anlaşıldı ile cümle
anlaşıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Anlaşıldı, o sizin hepinize sihirbazlığı öğreten büyüğünüz.He is surely your chief, who taught you magic.
Mûsa ona dedi ki: "Anlaşıldı, sen, tam azmış bir adamsın.""You are indeed a meddlesome fellow," Moses said to him.
Anlaşıldı ki o size sihri öğreten büyüğünüzmüş!He is surely your chief, who taught you magic.
Yok, yok anlaşıldı! Siz haddini aşmış bir milletsiniz!”Indeed you are a people who are guilty of excess."
Firavun'un ileri gelen yetkilileri: “Anlaşıldı, bu usta bir sihirbaz!” dediler.The nobles of Pharaoh said: "He surely is a clever magician.
Anlaşıldı: Bizim kaçıp sığınacağımız bir yer yok!” [34,31-33; 40,47-48; 7,38-39; 33,66-68]To lament or endure is all the same to us now. No getting away is there for us."
Anlaşıldı, o sizin hepinize sihirbazlığı öğreten büyüğünüz. Yakında bileceksiniz.Why, he is the chief of you, the same that taught you sorcery; now you shall know!
“Siz kadınların ötesinde, şehvetle erkeklere gidiyorsunuz ha! Yok, yok anlaşıldı!See, you approach men lustfully instead of women; no, you are a people that do exceed.'
Gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce (kocası, eşine:) “Anlaşıldı!” dedi."O Yusuf (Joseph)!
Fakat onun, Allah düşmanı olduğu kendisince iyice anlaşıldığı zaman ondan vazgeçti.But when it became clear to him that he was an enemy of God, he disowned him.
Bakan, sözcünün yanlış anlaşıldığını iddia etti.The ministry claims that the spokesperson Al Hazzaa was misunderstood.
Vergi artışlarının giderek büyüyen bütçe açığını kapatmaya yeterli olmadığı anlaşıldı.The tax increases proved unable to compensate for the mounting budget deficit.
Ortodoks Kilisesi buna yanlış anlaşıldığını iddia ederek yanıt verdi.The Orthodox Church fought back, claiming it was misunderstood.
Mesleğinin yanlış anlaşıldığını söylüyor.She said theirs is a misunderstood profession.
ABD'de yayınlaması için Lifetime TV kanalıyla anlaşıldı.Mary Kills People will be aired together with the third season of TV series UnREAL.[5]
1978'de üç yönlü bir casus takas ile birlilte Thompson'un serbest bırakılmasında anlaşıldı.Thompson's release came in 1978 in a three-way spy swap.
O andan itibaren darbenin başarısız olduğu anlaşıldı.From that moment on, the coup was understood to be a failure.
Daha sonra şehrin her yerinde mayınların bulunduğu anlaşıldı.It was subsequently found that mines had been located throughout the city.
Anlaşıldığı üzere, dogma kelimesinin kullanılması neredeyse değerinden daha fazla soruna neden oldu.As it turned out, the use of the word dogma caused almost more trouble than it was worth.
Hastalık yayılma kökeninin Güney Amerika'dan yeşil Amazon papağanlarının ithalatı olduğu anlaşıldı.The origin was understood to have been the importation of green Amazon parrots from South America.
Anlaşıldığı üzere, on sekiz WorldTeam'in tamamı 2017'de olduğu gibi yarışta yarışmak için seçildi.As it transpired, all eighteen WorldTeams elected to compete in the race, just like in 2017.
Daha sonra masum oldukları anlaşıldı.They were later found to be innocent.
İki emirin birbirleriyle bir anlaşma yapamayacakları kısa sürede anlaşıldı.It quickly became clear that the two amirs would be unable to work out an agreement with each other.
Paralaks gözlemlerine dayanarak, kuyruklu yıldızın gezegenler bölgesinden geçtiği anlaşıldı.Based on his parallax observations, the comet passed through the region of the planets.
1928'de bunların tek ve aynı nesne olduğu anlaşıldı.In 1928 it was realized that these were one and the same object.
1942'de savaşın bir süre daha devam edeceği anlaşıldı.Zur Jahreswende 1941/42 war absehbar, dass der Krieg länger andauern würde.
Ancak gerçek kısa sürede anlaşıldı.Sie nahm es sehr bald wahr.
Bu konuda yanıldığı, 1951 Mart ayında anlaşıldı.Emeritiert wurde er im März 1951.
Şarkı birçok kez yanlış anlaşıldı.Der Text zu dem Lied wurde jedoch häufig missverstanden.
Bu yangının hoşnutsuz sirk işçileri tarafından kast en çıkartıldığı anlaşıldı.Die Untersuchung ergab später Brandstiftung durch unzufriedene Zirkusmitarbeiter.
Mayıs 2010'da Alex Graves ile Pilot bölüm için anlaşıldı.Alex Graves signalisierte im Mai 2010, dass er bei der Pilotfolge Regie führen würde.
Küçültme ismi olan Drusilla'dan anlaşıldığına göre ailesinin ikinci kızıdır..Ihr Beiname Tertia besagt, dass sie die dritte Tochter war.
Gagarin cevap verir: "Anlaşıldı.Co-Pilot: Verstanden!
Fakat yapılan müzakereler dolayısıyla orada seraskerliği gerektiren bir iş bulunmadığı anlaşıldı.Es stellte sich dann zwar heraus, dass sie mit dem Konzentrationslager nichts zu tun hatten.
Sonraki dört ceset ise anlaşıldığı kadarıyla travmatik şekilde ölmüşlerdi.Später wurde bemerkt, dass die Leichen grausam verstümmelt waren.
Sonunda dava mahkeme dışında anlaşıldı.Der Fall wurde außergerichtlich geklärt.
Ancak o zamandan sonra ortalıktan kaybolduğu anlaşıldı.Seitdem ist sie dort allerdings verschwunden.
Yapılan incelemede, uykusunda kalp krizi geçirerek öldüğü anlaşıldı.Wohl wissend, was ihn erwartete, starb er während der Fahrt an Herzversagen.
Ebru ve Murat karakterleri için önce Şebnem Bozoklu ve Bülent İnal'la anlaşıldı.So soll es aus bigustus mit bi für zwei und gustus für Geschmack gekommen sein.
Gagarin cevap verir: "Anlaşıldı.Gagarine répondit : « Reçu.
Daha sonra haberin yanlış olduğu anlaşıldı.Plus tard, on apprend que ces informations sont fausses.
Fakat onun, Allah düşmanı olduğu kendisince iyice anlaşıldığı zaman ondan vazgeçti.Quand Allah commanda à Mahomet de l'épouser (dans le Coran), Zaynab en tira orgueil.
Helem'in kuruluş adı ve yerinden anlaşıldığı gibi, yaptığı eylemler gene olarak Lübnan ve Kanada'yı kapsıyor.Tel que mentionné dans la constitution de la charte de Helem, son action englobe le Liban et le Canada.
Sonunda dava mahkeme dışında anlaşıldı.L'affaire a finalement été réglée en dehors des tribunaux.
Ertesi yıl, 562 yılında bir barış antlaşması ile sonuçlanacak genel bir ateşkes üzerinde anlaşıldı.L'année suivante, en 557, une trêve est signée avec les Perses, déouchant sur un traité de paix en 562.
Maçtan sonra onun Mickie James olduğu anlaşıldı.Ce concours fut remporté par Mickie James.
Sonunda yanlışlık olduğu anlaşıldı.Mais c'est finalement loupé.
Her kültürde anlaşıldığı şekliyle bu eğitim farklıdır.Celle-ci s’acquière de manière différente selon chaque civilisation.
Ancak o zamandan sonra ortalıktan kaybolduğu anlaşıldı.Il sait qu’il est perdu dès ce moment.
Böylece kitap sonunda basılabilir, bunu da önceden anlaşıldığı gibi dergilerdeki eleştirileri takip eder.""La société publiera son rapport dès que possible, suivant les conclusions de cette enquête".
Bunun bir hatalı görüş olduğu Ostrogotlar ordusunun şehir surları önüne geldiği zaman anlaşıldı.Bêtises en perspective assurées avant de se faire remarquer par les habitants de la ville.
Fakat onun, Allah düşmanı olduğu kendisince iyice anlaşıldığı zaman ondan vazgeçti.Por rehusar obedecer a Alá, fue expulsado del paraíso y a partir de entonces fue llamado Shaitán.
Ancak anlaşıldı ki bu beklenenden zordu ve daha fazla zaman gerektiriyordu.Pero, estaba claro que antes o después tenía que aparecer ese límite.
1948'de Rodos ve diğer adalar anlaşıldığı gibi devredildi.En 1948, Rodas y el resto de las islas del Dodecaneso fueron transferidos como se había acordado previamente.
Sonunda yanlışlık olduğu anlaşıldı.Resulta que estaba equivocado.
Fakat bu son şarta uyulmadı; çünkü aramalara rağmen gerçek istavrozun kaybolmuş olduğu anlaşıldı.No sé cuánto tiempo hacía, porque, como sabes, los relojes están parados.
Bu konuda yanıldığı, 1951 Mart ayında anlaşıldı.Este mensaje se descifró en abril de 1951.
Ancak gerçek kısa sürede anlaşıldı.La verdad de eso quedó en claro muy rápido.
Abdurrahman'ın bir bayrağı olmadığı anlaşıldı.Bodoland no tiene bandera oficial.
2007'de suçsuz olduğu anlaşıldı.Pero fue declarado inocente en 2002.