anlaşılabilir ile cümle

anlaşılabilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Bu gayet kolay anlaşılabilir bir mantık olduğu halde başka bir örnek daha yapayım. .Let me do one more example, although I think this is a pretty straightforward idea.
Yani, evrenin o en gerideki ilk zamanlarında çok basit ve anlaşılabilir olduğuna inanıyoruz.So, way back in the early times of the universe, we believe it was very simple and understandable.
Bunun herhangi bir dilde anlaşılabilir bir ifade olduğunu düşünüyorum.I think that's an expression that can be understood in any language.
Bunların hepsi insan yapımı araçlar ve amaçları da veriyi daha anlaşılabilir hale getirmek.These are human constructs to kind of just get our heads around large sets of data.
Yazdığımdan da kolaylıkla anlaşılabilir.That's obvious from this.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Everything that happened on screen had to be very easily understood by a typical viewer.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.So, some of the stories are just so classic, and yet so understandable.
Bunu biraz çevirirsek daha iyi anlaşılabilir.And it might be a little bit clearer if we just flip this around.
"Evren saçma göründükçe, bir o kadar anlaşılabilir görünüyor.""The more the universe seems comprehensible, the more it seems pointless."
Kesir olduğunda her şey anlaşılabilir.Everything's going to be expressible as a fraction.
En iyi,saçmasapan çılgın gazete manşetlerinde geçen ifadelerin incelenmesi ile anlaşılabilir.And it's best understood through example as the science of those crazy, wacky newspaper headlines.
Kesinlikle anlaşılabilir bir durum.Totally reasonable explanation.
Bu, KimDaba 2. 1 tarafından anlaşılabilir bir biçimde kaydetme girişiminde bulunacak.This will make an attempt at saving in a format understandable by KimDaBa 2.1
Dosya kullanımını kolay anlaşılabilir bir yolla gösterir.Displays file usage in an easy to understand way.
Hatta beni kabul ettikleri bile söylenemez. Bu anlaşılabilir bir durum.Albanians from Kosovo were difficult to get along with, or did not accept me at all.
Bu raporlar ana noktalarını uzman olmayanlar için anlaşılabilir kılmayı amaçlamaktadır.These reports aim to make their main points intelligible to non-specialists.
Ayrıca, bazı gelişmeler yalnızca geçmişe dönük olarak bilinebilir veya tamamen anlaşılabilir.Furthermore, some developments may become known or fully understood only in retrospect.
Sazendelerin önemi, çalgıların fiziksel görünümünden anlaşılabilir.The prominence of sazandas was seen by the physical appearance of their instruments.
Esas olarak bunun bir krizantem olduğu yapraklara bakılarak anlaşılabilir.[1]It is mainly by looking at the leaves that one can know that it is a chrysanthemum.[10]
Senin konuşman benim için hiç anlaşılabilir değil.Deine Worte sind mir gänzlich unverständlich.
Teoremin oldukça anlaşılabilir bir kanıtı bulunmaktadır.Die Theorie verständlich bewiesen.
Ayrıca, tanımlanmış bir amacın ulaşılamaz olduğu anlaşılabilir.Außerdem kann sich ein definiertes Ergebnis als nicht erreichbar herausstellen.
Letoncayla arasında anlaşılabilirlik mümkündür.Eine Zusammenarbeit zwischen Stata und LaTeX ist möglich.
Bir yük operatörünün öz değeri olarakta anlaşılabilir.Die Rentabilität eines Betreibers kann entscheidend davon abhängen.
Henüz en doğal ve anlaşılabilir sesidir.Dies ist die übliche und vielleicht verständlichste Definition.
Net ve kolayca anlaşılabilir açıklamalar yapar.Il donne des explications précises, facilement compréhensibles.
Onun öfkesi anlaşılabilir.Son irritation est compréhensible.
Bir tek o vardır; fark birleşmekle anlaşılabilir.Il ne comprend qu'une espèce : Paracordulia sericea.
Bu dil, günlük konuşmada kullanılmıyordu ve nüfusun çoğu için anlaşılabilir değildi.Cette langue était avant tout une langue écrite et incompréhensible pour la grande majorité de la population.
Eski şehrin sınırları Schanzengraben kanalı sayesinde anlaşılabilir.Le tracé des anciennes lignes sur un plan du canton.
Yani bütün yapılar mükemmel homojen olan evrenden küçük sapmalar olarak anlaşılabilir.Tous ces sous-genres peuvent donc être classés comme des univers appartenant à la low fantasy.
Fakat okunan bir şeyler olduğu anlaşılabilir.Ya pueden imaginarse lo que se lio.
Bu halkalardan ağacın yaşı kolayca anlaşılabilir.Il valore di quest'aforisma è facilmente comprensibile.
Teochew lehçesi ile ilişkili, bununla ancak az oranda karşılıklı anlaşılabilirliği vardır.Il teochew ha una mutua intelligibilità limitata con l'amoy.
Yılan ısırıkları kurbanda anlaşılabilir şekilde büyük bir korku yaratır.Несмотря на это, укус змеи представляет серьёзную опасность.
Guangksi'de konuşulan Yue lehçeleri, Kantonca ile karşılıklı olarak anlaşılabilir.Диалекты юэ в провинции Гуанси являются взаимопонятными с кантонским.
Eserlerinden açıkça anlaşılabilir.Его работу объяснить легко.
Fakat okunan bir şeyler olduğu anlaşılabilir.والاستيعاب هو فهم ما يتم قراءته.
Bu halkalardan ağacın yaşı kolayca anlaşılabilir.لذا فيمكن الحكم على عمر الشجرة من عدد هذه الحلقات.
Riemann toplamının dört ana yöntemi, eşit kesit boyutları kullanılarak daha iyi anlaşılabilir.Os quatro métodos de Riemann para a soma são geralmente melhor usados com partições de tamanhos equivalentes.
Özgür üreticiler birliği kavramı proletarya kavramı çerçevesinde daha açık anlaşılabilir.O conceito de "livre associação", porém, torna-se mais claro em relação ao conceito de proletariado.
Buna bağlı olarak nasıl görünmek istediği belirgin bir biçimde açığa çıkardığı noktalarca anlaşılabilir.Você chega à um ponto em que você parece saber de algo.
Bu da geniş aile ya da kabile olarak anlaşılabilir.Ze worden ook wel opgevat als een familie of een tribus.
Adanın gidişatına bakıldığında yakın gelecekte yok olmayacağı anlaşılabilir.Eenmaal in de buurt van het eiland blijkt het er toch niet zo veilig te zijn.
Kedigillerin gözlerine bakılarak keyif durumları anlaşılabilir.Zie je de poppetjes in je ogen van plezier.
Bu halkalardan ağacın yaşı kolayca anlaşılabilir.Bomen van deze soort kunnen erg oud worden.
Fakat okunan bir şeyler olduğu anlaşılabilir.Jest na tyle jasno, że można czytać.
Bu durum anlaşılabilir şekilde canlandırılabilmektedir.Warunek ten można łatwo zinterpretować.
Teochew lehçesi ile ilişkili, bununla ancak az oranda karşılıklı anlaşılabilirliği vardır.Blisko spokrewniony z dialektem teochew, jednak wzajemne zrozumienie jest utrudnione.
Yakın olduğu Nakodaca ile anlaşılabilirlik yüzdesi fazladır (% 89).Zostało również udowodnione, że przynajmniej 40% miejsc zerowych leży na prostej krytycznej (Conrey, 1989).
Adanın gidişatına bakıldığında yakın gelecekte yok olmayacağı anlaşılabilir.Det är dock osannolikt att ön kommer att försvinna helt under den närmaste framtiden.
Üçüncü ve dördüncü fotoğrafların yanılsama olmadığı kolayca anlaşılabilir.Еквівалентність третього і четвертого без цього неможливо довести.
Onlar da anlaşılabilir.Їх також можна зрозуміти.
Bu halkalardan ağacın yaşı kolayca anlaşılabilir.Dřevo z toho stromu se snadno opracovává.
Fakat okunan bir şeyler olduğu anlaşılabilir.Doufejme, že aspoň toto bude někdo číst.
Eski şehrin sınırları Schanzengraben kanalı sayesinde anlaşılabilir.Cu toate acestea, limitele orașului vechi sunt ușor de recunoscut de către canalul Schanzengraben.
Eserlerinden açıkça anlaşılabilir.Profesia lor se poate ghici cu ușurință.
Adanın gidişatına bakıldığında yakın gelecekte yok olmayacağı anlaşılabilir.Területének csökkenése ellenére nem várható, hogy a sziget a közeli jövőben eltűnne a felszínről.
Tarihsel determinizm zıddıyla anlaşılabilir, yani tarihsel determinizmin reddiyle.Elutasítják a történelmi determinizmust.
Rourke'un yeniden aktörlüğe ilgi duyduğu ise "... en iyi işimi henüz yapmadım" demesinden anlaşılabilir.Rourke állítja, hogy „…a legjobb szerepem még vár rám.”

İlgili Sayfalar