anlaşıldı ile cümle
anlaşıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Anlaşıldı Üniforma 64.Let's move out!
Sizi korumak için helikopter göndereceğiz. Tamam. Anlaşıldı.Let's move out!
-25, beni anladın mı? Tamam. -Anlaşıldı.Come on.
-Anlaşıldı. Helikopteri sabitle.Where's the crash site?
Burada kalıyoruz. Tamam. Anlaşıldı Wilkie.Keep going straight 200 meters.
Anlaşıldı mı? Çavuş! Pekala, gidelim!Give me 90 degrees left.
Sonra enkaz alanında buluşuruz. Anlaşıldı!Super 64, you all right?
Anlaşıldı. Anlaşıldı. Buna inanamıyorum!Sir.
Onları buradan götür. Anlaşıldı.Othic, calm down, goddamn it!
-Anlaşıldı mı? -Hala savaşacak durumdayım komutanım.We need you on the northeast building.
Koruma ateşi istiyorum. Tamam. Anlaşıldı Kilo 11.I feel the pulse.
Cephane gerekli. Tamam. Anlaşıldı.Hold the wound.
-Teçhizatını alın. Yaralıları çıkarın. -Anlaşıldı komutanım!Three.
Aileleri ve arkadaşları tarafından daha iyi anlaşıldıklarını hissettiklerini söylüyorlardı.They talked about feeling better understood by their friends and family.
Ama kampanya sloganı, sorulardan da anlaşıldığı gibi,But the campaign dialogue that -- as illustrated by the questions -- that was put together by the
Bu ilerlemeyi geri bırakan trajedininin tam olarak anlaşıldığını düşünmüyorum.The tragedy of that protracted stagnation isn't sufficiently recognized, I think.
Anlaşıldı, abi.Got it, hyung.
- Anlaşıldı, Houston.- Go ahead, Atlantis.
- Anlaşıldı.Roger that.
Pazartesiye kadar merkez büroya dönüyorsun. Bu geceki gemiyle gidiyorsun. - Anlaşıldı mı?And as your boss, I want you on that crew boat tonight and back in the office by Monday.
Anlaşıldı, Freedom.Roger, Freedom.
Anlaşıldı, kontrol.- Independence, we have max cue.
- Tek motorla gidiyoruz. Hızlanıyoruz. - Anlaşıldı, hızlanın.We are single-engine, press, demi-go.
Anlaşıldı, Houston.Roger, Houston. We have a visual on the Russian space station.
- Anlaşıldı. GÜVENLİ BAĞLANTI KURULDURoger that.
- Watts, uçuşa hazırlan. - Anlaşıldı.- Watts, air lock the cockpit now!
- Anlaşıldı, Freedom.- Houston, we're comin' home.
Ah, peki, anlaşıldı.Ah, yes. I understand.
Biliyorum bunu tekrar tekrar yapıyorum ama bence anlaşıldı.I know I'm doing this over and over again, but I think it'll slowly sink in.
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Don't even think of playing tricks on Mr. Park, okay?
Bu bir espri, ben biyologum, anlasildi mi?This is a joke. I'm a biologist, OK?
Ve anlaşıldı ki içimde Şeytan varmış.And it turns out I've got the Devil inside of me.
Ve bu anlaşıldığında, bütün değerini kaybetti ve müzeden çıkarıldı.And when that was discovered, it lost all its value and was taken away from the museum.
Bu nokta anlaşıldı gibi gözüküyor.Well, it seems to get the point across.
Anlaşıldığı üzere, Watson seyehat etmez.And so Watson does not travel.
Anlaşıldı Part time bir işte çalışmam gerek o zamanGot it! I'll have to take on a part-time job.
Anlaşıldığını düşünüyorum.I think we have that intuition.
Bütün bu yaptıklarımız anlaşıldı. Değil mi?But with that said, this does make a lot of sense intuitively, right?
Durumun kontrolünü almanı istiyorum Ofisimle sürekli ve düzenli iletişimde olacaksın. Anlaşıldı mı?I expect you to step up. <i>You're to maintain constant communication with my office.
-Anlaşıldı mı? -EvetWe are.
Tamam, anlaşıldı.Okay, got it.
Şimdi anlaşıldı... ...sırtımın neden hep kaşındığı.No wonder why. I get itchy there.
Ağustos'un 30'unda yapılan genetik testiyle Shriram'ın çocuk felcinin hangi soydan olduğu anlaşıldı.By August 30th, a genetic test was done, and we knew what strain of polio Shriram had.
Yarın sahile gideceğiz ve sizler oradan bir esir kampına sevkedileceksiniz. - Anlaşıldı mı?Tomorrow we will go to the sea and from there you will be taken to a prison camp.
Umarım bu noktada hisseyi satıp burada satın aldığı anlaşıldı -So hopefully that clarifies it up a little bit, in that he sold here, and bought here.
Anlaşıldı efendim, biraz beklemenizi rica ederim.Got it! Please wait just a bit!
Ve adamın adının Jack olduğu anlaşıldı.And the name came out Jack. I'm like, "Woooo!
Anlaşıldığı gibi bu gösterimlerin her ikisi de uzayda bir noktayı belirtmek için kullanılıyor.So they're just two ways to specify a point in space.
Güzelliğinin sırrı anlaşıldı.That's why you're pretty.
Sera etkisi bir yüzyıldan uzun bir süredir iyice anlaşıldı.The greenhouse effect had been well understood for more than a century.
Kocan bir falcı ile görüşüyordu. Sonra Liang"ın eşkıyaları oldukları anlaşıldı...Yen Xiaoyi saw through a fortune teller who's Wu Yong the Wizard
Anlaşıldı ki dünyanın her yerinde insanlar hergün yaklaşık 200 milyon CAPTCHA yazıyor.It turns out that approximately 200 million CAPTCHAs are typed everyday by people around the world.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.It turns out that we can measure different forms of happiness.
Ve anlaşıldı ki sadece tek bir yol var.And it turns out there's one way.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.But it turned out there wasn't any sexual trauma.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.I'm moving very quickly over a number of disciplines.
Anlaşıldı mıUnderstand?
Tamam anlaşıldı.All right.
-Şu anda Cheyenne Dağı'na geliyor. -Anlaşıldı.The documents Klein and others were able to produce were then censored by the NSA.
Doğum vakti gelince Tamarın rahminde ikiz olduğu anlaşıldı.It happened in the time of her travail, that behold, twins were in her womb.