anlaşılma ile cümle
anlaşılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bill'in ani tavrı onun yanlış anlaşılmasına neden oluyor.Bill's abrupt manner causes him to be misunderstood.
Kolayca anlaşılmaz.It is far from easy to understand it.
Herkes tarafından anlaşılmak kolay değildir.It is not easy to be understood by everybody.
Bu kitabın anlaşılması çok zor.This book is too difficult to understand.
Bu çalışma, biyolojinin anlaşılması için temeldir.This book is fundamental for an understanding of biology.
Bu, anlaşılması zor bir roman.This novel is difficult to understand.
Modern şiir genellikle anlaşılması en güç olandır.Modern poetry is often most obscure.
Bir yanlış anlaşılma olduğu görülüyor.It seems that there was a misunderstanding.
Yanlış anlaşılmayı düzelttiğin için teşekkürler.Thank you for clearing up the misunderstanding.
Anlam benim için hâlâ anlaşılmaz.The meaning is still obscure to me.
Onun romanları benim için çok anlaşılmazdır.His novels are too deep for me.
O kolayca anlaşılmak için yeterince açık konuşur.She speaks clearly enough to be easily understood.
Biraz anlaşılmaz olmaktan kendimi alamadım.She couldn't help but be a little vague.
Bu kesinlikle bir yanlış anlaşılma. Bana çok fazla kredi veriyorsunuz.That's a misunderstanding, for sure. You're giving me too much credit.
Büyük bir yanlış anlaşılma olmuş.It's all just a big misunderstanding.
Kolayca anlaşılması için bir cümle gereksiz yere karmaşık olmamalı.In order to be easily understood, a sentence should not be unnecessarily complicated.
Anlaşılmak için yerli konuşmacı gibi konuşmana gerek yok.You don't need to sound like a native speaker in order to be understood.
Anlaşılmak için bir yerli konuşucu gibi ses çıkarmana gerek yok.You don't need to sound like a native speaker to be understood.
Tom yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istedi.Tom wanted to set the record straight.
Tom genellikle anlaşılması kolay açıklamalar yapar.Tom usually gives easy-to-understand explanations.
Bu sadece bir yanlış anlaşılma.It's all just a misunderstanding.
Bu kitabın anlaşılması zordur.This book is difficult to understand.
Bütün bunlar basit ve anlaşılması kolaydır.All this is simple and easy to understand.
Kadınlar anlaşılmak değil, sevilmek ister.Women are meant to be loved, not to be understood.
Kadınlar sevilmek için yaratılmıştır, anlaşılmak için değil.Women are meant to be loved, not to be understood.
Mary'nin cümleleri doğru ve anlaşılması kolaydır.Mary's sentences are correct and easy to understand.
Bir yanlış anlaşılmayı göze almak istemiyorum.I didn't want to risk a misunderstanding.
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için bir fırsat istiyorum.I'd like a chance to set the record straight.
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istiyorum.I want to set the record straight.
Herhangi bir yanlış anlaşılma olasılığının olmasını istemiyorum.I don't want there to be any chance of a misunderstanding.
Yarın başlayacağımız anlaşılmaktadır.It's understood that we'll start tomorrow.
Tom, Mary'ye onun Fransızcasının anlaşılmasının kolay olduğunu söyledi.Tom told Mary that her French was easy to understand.
Bir yanlış anlaşılma vardı.There's been a misunderstanding.
O anlaşılmaz bir ifadeyle ona baktı.She looked at him with an inscrutable expression.
Bunun tamamı sadece büyük bir yanlış anlaşılmaydı.It was all just a big misunderstanding.
Bu büyük bir yanlış anlaşılmaydı.It was a big misunderstanding.
Bu tamamıyla büyük bir yanlış anlaşılmaydı.It was all a big misunderstanding.
Maalesef bu cümle tamamen anlaşılmaz.Unfortunately, this sentence is completely incomprehensible.
Bu tamamen bir yanlış anlaşılmaydı.It was all a misunderstanding.
Bunun tümü bir yanlış anlaşılma.This is all a misunderstanding.
O kesinlikle bir yanlış anlaşılma.That's surely a misunderstanding.
Anlaşılması zor bir metin.It's a difficult text to understand.
Bazen kendi kendime anlaşılmaz oluyorum.Sometimes I am an enigma to myself.
Bu cümleyi ben bile anlayabiliyorum. Anlaşılması çok kolay.Even I can understand this sentence. It's very easy to understand.
Açıkça burada bir yanlış anlaşılma vardı.There's clearly been a misunderstanding here.
Tom gerçekten anlaşılmaz davranıyor, değil mi?Tom is being really vague, isn't he?
Tom oldukça anlaşılmaz davranıyor, değil mi?Tom is being quite vague, isn't he?
Tom çok anlaşılmaz davranıyor, değil mi?Tom is being very vague, isn't he?
Tom anlaşılmaz davranıyor, değil mi?Tom is being vague, isn't he?
Umarım Rusça cümlem tamamen anlaşılmaz değildir.I hope my Russian sentence is not completely incomprehensible.
Yanlış anlaşılmama izin verme.Don't let me be misunderstood.
Bu anlaşılmaz.It's incomprehensible.
Devlet bürokrasisi, süreci çok hantal ve anlaşılması güç bir duruma soktu.Government red tape has made the process very cumbersome and hard to understand.
Bir tür yanlış anlaşılma olmadığından emin misin?Are you sure there wasn't some kind of misunderstanding?
Bu gerçekten sadece bir yanlış anlaşılmaydı.It was really just a misunderstanding.
Bunun sadece bir yanlış anlaşılma olduğundan eminim.I'm sure it was just a misunderstanding.
Tom'a göre bir yanlış anlaşılma vardı.According to Tom, there was a misunderstanding.
Bu plan anlaşılması kolay.This plan is fool-proof.
Bu muhtemelen sadece bir yanlış anlaşılma.It's probably just a misunderstanding.
Bu yanlış anlaşılmayı düzeltmeye çalışalım.Let's try to clear up this misunderstanding.