça ifade et ki yanlış anlaşılmayasın.Explain yourself clearly so that you won't be misunderstood.
Açıklamanın anlaşılması zor değildi.The explanation wasn't hard to understand.
1., 5. ve 7. bölümler anlaşılması en kolay bölümler. Önce onları oku.Chapters 1, 5 and 7 are the easiest to understand. Read those first.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.The economic impact of the common cold is not well understood in much of the world.
Sistem analizcileri sistemin tamamının anlaşılmasına yardımcı olabilirler.System analysts can help with understanding the overall system.
Oğlunu birkaç yıl büyük annesi Livia'ya bıraktığı anlaşılmaktadır.She seems to have passed her son off to his grandmother Livia for a number of years.
Ama bir koşulla: Böylece sonunda gerçekten anlaşılmasını sağlamak adına” der.Upload by Farida Sadikhova "Ser le ser ranî - سهر له سهر ڕانی".
Cis-NAT'ların düzenleyici rolünün arkasındaki moleküler mekanizmalar şu anda iyi anlaşılmamıştır.Molecular mechanisms behind the regulatory role of cis-NATs are not currently well understood.
Maalesef,702 BC’den önce tutulan kayıtlar belirsiz,anlaşılmaz ve kullanışlı bilgiye sahip değildir.Unfortunately, records kept before 720 BC are very vague and offer no useful information.
EULA-nın, müşteriler için anlaşılması zor ve belirsizdir.The EULA is both vague and hard to understand for the customers.
Sebeplerden biri filmin anlaşılmaz olmasıydı.One reason given was that the film is incomprehensible.
Yue lehçeleri, diğer Çin dilleri ile karşılıklı olarak anlaşılmaz.Yue varieties are not mutually intelligible with other varieties of Chinese.
Kuralların ve düzenlemelerin anlaşılmaması.Lack of understanding of rules and regulations.
Dil oyunları genellikle çocuklar tarafından, konuşmaların anlaşılmaması için kullanılır.Language games are primarily used by children, to disguise their speech from others.
P202 Bütün önlem ifadeleri okunup anlaşılmadan elleçlemeyin.P202: Do not handle until all safety precautions have been read and understood.
Matematiksel gösterim bir yana,integral dönüşümler arkasında alıştırma anlaşılmayı kolaylaştırır.Mathematical notation aside, the motivation behind integral transforms is easy to understand.
Bu tarz etkiler iyi anlaşılmaz ve hatta genellikle reddedilir.Such effects are not well understood and even largely denied.
Müslümanlar Allah’ın, Kur’an’ı bir öğüt olarak ve anlaşılması için indirdiğine inanır.Muslims believe it to be the verbatim, uncreated word of Allah.
Bu tabakanın yangın gördüğü anlaşılmaktadır.The rest of the Flock sees the fire.
Bu itibarla makamın tertip tarihinin (elimizde bulunan eserlere göre) eski olmadığı anlaşılmaktadır.There are no sign of its former shape.
Tefhimu'l Kur'an, Kur'an'ı anlama/anlaşılması" anlamına gelmektedir.The Qur'an is said to demand the acquisition of knowledge.
Vardı, ama çok karanlık ve anlaşılmazdı.He did, but it was very obscure.
Bu kalkan benzeri davranışın nedeni iyi anlaşılmamıştır.The reason for this shield-like behavior is not well understood.
Bu taşların nehir kıyısından getirildiği anlaşılmaktadır.It is hard to distinguish the instruments found here from river stones.
Olaylar bu şekilde devam ederken, bir yanlış anlaşılma yüzünden Edward Bella'nın öldüğünü sanır.Due to a misunderstanding, Edward believes Bella is dead.
Bunlardan birisi gayrimüslim, üç tanesi ise Müslümanlara ait olduğu anlaşılmaktadır.Such Haredim accordingly do not believe themselves to be in violation of the Three Oaths.
Daha sonraki olayları ise kendi duyduğu ve gördüğü şekilde aktardığı anlaşılmaktadır.But some things he wrote according to what he himself heard or saw.
En az iki kez yenilendiği anlaşılmaktadır.It was rebuilt at least twice.
Eski kavimlerden Asurlular'ın bu bölgede kaldıkları, çevrede bulunan kalıntılardan anlaşılmaktadır.Ancient bricks found throughout the region have dimensions that correspond to these units.
"Seyredilerek anlaşılmayan spor Curling"."Miscellaneous sporting".
Fakat plağın kartonunda anlaşılması zor gizli bir teşekkür yazısı görünmektedir.It is also charted on the Billboard Easy Listening chart.
Yaşamın değeri anlaşılmalı ve bu değer yüceltilmelidir.Our life must have meaning for us to value it.
Anlaşılmayan bir konuyu insan içinde tutmalıdır.It answers a deep need in man.
Bu yaklaşım bilimsel araştırmalara konu olmuş ama henüz tüm boyutları anlaşılmamıştır.There have been great advances in the research but its significance is still not fully understood.
Ezeli ve ebedi olan Tanrı, düşüncelerle anlaşılmaz.Great and ever-living God, you have had pity on us.
Bu sebeple Rousseau anlaşılması güç bir düşünür olmuştur.Roosevelt is most likely mistaken.
Bazen anlaşılması zor ve göründüğü gibi olmayan durumlara karşı kullanılabilir.In the world we see things that are possible to be and possible not to be.
Bununla birlikte yerleşmede iki tabaka olduğu anlaşılmaktadır.However, it seems to contain at least two groups.
DNA denatürasyonu DNA'nın belli özelliklerinin anlaşılmasında kullanılabilir.The process of DNA denaturation can be used to analyze some aspects of DNA.
Ancak tugayın dört taburunun da yanlış anlaşılmalar nedeniyle yanlış yönde yürüyüşe geçmiştir.The two get off on the wrong foot due to misunderstandings.
Kompleks, determinstik moleküler nanoteknolojinin rüyası anlaşılmazlığını sürdürecektir.The dream of a complex, deterministic molecular nanotechnology remains elusive.