anlaşılma ile cümle
anlaşılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Höyükteki ilk iskanın MÖ 6. binyıla dayandığı anlaşılmaktadır.Den første toppmodellen for Europa var Honor 6.
Dükkânlarının Kapalıçarşı yakınında olduğu anlaşılmaktadır.De finner ut at kasemattene er tomme.
Yabani sığırın da avlandığı anlaşılmaktadır.Det blir også jaktet på rådyr.
Bunların çoğunluğunun atölye olduğu anlaşılmaktadır.Dette utgjør mesteparten av klubben.
Ancak Fizban'ın göründüğünden daha fazla şey sakladığı zamanla anlaşılmaya başlar.Etter hvert viser det seg at det er mye mer ved Usagi enn man først ser.
Ateşle gönderilen işaretler muhtemelen oldukça yetersizdi ve yanlış anlaşılmaya açıktı.Var beskjeden mulig å misforstå?
Daha sonra yapılan açıklamada durum düzeltildi ve yanlış anlaşılmanın olduğu söylendi.Utleveringen ble senere forklart som en misforståelse.
Sorumluluk, iki yönlü anlaşılması gereken bir kavramdır.Lensherre er et begrep som kan brukes med to forskjellige betydninger.
Yanlış anlaşılmanın sebebi olarak alıntılanan ifade, Romen dilinin ilk örneği olarak kabul edilmektedir.Ungkapan yang dikutip di akar kesalahpahaman diadakan untuk menjadi sampel pertama dari bahasa Rumania.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.Dampak ekonomi dari pilek belum dipahami secara benar di sebagian besar negara di dunia.
Bu itibarla makamın tertip tarihinin (elimizde bulunan eserlere göre) eski olmadığı anlaşılmaktadır.Rumpun bahasa Dardik sama sekali tidak mengandung fitur yang tidak dapat diturunkan dari kuno.
En az iki kez yenilendiği anlaşılmaktadır.Anda sudah diakui dua kali lebih sering.
Ama bu iki durumu ayıran geçiş henüz anlaşılmamıştır.Masa di antara kedua tahap ini tidak dijelaskan.
Bu sahte arkadaşlar yanlış anlaşılmaya neden olabilir.Pemikiran para ulama ini bisa benar bisa salah.
Bu hamamların yalnız temizlik için değil, zevk ve eğlence için de yapıldığı anlaşılmaktadır.Maksudnya kesenangan di sini adalah bukan saja kesenangan ragawi tetapi juga kesenangan rohani.
Yaygın bir yanlış anlaşılma, evrimin amaçları ve uzun vadeli planları olduğudur.Hubungan yang tidak memadai (terputus) antara anggaran tahunan dengan rencana pembangunan jangka panjang.
Üzerindeki et henüz çürümeden buraya atıldığı anlaşılmaktadır.Daging ini tidak dibumbui sebelum dipanggang.
Oğlunu birkaç yıl büyük annesi Livia'ya bıraktığı anlaşılmaktadır.Bà dường như đã bỏ lại con trai của bà cho bà ngoại Livia của ông trong một số năm .
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.Tác động tới kinh tế của cảm lạnh đã không được hiểu đúng trên toàn thế giới.
Aleksiad kitabından 1148 yılında hala yaşadığı anlaşılmaktadır.Dựa theo kết luận trích từ Alexiad rằng bà vẫn còn sống vào năm 1148.
Sözlerinden o kadına aşık olduğu anlaşılmaktadır.Sau khi nghe được những lời nói này, bà đã yêu ông.
Ancak ses anlaşılmaz bir durumdaydı.Giọng hát vô tình.
Çözümlemek: Karmaşık bir konuyu uygun biçimde alt konulara bölerek konunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak.Giải tích là phân chia một vấn đề phức tạp thành những phần nhỏ hơn để hiểu tốt hơn vấn đề đó.
Bu ise Buñuel'in orijinal el yazısı metinlerinden anlaşılmaktadır.Đây là một ví dụ về văn học Babylon.
"Seyredilerek anlaşılmayan spor Curling".“Sinh viên thiếu sân chơi trầm trọng”.
Müslümanlar Allah’ın, Kur’an’ı bir öğüt olarak ve anlaşılması için indirdiğine inanır.ムスリムは、クルアーンはアッラーからアラビア語で与えられた啓示であると信じている。
Bu itibarla makamın tertip tarihinin (elimizde bulunan eserlere göre) eski olmadığı anlaşılmaktadır.かれらはこの世にいるあいだ老いることがない。
Bu isteğinin sebebinin dini değil siyasi olduğu anlaşılmaktadır.この態度は、純粋な宗教的動機ではなく政治的な思惑によるとされる。
En az iki kez yenilendiği anlaşılmaktadır.確認されているだけで2度再興されている。
EULA-nın, müşteriler için anlaşılması zor ve belirsizdir.タアーロフは他国の人々にとって理解し難く、混乱するものである。
Sözlerinden o kadına aşık olduğu anlaşılmaktadır.楓の台詞によると彼女に恋をしているらしい。
Kuralların ve düzenlemelerin anlaşılmaması.未完成の企画や規則。
Bu bilgi bölgede yapılan tarihi kazı çalışmalarından sonra ortaya çıkarılan eserlerden anlaşılmaktadır.これは研究が進んだゴールト遺跡で発見された事実に基づいている。
Bu kapının üzerinde kemer olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır.誰が小瓶を扉の前に置いたのだろう、と彼女は不思議に思う。
Şüphesiz, Lebesgue integralinin anlaşılması hemen kolay bir kuram da değildir.アラゴスポットの存在は容易に理解することができる。
Örneğin sebebi bilinmeyen bir ateşin anlaşılmasında yardım istenebilmektedir.怪火(かいか)は、原因不明の火が現れる怪異現象。
Mesela çok bariz hatalarla, yanlış anlaşılmalarla insanları güldürür, şakalar yapar.話題の中に明らかな間違いや勘違いなどを織り込んで笑いを誘う所作を行ったり、冗談などを主に言う。
Ancak aralarında sık yanlış anlaşılma olur ve en sonunda nişanlanırlar.何度か別れる危機におちいるが、そのつど克服し、ついに結婚する。
Esas olarak bir tümülüs olduğu düşünülerek kazıya girişilmiş olduğu anlaşılmaktadır.どうやら叩きつけられた事に特別な感情があるらしい。
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.同刑務所から受刑者が脱走した唯一の事件。
Alet uçuşu kavramının anlaşılması için öncelikle görerek uçuşun anlaşılması gerekir.飛行性の概念を理解するためには、航空機の安定性について先に理解する必要がある。
Roma dönemine ait bir şehir olduğu isminden de anlaşılmaktadır.古代ローマの時代から歴史を持つ都市として知られる。
Başur Höyük'ün de bu tip yerleşimlerden biri olduğu anlaşılmaktadır.高市皇子もその一人だったと思われる。
Ancak bu “intisap” etmenin göstermelik bir tutum olduğu anlaşılmaktadır.しかし、この『死』は必要不可欠なものであった。
Böylece, iletişim eksikliğinden kaynaklanan yanlış anlaşılmaların da ortadan kaldırıldığı bir süreç yaşanır.いずれもコミュニケーション不足が招いた誤解だった。
Harika çocuk olduğu o yıllarda anlaşılmaya başlandı.年少時に秀才となった。
1566/1567 tarihinde kurulduğu anlaşılmaktadır.1566年-1570年頃在位。
Bu nedenle standardın anlaşılmasına yardımcı olacak yazılımlardan istifade edilmesi uygun bir yaklaşımdır.従って良い援助の指標を理解することは重要である。
Vardı, ama çok karanlık ve anlaşılmazdı.非常に暗く、見えにくい。
Olayın cinayet olduğunun anlaşılmasıyla Bekir iyice kenara sıkışır.ハンナによって自殺は食い止められたものの、事件は大きな問題となる。
Buna göre büyü sözleri ile çağrılan varlık olarak tanrı anlaşılmaktadır.故に汝の魔法は理解と呼ばれる。
Sebeplerden biri filmin anlaşılmaz olmasıydı.そのためフィルムは所在不明となっている。
Cümlenin herkesçe aynı şekilde anlaşılmasıdır.それはどこをとっても同じ解釈を受ける。
Sistem analizcileri sistemin tamamının anlaşılmasına yardımcı olabilirler.系統分析師可以了解整個系統。
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.普通感冒對經濟的影響在大部分國家尚不明朗。
Ama bir koşulla: Böylece sonunda gerçekten anlaşılmasını sağlamak adına” der.云何觀?答曰:諸擇,一一擇,順擇,順迴,案次順往界,是謂觀。
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.他都是其中一位最後在牢獄救出的人。
Müslümanlar Allah’ın, Kur’an’ı bir öğüt olarak ve anlaşılması için indirdiğine inanır.反對唯經派者認為真主啟示穆罕默德的信息並不限於《古蘭經》,更存在於聖訓當中。
Vardı, ama çok karanlık ve anlaşılmazdı.它相当大,非常弥散,但是也非常暗。
Yirminci yüzyılın başlarına kadar bu mavi tüylü ırkların tek bir tür oluşturduğu anlaşılmamıştır.直到20世纪早期,这两个蓝羽毛的大陆的类型才被发现是同一个物种。